Bozkırın Kalbinde Bin Yıllık İzler: Alacahöyük’ten Boğazkale’ye Yürüyüş Günlüğü -1
- Kralların Gölgesinde ve Patikaların Sessizliğinde Günün henüz ilk ışıklarıyla, sabah saat 6’da Kastamonu’dan yola koyulduk Onur Hocamla… Direksiyonumuzu Anadolu’nun kadim geçmişine, binlerce yıllık efsanelerin yeşerdiği topraklara kırdık
- Saatler 9’u gösterdiğinde Çorum’a varmış, güne güzel ve enerjik bir kahvaltıyla merhaba demiştik
Kralların Gölgesinde ve Patikaların Sessizliğinde Günün henüz ilk ışıklarıyla, sabah saat 6’da Kastamonu’dan yola koyulduk Onur Hocamla… Direksiyonumuzu Anadolu’nun kadim geçmişine, binlerce yıllık efsanelerin yeşerdiği topraklara kırdık. Saatler 9’u gösterdiğinde Çorum’a varmış, güne güzel ve enerjik bir kahvaltıyla merhaba demiştik.
Önümüzde uzanan günün sıradan bir gezi değil, zamanın katmanları arasında gerçekleşecek gerçek bir keşif yürüyüşü olacağını o andan biliyorduk. Kahvaltının hemen ardından rotamızı Alacahöyük’e çevirdik. Burası, bir zamanlar antik dünyanın iki büyük devi olan Hititler ile Mısırlıların hüküm sürdüğü çağların en büyüleyici tanıklarından biri… Alaca bölgesine yerleşen kadim toplulukların doğayla kurduğu bağ insanı derinden etkiliyor; böylesine verimli toprakların seçilmesi bir tesadüf olamaz.
Zengin tarım kültürüyle başlayan yerleşim, ilerleyen dönemlerde Tunç madeninin keşfedilip ustalıkla işlenmesiyle hem savunma hem savaş teknolojisinde çığır açan bir medeniyete dönüşmüş. Kral Kalesi’nin görkemli kalıntıları arasında dolaşırken, tarihe ışık tutan meşhur kral mezarlıklarını ve Alacahöyük Müzesi’nde sergilenen paha biçilemez buluntuları hayranlıkla inceledik.
Müze ve ören yeri ziyaretimizin ardından çantamızı sırtlayıp asıl maceramıza, yani yürüyüş rotasının 4’üncü parkuru olan Alacahöyük-Boğazkale patika yoluna adım attık. Şu anda bu tarihi hattın tam içindeyiz ve arkamızda yaklaşık 10 kilometrelik bir mesafe bıraktık.
Toprak ve patika yollar eşliğinde, rüzgârın ve tarihin sesini dinleyerek ilerliyoruz. Ancak bu etkileyici rotada yürürken dikkatimizi çeken ve bu yolları adımlayacak doğaseverler ile turistler için hayati önem taşıyan bazı eksiklikleri de dile getirmeden geçemeyiz.
Güzergâh boyunca istikameti gösteren yönlendirme tabelalarının yetersizliği oldukça hissediliyor. Tamamen patikalardan ve toprak yollardan oluşan bu hatta yolu şaşırma ihtimali oldukça yüksek. Üstelik vadilerin ve tepelerin arasında kimi noktalarda internet sinyali tamamen kesildiği için dijital haritalar ya da navigasyon cihazları da her zaman yardımınıza koşamayabiliyor.
Uzun soluklu bu yürüyüşte bir nebze dinlenip soluklanabileceğiniz gölgelik veya düzenlenmiş dinlenme noktalarının bulunmayışı da parkurun zorluk derecesini artıran unsurlardan. Bütün bu zorluklara rağmen, doğanın sunduğu dinginlik ve kadim kralların ayak izlerini takip ediyor olmanın verdiği heyecan her yorgunluğa değiyor.
Gezimizin birinci günü tüm canlılığıyla devam ediyor; bizler adımlarımızı Boğazkale’ye doğru atmaya ve tarihin sayfalarında yürümeye devam ediyoruz.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Çorum/Boğazkale
Yayın: 14 Eylül 2026 05:20 · Kaynak: aciksoz.com.tr