COP31'in Gündemini Kim Belirliyor?
- Akdeniz’in kıyısındaki Antalya’nın ev sahipliği yaptığı küresel organizasyonda en fazla dikkat çeken kurumsal aktörler arasında, Pasifik Bölgesel Çevre Programı (SPREP) yer alıyor
Akdeniz’in kıyısındaki Antalya’nın ev sahipliği yaptığı küresel organizasyonda en fazla dikkat çeken kurumsal aktörler arasında, Pasifik Bölgesel Çevre Programı (SPREP) yer alıyor. Deniz seviyesindeki yükselme, ada ülkelerindeki iklim kırılganlığı, okyanus yönetişimi, iklim hukuku ve finansmanı gibi birçok başlıkta COP31’e damgasını vuracak olan SPREP, çok sayıda etkinlik düzenliyor.
Akdeniz’de ağırlıklı olarak Pasifik’in gündeme geleceği organizasyonda yerel yönetimler arasında Konya Büyükşehir Belediyesi öne çıkıyor. Konya Büyükşehir Belediyesi, resmi programa göre mavi ve yeşil bölgede toplam 31 etkinlikte yer alacak.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ise ev sahibi kent olmasına rağmen mavi bölgede iki ayrı etkinlikle temsil ediliyor. COP31’in yeşil bölgesi yerel ürünler ve turizm tanıtım fuarına dönüşecek.
Antalya'da 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan COP31'in Mavi Bölge programında 932 oturum yer alıyor. Ancak konferansın asıl dikkat çekici yönü yalnızca etkinlik sayısından çok hangi ülkelerin, üniversitelerin, bakanlıkların, uluslararası kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin bu programda ne kadar yer bulduğu.
Program, Pasifik ülkeleriyle bağlantılı kuruluşların, uluslararası finans ağlarının, çevre örgütlerinin ve üniversitelerin yoğun bir etkinlik takvimi oluşturduğunu gösteriyor. Türkiye'nin kurumsal temsili ise ayrıca değerlendirilmesi gereken geniş bir alan oluşturuyor.
DELEGASYONLAR VE OTARUMLAR
COP31'in yayımlanan Mavi Bölge programında toplam 932 oturum yer alırken, bunların 767'si delegasyon pavilyonlarının yer aldığı B2 alanında, 136'sı özel etkinliklerin gerçekleştirildiği C2 alanında, 17'si B1 yan etkinlik alanında ve 12'si D2 genel kurul salonlarında planlanmış durumda.
Bu dağılım, programdaki etkinliklerin yaklaşık yüzde 82'sinin delegasyon pavilyonları alanında toplandığını gösteriyor. Dolayısıyla COP31'in kamuoyuna açık görünen tartışma gündeminin önemli bir bölümü, ülkelerin ve kurumların kendi pavilyonlarında gerçekleştirdikleri etkinlikler üzerinden şekilleniyor.
Ancak bu görünürlük ile resmî iklim müzakerelerindeki karar alma gücü aynı şey değil. Bir kurumun çok sayıda panel düzenlemesi, müzakerelerde aynı ölçüde belirleyici olduğu anlamına gelmiyor.
AKDENİZ’DEKİ COP31’DE PASİFİK ETKİSİ
Programda en fazla dikkat çeken kurumsal aktörlerden biri, Pasifik Bölgesel Çevre Programı (SPREP). SPREP'in etkinlikleri yalnızca deniz seviyesindeki yükselme veya ada ülkelerinin iklim kırılganlığıyla sınırlı değil. Deniz okuryazarlığı, okyanus yönetişimi, gençlik, iklim finansmanı, kayıp ve zarar, geleneksel bilgi, iklim hukuku ve uluslararası iş birliği gibi farklı başlıklara yayılıyor.
Programda Pasifik ülkelerinin iklim sorunları, küresel müzakerelerle ilişkilendirilerek ele alınıyor. Böylece coğrafi büyüklükleri ve ekonomik güçleri sınırlı ülkelerin, iklim krizindeki kırılganlıklarını diplomatik görünürlüğe dönüştürmeye çalıştıkları görülüyor.
13 Kasım'daki Uluslararası Adalet Divanının iklim danışma görüşüne yönelik etkinlik ve 19 Kasım'daki fosil yakıt anlaşması tartışması, bu yaklaşımın hukuki ve siyasi boyutlarını ortaya koyuyor.
SÖMÜRÜLENLER VE SÖMÜRENLER
Pasifik’teki çoğu eski sömürge ada ülkesi olan 21 ülkenin oluşturduğu SPREP'in programdaki ağırlığı, iklim diplomasisinde etkinlik düzenleme kapasitesinin yalnızca büyük ekonomilere ait olmadığını gösteren önemli bir örnek. Ancak bu durum, SREP’in hamileri yer alan Avustralya, Birleşik Krallık, Fransa, Yeni Zelanda gibi aktörlerin varlığıyla başka bir anlam da kazanıyor.
MÜZAKERELERE AVUSTRALYA BAŞKANLIK EDECEK
Bilindiği gibi COP31’in fiziki ev sahipliğini ve resmi dönem başkanlığını Türkiye üstlense de Müzakere Başkanlığı yetkisi Avustralya’da bulunuyor. İklim krizinin en kırılgan havzalarından biri olan Akdeniz’in kıyısında, Antalya’da, düzenlenen organizasyonda iklim müzakerelerine Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, liderlik edecek.
BOWEN: ‘UZLAŞI AMAÇLIYORUZ’
Küresel belirsizliklerin ve büyük zorlukların yaşandığı bir dönemde, COP31 Müzakereleri Başkanı olarak Avustralya’nın görevinin, COP31 Başkanı ve ev sahibi Türkiye ile Pasifik’teki ortaklarımızla birlikte çalışmak olduğunu belirten Bowen, 190’dan fazla ülkeyi bir araya getirmek ve dünya genelindeki insanlar ile topluluklara fayda sağlayacak somut iklim eylemleri üzerinde bir uzlaşı oluşturmayı amaçladıklarını kaydetti.
‘PASİFİK ÜLKELERİYLE MÜZAKERELERE LİDERLİK ETMEK’
COP31’in iklim müzakerelerine başkanlık yapacak olan Bowen, Antalya’daki organizasyonun açılışı öncesi Avustralya hükümeti adına şu açıklamayı yaptı: “Bölgemiz, iklim değişikliğinin etkilerinin gerçek ve acil bir şekilde hissedildiği, iklim krizinin ön saflarında yer almaktadır. COP31, dünyanın dikkatini bölgemizdeki etkilere, fırsatlara ve önceliklere çekecektir.
Bölgemizin karşı karşıya olduğu en acil sorunlara küresel düzeyde odaklanılması, bölgemizin ihtiyaçlarına tam olarak yanıt veren çözümlere yönelik yatırımları destekleyecektir. Pasifik ülkeleriyle ortaklık içinde COP31 müzakerelerine liderlik etmek, en yakın komşularımızla bağlarımızı güçlendirecek ve ortak refah, istikrar ve güvenliği desteklemek adına bölgemizin profilini yükseltecektir.
ELEKTRİFİKASYON VE İKLİM FİNANSMANI HEDEFİ
COP31, küresel sıcaklık artışını daha güvenli sınırlar içinde tutmak ve iklim etkilerine karşı dayanıklılığı artırmak için somut eylemleri ve yatırımları hızlandıracaktır. Avustralya, baş müzakereci sıfatıyla; elektrifikasyonun hızlandırılması, yatırımların önünün açılması, iklim finansmanına erişimin iyileştirilmesi ve okyanuslara yönelik eylemlerin geliştirilmesi dahil olmak üzere, küresel iklim hedefleri konusunda bir uzlaşı sağlamaya çalışacaktır.
2025-2030 yılları arasında dünya genelinde kurulması öngörülen yenilenebilir enerji kapasitesinin, önceki beş yıla kıyasla iki katına çıkmasının beklendiğini kaydeden Bowen, “Küresel temiz enerji yatırımlarının 2026 yılında 2,2 trilyon ABD dolarına ulaşması bekleniyor; bu miktar, fosil yakıtlara yönlendirilen yatırımların neredeyse iki katına denk geliyor. Temiz enerji sektörü günümüzde 35 milyon kişiye istihdam sağlıyor” dedi.
ANTALYA İKLİM MÜZAKERELERİNİN NERESİNDE?
Antalya’nın turizm potansiyeli ve kongre turizmi deneyimi bu tür büyük organizasyonlar için önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak COP31’in mavi bölge programında kentin yeterince temsil edildiğini söylemek zor. Organizasyona ev sahipliği yapan kentte Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin mavi bölge resmi programında iki proje ile temsil edildiği görülüyor.
Mavi bölge programında, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin doğrudan düzenleyici olarak yer aldığı iki etkinlikler şöyle: Antalya Sıcak Hava Eylem Planı'nın tanıtımı ve Çevre Dostu Çiftçi Kartı uygulamasının yaygınlaştırılması.
COP31’E KONYA ÇIKARMASI
COP31’e çıkarma yapan Konya Büyükşehir Belediyesi ise mavi ve yeşil bölge resmi programlarına göre toplam 31 etkinlik düzenliyor. Yeşil Bölge'de Konya'nın ağırlığı belirgin: 38 etkinliğin 27'si Konya tarafından düzenleniyor.
Mavi Bölge'de çeşitlilik daha yüksek: Büyükşehir belediyeleri, belediye birlikleri ve uluslararası ortaklar yer alıyor.
İKLİME KAFA YORAN YEREL YÖNETİMLER
COP31’de proje ve çalışmalarıyla yer alan büyükşehir belediyeleri arasında, Ankara, Bursa, Gaziantep, Erzurum, İzmir, İstanbul, Kocaeli yer alıyor. Fındıklı, Bornova, Arnavutköy, Bodrum, Sarıçam, Büyükçekmece gibi ilçe belediyeleri de organizasyonda etkinliği bulunan kurumlar arasında.
SPONSOR VE ORTAK ŞİRKETLERE YEŞİL AKLAMA
COP31'in resmi iklim sponsorları arasında ise kamuoyunun yakından bildiği şirketler var. Cengiz Holding COP31’in sürdürülebilir dönüşüm ortağı oldu. Kömür dahil madencilik, enerji, inşaat, çimento ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren Limak Holding, Rönesans Holding, Nurol Holding, IC Holding, Cimpor Oyak Çimento, Şişecam ve başka sanayi, inşaat, enerji ve finans kuruluşları yer alıyor.
MALİYET VE ŞEFFAFLIK SORUNU
COP31’in ev sahibi ve başkanlığını Türkiye üstlenirken, iklim müzakerene Avustralya’nın başkanlık yapacak olması organizasyon tarihinde bir ilk. Türkiye için büyük bir ekonomik maliyeti olan organizasyon için açık kaynaklarda yer alan ihale sonuçlarına göre 25 milyarın üzerinde bir harcama yapıldığı görülüyor.
Ancak harcamaların şeffaf biçimde kamuoyu tarafından izlenebildiği bir platformun bulunmaması izlenebilirliği ve hesap verilebilirliği gölgeliyor.
ANTALYA COP31’İN EV SAHİBİ Mİ MİSAFİRİ Mİ?
Antalya’nın ev sahibi kent olarak iklim müzakereleri ve entellektüel katkı anlamında ‘misafir’ konumuna indirgendiği görülen COP31’den geriye ne kalacağı, organizasyonun sonunda daha net biçimde anlaşılacak. Zirveye iki gün kala şimdilik yerel ve ulusal ölçekli kurumların sosyal medya paylaşımları öne çıkıyor.
COP31 logolu paylaşımlar, bireysel ve kurumsal görünürlük için, etki ve sonuçlardan bağımsız olarak büyük bir çaba harcandığı görülüyor. Antalya’nın, köfte-piyaz, kabak tatlısı ve Korkuteli’nin yanıksı dondurması, Akseki’nin peynirli gözlemesi ile yeşil bölgenin ziyaretçilerine hitap edeceği; Konya’nın ise Mevlana şekeri ve kenevir helvasıyla ağızları tatlandırmayı amaçladığı COP31 için artık saatler sayılıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava
Yayın: 06 Kasım 2026 20:03 · Kaynak: turizmgazetesi.com