Tahammülsüzlük: Belki de mesele kırmızı ışık değildir
Tahammülsüzlük: Belki de mesele kırmızı ışık değildir
Neredeyse her gün bir yerlere yetişmek için yola çıkıyoruz. İster şoför ister yolcu koltuğunda oturalım, trafikteki gerginliğe bir şekilde şahit ve hatta dahil olup tahammülsüz insanlarla karşılaşıyoruz.
Tahammülsüzlük, lambanın sarıdan yeşile geçişindeki sabırsızlıkla sınırlı kalmıyor. İşini yavaş yapan çalışanlara, market kasasındaki sıraya, komşunun çocuğunun çıkardığı gürültüye, gücümüzü zorlayan hayat şartlarına ve en sonunda kendimize…
Tahammülsüzlüğün farklı kişilerde farklı tezahürleri vardır. Bazıları sesini yükselterek duyurmaya çalışır. Bu sesin ardında birikenler, karşısındakine kulak vermeyi zorlaştırır. Kendi meseleleriyle öylesine meşgullerdir ki başkasına ve başka olan hiçbir şeye yer kalmamıştır.
Bu birikmişlik, en küçük bir aksaklıkta öfkeye dönüşür. Mekân, zaman fark etmeden; öfkesini eşine, çocuklarına, hayata, en çok da kendine yöneltir…
Kimisi ise sessizliğe gömülerek verir tepkisini. Tartışacak, derdini anlatacak tek bir kelimeye bile gücü kalmamıştır artık.
Bugün trafikte, markette ya da evde karşılaştığınız bu insanlara, hatta en çok da aynada karşılaştığınız o yüze bir de bu gözle bakın. Öfkelendiğiniz şey gerçekten o küçük pürüz mü, yoksa uzun zamandır içinizde taşıdığınız, kimsenin görmediği o büyük yorgunluk mu?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Konya
Yayın: 06 Kasım 2026 11:58 · Kaynak: pusulahaber.com.tr