Fethiye'de'Kayıp Fısıltılar Yürüyen İzler' sergisi öncesi projenin perde arkasını anlattılar
Toroslar’ın giderek kaybolan kırsal mimarisini, Yörük kültürünü ve yaşam biçimlerini belgelemek amacıyla yürütülen “Kayıp Fısıltılar, Yürüyen İzler” projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ayrıntıları, etkinlik öncesinde yapılan röportajlarda paylaşıldı. Fethiye Belediyesi, University of Liverpool ve Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen çalışma kapsamında akademisyenler, farklı bölgelerde yürüttükleri saha araştırmalarında Yörük kültürüne ait yapı ve yaşam izlerini fotoğraflayarak arşivledi. “Binlerce fotoğrafla yörük kültürünü arşivledik”Projenin yürütücülerinden Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nisa Yılmaz Erkovan, çalışmanın temelinde yıllardır devam eden bir belgeleme sürecinin bulunduğunu anlattı. Erkovan, 2018 yılından bu yana Toroslar’daki arı evlerini belgelediğini belirterek, zaman içerisinde çalışmanın kapsamının genişlediğini söyledi. Kültürel mirasın kaybolmadan kayıt altına alınmasının önemine dikkat çeken Erkovan, Liverpool Üniversitesi’nden Ellen Graves ile birlikte hazırladıkları projenin kabul edilmesinin ardından saha çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını ifade etti.Kumluca Yörük Festivali, Kumluca Dereköy’deki arı evleri ve tahıl ambarları, Taşkent’teki arı evleri ve Çaltılar’daki tahıl ambarları gibi farklı noktalarda çalışma yaptıklarını belirten Erkovan, ekip olarak bu alanları tek tek gezerek belgelediklerini aktardı. Erkovan, “Bunların hepsini dolaşarak belgeledik. Binlerce fotoğraf arasından seçim yaptık. Çok daha fazla veri var elimizde. Projemizi en iyi anlatan grubu burada sergilemeye karar verdik” diyerek çalışmanın arşiv niteliğine de dikkat çekti. Saha çalışmalarının kendisi ve üç öğrencisi tarafından gerçekleştirildiğini belirten Erkovan, ortaya çıkan arşivin büyüklüğünü de anlattı. Erkovan, “Benim ve öğrencilerimin çalışması aslında bu. Üç öğrencimle birlikte arazi çalışmalarını yaptık. Dört kişiyiz. Fotoğraf sayısı 5 binin üzerindedir şu anda elimizde. Bugün sergilenen 20 tane fotoğraf var” ifadelerini kullandı. Erkovan, projenin tamamlanmasının ardından çalışmaların sergi ve konferanslarla farklı noktalarda da paylaşılmasının planlandığını belirterek, Antalya ve Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde sergi açılması yönünde çalışmaların sürdüğünü söyledi. “Yörük mimarisini anlamak ve geleceğe bir arşiv bırakmak istedik”Liverpool Üniversitesi’nden Dr. Alan Greavs ise projenin Yörük kültürünün daha az bilinen bir yönüne, geleneksel kırsal mimariye odaklandığını belirtti. Nisa Yılmaz Erkovan ile birlikte yürüttükleri çalışmada, Yörük kültürünün yalnızca çadırlar ve sembolik yapılar üzerinden ele alınmaması gerektiğine dikkat çeken Greavs, Toroslar’daki ahşap evler, arı evleri ve tahıl ambarlarının da bu kültürün önemli bir parçası olduğunu söyledi. “Yörük kültürü Türkiye için çok ünlü ve önemli. Ancak Yörük mimarisini tam olarak anlamadık. Çadırlar ve yurtlar çok sembolik, çok ikonik yapılar. Ama aslında bunun yanında yaylalarda ahşaptan evler, arı evleri ve ambarlar da yapılıyor. Biz bu mimariyi anlamak istedik” diyen Greavs, çalışmanın kapsamlı bir saha araştırmasına dönüştüğünü ifade etti.Araştırma kapsamında röportajlar gerçekleştirildiğini, üç boyutlu modeller oluşturulduğunu ve çok sayıda fotoğraf çekildiğini belirten Greavs, tüm bu çalışmalarla geleceğe kalacak bir arşiv oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.Fethiye Kültür Evi ve Kitap Müzesi’nden oldukça etkilendiğini dile getiren Graves, “Bence çok önemli olan şey bu fotoğraf sergisi ve bizim konuşmalarımızın bu Kültür Evi’nde olması. Çünkü biz halkla konuşmak istiyorduk. Biz akademisyenler çoğunlukla üniversitelerde konferanslar veriyoruz. Fethiye’nin tarihi açısından bence çok önemli olan şey, burada olmamız. Akademik araştırmamızı Fethiye halkıyla paylaşmak istiyoruz” dedi. Amaç, kaybolan izleri geleceğe taşımakEtkinliğin ev sahipliğini üstlenen Gülşen Yegen de çalışmanın Toroslar’daki Yörük kültürü ve Yörük mimarisine odaklandığını belirtti. Yegen, projenin Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ile İngiltere’deki üniversite paydaşlarının ortak çalışması olduğunu ifade ederek, Fethiye Belediyesi’nin de sergi sürecinde işbirliği içerisinde yer aldığını söyledi.Projenin yalnızca geçmişe ait yapıların fotoğraflanması anlamına gelmediğine dikkat çeken Yegen, yapılan çalışmayla Toroslar’daki kültürel mirasın görünür hale getirilmesinin amaçlandığını aktardı. Binlerce fotoğrafla oluşturulan arşivden seçilen eserlerin sergi aracılığıyla izleyiciyle buluşmasının, saha çalışmalarının önemli bir çıktısı olduğunu belirten proje ekibi, Yörük kültürünün ve kırsal mimarinin gelecek kuşaklara aktarılması açısından belgeleme çalışmalarının önemine vurgu yaptı.

Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Muğla
Yayın: 16 Eylül 2026 13:59 · Kaynak: gercekfethiye.com