Habermetrik
← Ana Sayfa
Erzurum 08 Kasım 2026 13:41
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Köyler Boşalırsa, Erzurum Kaybeder!

Köyler Boşalırsa, Erzurum Kaybeder!
Görsel kaynağı: erzurumhabergazetesi.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Erzurum’un yıllardır konuştuğumuz, ancak bir türlü istediğimiz noktaya taşıyamadığımız önemli bir meselesi var
  • Hayvancılık… Aslında mesele sadece hayvancılık da değil
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Erzurum’un yıllardır konuştuğumuz, ancak bir türlü istediğimiz noktaya taşıyamadığımız önemli bir meselesi var.

Hayvancılık…

Aslında mesele sadece hayvancılık da değil.

Mesele köylerimiz,

Üretimimiz,

Göç eden insanımız

Ve her geçen gün kaybettiğimiz ekonomik değerlerimiz.

Bir zamanlar ahırlarında hayvan eksik olmayan, meralarında sürülerin dolaştığı, bacalarından duman tüten köylerimiz bugün ne durumda?

Bunu hepimiz biliyoruz.

Köyler boşalıyor,

Gençler gidiyor,

Üretim azalıyor.

Sonra da dönüp et fiyatlarından, hayvancılığın gerilemesinden ve kırsaldan şehirlere yaşanan göçten şikayet ediyoruz.

Peki, biz bu gidişatı değiştirmek için ne yapıyoruz?

Geçtiğimiz günlerde Erzurumlu iş insanı, Bilgi Dağıtım Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Şevket Demir’in hayvancılıkla ilgili hazırladığı ve Cumhurbaşkanımıza sunulmasını önerdiği bir çalışmayı okudum.

Doğrusu üzerinde durulması gereken önemli tespitler var.

Demir, meseleyi yalnızca hayvan sayısını artırmak olarak değerlendirmiyor. Köy hayatının yeniden canlandırılmasını, kırsalda yaşam standartlarının yükseltilmesini ve hayvancılığın bölgesel kalkınmanın merkezine yerleştirilmesini öneriyor.

Bence de meselenin özü burada.

Önce köylüyü köyünde tutacaksınız.

Köyde yaşayan insanın yolunu, suyunu, konutunu, sosyal imkanlarını iyileştirmeden, ona insanca yaşayabileceği şartları sunmadan hayvancılığı geliştirmek kolay değil.

Yıllardır hayvancılığa teşvik veriliyor.

Elbette verilsin.

Ama yalnızca para vermekle bu işin çözülemediğini de artık görmemiz gerekiyor.

Köyünde yaşama imkanı bulamayan insan, hayvanını da satıyor, toprağını da bırakıyor, şehre göç ediyor.

Ardından verilen destekler de beklenen karşılığı bulamıyor.

Şevket Demir’in raporunda dikkatimi çeken ifadelerden biri şu:

“Köylerin boşalması bir millî güvenlik sorunudur. Köyler Anadolu’nun tapusudur.”

Üzerinde düşünülmesi gereken bir söz.

Gerçekten de bir köyün boşalması yalnızca birkaç evin kapısına kilit vurulması değildir.

O köyde üretim biter,

Hayvancılık geriler,

Hayat durur.

Bir süre sonra geriye yalnızca hatıralar kalır.

Ezan sesinin, kaval sesinin, kuzu sesinin duyulmadığı, bacalarından duman yükselmeyen köylerin geleceğini düşünmek bile insanı üzüyor.

Peki, Erzurum bu konuda ne yapmalı?

Öncelikle şunu kabul edelim.

Türkiye’nin her bölgesine aynı hayvancılık modelini uygulamak doğru değil.

İklimi,

Rakımı,

Merası,

Bitki örtüsü

Ve coğrafi özellikleri farklı olan bölgeler için ayrı projeler hazırlanmalı.

Erzurum ve Kuzeydoğu Anadolu, hayvancılık bakımından kendine özgü imkanlara sahip.

Bu nedenle Erzurum merkezli, bölge illerini de içine alan kapsamlı bir hayvancılık ve kırsal kalkınma projesi hazırlanması düşüncesini önemsiyorum.

Üstelik bu çalışma yalnızca kağıt üzerinde kalmamalı.

Ekonomik getirisi,

İstihdama katkısı,

Göçü azaltma potansiyeli

Ve ülke ekonomisine sağlayacağı faydalar somut rakamlarla ortaya konulmalı.

Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlıklara güçlü, anlaşılır ve uygulanabilir bir proje olarak sunulmalı.

Burada Erzurum Büyükşehir Belediyesine, bölgedeki kurumlara ve özellikle KUDAKA’ya önemli görevler düşüyor.

Şevket Demir’in de işaret ettiği gibi Erzurum, bu konuda öncülük yapabilir.

Çünkü hayvancılık geliştiğinde yalnızca besiciler kazanmayacak.

Et ve süt sanayisi büyüyecek.

Yeni işletmeler kurulacak.

Gençlerimize yeni iş kapıları açılacak.

Tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri, kırmızı et borsası, modern ahırlar, süt işleme tesisleri ve üretime bağlı yeni sanayi alanları gelişebilecek.

Bugün hayvanını yalnızca kurbanlık olarak değerlendiren üretici, yarın yılın tamamında ekonomik değer üreten bir sistemin parçası olabilecek.

Bu da Erzurum ekonomisine ciddi katkı sağlayabilir.

Ancak benim özellikle üzerinde durmak istediğim bir başka konu daha var.

Köyde yaşayan insan neden şehirde yaşayan insanın sahip olduğu imkânlardan mahrum kalsın?

Köylünün de düzgün bir evde yaşama, çağın imkanlarından yararlanma ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunma hakkı var.

Şevket Demir’in raporunda TOKİ’nin köylerde de etkin rol üstlenmesi öneriliyor.

Bence tartışılmaya değer.

Şehirlerde konut yapabiliyorsak köylerde neden modern, bölgenin şartlarına uygun konutlar yapmayalım?

Modern ahırları, biyogaz ve güneş enerjisi sistemlerini, sağım ünitelerini neden kırsal kalkınmanın bir parçası hâline getirmeyelim?

Üstelik bütün bunlar yalnızca köylüye değil, şehirdeki inşaat sektörüne, sanayiye ve tarımsal ekipman üreticilerine de yeni iş imkânları sağlayacaktır.

Bir başka önemli husus ise zamanlama.

Şevket Demir, bazı illerin bu konuda hükümet nezdinde girişimlerde bulunduğunu belirterek Erzurum’un geç kalmaması gerektiğini söylüyor.

Haklı bir uyarı.

Bizim artık yalnızca sorunlarımızı anlatan değil, çözüm projeleriyle Ankara’nın kapısını çalan bir Erzurum olmamız gerekiyor.

Büyükşehir Belediyemiz, milletvekillerimiz, ilgili kurumlarımız, iş dünyamız ve üreticilerimiz aynı hedef etrafında buluşabilmeli.

Çünkü bu mesele yalnızca bir kurumun, bir belediyenin ya da bir siyasi anlayışın meselesi değil.

Bu mesele Erzurum’un geleceği.

Şunu da unutmayalım.

Hayvancılık yalnızca et ve süt üretmek değildir.

Hayvancılık istihdamdır, üretimdir, ihracattır, ekonomik güçtür.

En önemlisi de insanımızı doğduğu topraklarda tutabilmektir.

Köylerimiz yeniden canlanırsa Erzurum kazanır.

Erzurum kazanırsa bölge kazanır.

Bölge kazanırsa Türkiye kazanır.

Sözün özü…

Yıllardır göçü konuşuyoruz, işsizliği konuşuyoruz, hayvancılığın gerilemesini konuşuyoruz.

Artık konuşmanın ötesine geçme zamanı.

Şevket Demir’in ortaya koyduğu bu düşünceler, ilgili kurumlar tarafından ciddi biçimde ele alınmalı ve uygulanabilir bir projeye dönüştürülmeli.

Çünkü Erzurum’un merası da var, toprağı da var, hayvancılık kültürü de var.

Eksik olan, bütün bu imkânları ortak bir hedef doğrultusunda harekete geçirebilmek.

Ve son olarak şunu söylemek istiyorum:

Köylüyü köyünde yaşatamazsak, hayvancılığı da ayakta tutamayız.

Köylerimizi kaybetmeden, bu toprakların üretim gücüne yeniden sahip çıkmalıyız.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: erzurumhabergazetesi.com
Haber metni ve görseller erzurumhabergazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Tarım · Bölge: Erzurum
Yayın: 08 Kasım 2026 13:41 · Kaynak: erzurumhabergazetesi.com
Kaynağı Oku ↗