Habermetrik
← Ana Sayfa
26 Ekim 2026 06:17 · Güncelleme 06:22
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

İsrail seçimleri: Sağ kendi içinde yarışıyor

İsrail seçimleri: Sağ kendi içinde yarışıyor
Görsel kaynağı: indyturk.com
⏱️ 6 dk okuma
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Yarın İsrail'de seçmenler sandığa gidiyor. Gazze'deki askerî operasyonları nedeniyle uluslararası toplumun ağır tepkisiyle karşılaşan Binyamin Netanyahu'nun iktidarı kaybetmesi ihtimali, İsrail siyasetinde değişim beklentisini güçlendiriyor.

Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Eylül 2025'te Gazze'de soykırım işlendiği sonucuna varmıştı. İsrail yönetimi ise bu suçlamayı reddediyor. Peki Netanyahu'nun gitmesi, İsrail'in Filistin politikasını değiştirecek mi?

Filistinlilerin bağımsız bir devlet kurma ihtimali güçlenecek mi? Yoksa bu seçimler, İsrail siyasetinde merkeze yerleşmiş sağın kendi içindeki iktidar mücadelesinden mi ibaret kalacak? Bence bu sorulara cevap ararken, kimin kazanacağından önce İsrail siyasetindeki ayrışmanın niteliğine bakmak gerekiyor.

Çünkü geleneksel sol ile sağ arasındaki rekabet, yerini giderek sağın farklı kanatları arasındaki mücadeleye bırakıyor. Netanyahu'nun karşısında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un Yaşar Partisi ile eski başbakan Naftali Bennett ve Yair Lapid'in ortak listesi bulunuyor.

Bennett ile Lapid'in aynı listede buluşması, merkez ve merkez sağ seçmenleri Netanyahu karşısında toplama arayışının bir göstergesi. Bu tablo, İsrail siyasetinin sola döndüğünü göstermiyor. Asıl rekabet, sağın hangi anlayışının ülkeyi yöneteceği üzerinde şekilleniyor.

İki farklı sağ Netanyahu'nun Likud'u, Itamar Ben Gvir ve Bezalel Smotrich gibi aşırı sağcı ortakların desteğiyle iktidarını sürdürüyor. Bu ittifakın radikal kanadı, Batı Şeria'nın ilhakını, yerleşimlerin genişletilmesini ve Filistin Yönetimi'nin etkisizleştirilmesini savunuyor.

Gazze'de yeniden Yahudi yerleşimleri kurulması ve Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesi gibi öneriler de bu çizginin gündeminde yer alıyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Eisenkot ve Bennett gibi isimlerin itirazları ise başka bir noktada yoğunlaşıyor. Onlar, İsrail'in güvenlik çıkarlarını, ordunun disiplinini ve devlet kurumlarının otoritesini öne çıkarıyor.

Radikal yerleşimci grupların devletin denetimi dışında hareket etmesine karşı çıkmaları, bu yaklaşımın önemli bir parçası. Ancak ayrım çizgisi her zaman Netanyahu ile muhalefet arasında geçmiyor. Netanyahu'nun da zaman zaman aşırı sağ ortaklarından farklı tutum aldığı görülüyor.

Batı Şeria'daki bazı izinsiz yerleşim karakollarının kaldırılmasına yönelik adımlar, bu gerilimin örneklerinden biri. Netanyahu'nun bu yöndeki kararlarına Smotrich'in itiraz etmesi, iktidar koalisyonunun kendi içindeki çatışmayı gösteriyor.

Dolayısıyla mesele, bir tarafta Netanyahu, diğer tarafta bütünüyle farklı bir muhalefet bulunmasından ibaret değil. Sağ koalisyonun kendi içinde de devlet otoritesi, yerleşim politikası ve uluslararası ilişkiler konusunda ciddi gerilimler var.

Değişen yöntem, değişmeyen hedef mi? Netanyahu'nun iktidardan ayrılması, İsrail'in iç siyasetinde önemli sonuçlar doğurabilir. Yargı bağımsızlığı, yürütmenin yetkileri, ultra Ortodoks Yahudilerin askerlikten muafiyeti ve 7 Ekim 2023 saldırılarındaki güvenlik zaaflarının soruşturulması, yeni hükümetin önündeki temel meseleler arasında bulunuyor.

Fakat bu alanlarda yaşanacak değişim, Filistin politikasında aynı ölçüde bir dönüşüm yaratmayabilir. İsrail'de 2 devletli çözümü savunan Siyonist sol varlığını sürdürüyor. Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi seçim anketlerinde yaklaşık 8 ile 10 sandalye düzeyinde görünüyor.

Ancak bu güç, hükümetin ağırlık merkezini belirleyecek büyüklükte değil. Merkez sağın önemli isimleri de bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkıyor. Ayrışma daha çok Batı Şeria'daki yerleşimlerin nasıl yönetileceği, Gazze'nin geleceği ve Filistin Yönetimi'nin ne ölçüde işlevsel kalacağı konularında ortaya çıkıyor.

Bu yaklaşımın tarihsel bir örneği var. Ariel Şaron, 2005'te Gazze'deki İsrail yerleşimlerini boşaltma kararını Filistinlilerin bağımsızlık hakkını tanıdığı için almadı. Kararın arkasında güvenlik, demografi ve İsrail'in uzun vadeli çıkarlarına ilişkin hesaplar bulunuyordu.

Sağdan gelen bir liderin yerleşim politikasını değiştirmesi, tek başına Filistin sorununa siyasi çözüm aradığı anlamına gelmiyordu. Bugün de benzer bir ayrım söz konusu. Netanyahu'nun karşısındaki merkez sağ, Gazze'de yeniden yerleşim kurulmasına ve radikal yerleşimci grupların kontrolsüz hareketlerine karşı çıkabilir.

Filistin Yönetimi'nin çökmesini önlemeyi, uluslararası ilişkileri onarmayı ve İsrail ordusunun güvenlik kontrolünü sürdürmeyi tercih edebilir. Ancak bunların hiçbiri kendi başına bağımsız bir Filistin devletine giden yol anlamına gelmiyor.

Sandıktan nasıl bir İsrail çıkacak? Seçimlerin sonucu kadar, hükümetin nasıl kurulacağı da önemli. İsrail parlamentosu Knesset, 120 sandalyeden oluşuyor. Hükümet kurabilmek için 61 sandalyelik çoğunluk gerekiyor. Seçim öncesi anketler ne Netanyahu'nun iktidar bloğunun ne de muhalefetin tek başına bu sayıya ulaşabildiğini gösteriyor.

Eisenkot'un Yaşar Partisi bazı anketlerde Likud'un önünde görünse de bir partinin birinci sırada yer alması, hükümeti kuracağı anlamına gelmiyor. Bu noktada Arap partilerinin konumu önem kazanıyor. Muhalefetin hükümet kurabilmesi, Arap partilerinin desteğini almasına veya başka partilerle yeni bir siyasi uzlaşma kurmasına bağlı olabilir.

Ancak Bennett ve diğer muhalefet aktörlerinin Arap partileriyle koalisyon konusunda koyduğu sınırlar, bu ihtimali zorlaştırıyor. İsrail siyasetinin temel çelişkisi burada ortaya çıkıyor. Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırmak isteyen partiler, hükümet kurabilmek için ihtiyaç duyabilecekleri Arap siyasi temsilcileriyle ortaklık kurmakta isteksiz davranıyor.

Filistinlilerin siyasi hakları konusunda dar bir alana sıkışan İsrail merkez siyaseti, kendi seçim matematiğini de bu tercihlerle sınırlandırıyor. Bu durum, seçimlerin ardından siyasi kilitlenmenin sürmesi ihtimalini gündeme getiriyor.

Yeni bir hükümet kurulamaz ve seçimlerin tekrarlanması gerekirse Netanyahu, yeni bir siyasi düzen kurulana kadar başbakanlık görevini sürdürebilir. Bölgesel açılımın sınırları Netanyahu'nun yerine merkez sağdan bir hükümetin gelmesi, Vaşington ile ilişkilerin onarılmasını ve Avrupa başkentleriyle yaşanan gerilimin azaltılmasını sağlayabilir.

Suudi Arabistan ile normalleşme görüşmelerinin yeniden canlanması da gündeme gelebilir. Ancak Riyad yönetimi, İsrail ile normalleşme için bağımsız bir Filistin devletine giden açık ve güvenilir bir yol bulunmasını şart koşuyor.

Bu koşul, İsrail merkez sağının Filistin devletine karşı tutumuyla çelişiyor. Dolayısıyla bölgesel normalleşmenin önündeki engel, Netanyahu'nun kişiliğinden daha derin bir siyasi anlaşmazlıkta yatıyor. Buraya kadar yazdıklarımızı toparlarsak, İsrail seçimlerini 2 ayrı düzlemde okumak gerekiyor.

İlkinde yargı bağımsızlığı, askerlik yükümlülüğü, devlet kurumları ve güvenlik bürokrasisi var. İkincisinde ise Filistinlilerin siyasi hakları ve bağımsız devlet kurma imkânı bulunuyor. Netanyahu'nun yenilgisi ilk düzlemde önemli bir değişim yaratabilir.

Buna karşılık ikinci düzlemde aynı ölçüde iyimser olmak için yeterli neden yok. Seçimlerin belirleyeceği temel mesele, İsrail'in Filistin toprakları üzerindeki kontrolünden vazgeçip geçmeyeceğinden önce, bu kontrolün hangi yöntemlerle sürdürüleceği olacak.

Sandık Netanyahu dönemini kapatabilir. Ancak Filistin politikasında gerçek bir değişimden söz edebilmek için lider değişikliğinin ötesinde, Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını tanıyan yeni bir siyasi iradenin ortaya çıkması gerekiyor.

Maalesef, bugünkü seçim tablosunda bu iradenin İsrail siyasetinde belirleyici konuma geldiğini söylemek mümkün görünmüyor. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

İsrail israil seçimleri Dr. Osman Gazi Kandemir Dr. Osman Gazi Kandemir Independent Türkçe için yazdı Dr. Osman Gazi Kandemir Pazartesi, Ekim 26, 2026 - 08:45 Main image: İsrail'de seçim öncesinde, Başbakan Binyamin Netanyahu ve muhalefet liderlerinin yer aldığı seçim afişi, Beni Brak / Fotoğraf: Oded Balilty-AP

related nodes: Seçimlerden sonra İsrail'i bekleyen 4 önemli mesele nedir? İsrail seçimleri, ülkenin Ortadoğu politikasını değiştirecek mi? İsrail seçimleri: Rakamlar ve anketler... Nasıl yapılıyor? Katılımcılar kimler?

Kaynaklar: indyturk.com
Haber metni ve görseller indyturk.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 26 Ekim 2026 06:17 · Kaynak: indyturk.com
Kaynağı Oku ↗