Kendini bitirme
Bazen insan, herkesi anlamaya çalışırken kendisini unutur. Herkesin derdine ortak olur, herkesi mutlu etmeye çalışır ama bir gün durup kendine şu soruyu sorar:
Ben bütün bunları yaparken kendimi ne zaman düşüneceğim?
Bazen güçlü görünmekten yorulur insan. Her şeye yetişmeye, herkese destek olmaya çalışırken kendi yorgunluğunu bile fark edemez. Başkalarının yaralarını sararken kendi yaralarını sessizce taşır. Dışarıdan bakıldığında güçlüdür.
Sorumluluklarını yerine getirir, kolay kolay pes etmez, gerektiğinde dik durur. İnsanlar onun her şeyin üstesinden gelebileceğini düşünür.
Güçlü görünmek, hiç kırılmamak değildir.
Susmak, söyleyecek sözünün olmadığı anlamına gelmez.
Gülümsemek de her şeyin yolunda olduğunu göstermez.
Bazen insan anlatmaktan, anlaşılmayı beklemekten ve herkese kendini açıklamaya çalışmaktan yorulur.
İşte o zaman kendine dönüp sorar: KİM İÇİN?
Herkesin mutluluğunu düşünürken benim mutluluğumu kim düşünecek?
Başkaları kırılmasın diye çabalarken benim kırgınlıklarımı kim görecek?
Ben kimsenin önüne geçmek, kimseden daha fazlasına sahip olmak istemiyorum. Yalnızca kendimle barışık, vicdanım rahat, huzurlu bir hayat yaşamak istiyorum.
Sabahları iç huzuruyla uyanmak, güzel bir sohbetin içinde zamanın nasıl geçtiğini unutmak, küçük mutluluklara içtenlikle sevinebilmek istiyorum.
Akşam başımı yastığa koyduğumda vicdanımın rahat olmasını, elimden geldiğince iyi bir insan olduğumu bilerek uyumak istiyorum.
Çünkü başkalarına gösterdiğimiz anlayışı kendimizden esirgemek de bir haksızlık değil midir?
Ben adaletsizliğe dayanamayan bir adamım. Bir insanın hakkının yenilmesine, emeğinin değersiz görülmesine, güçlünün zayıfı ezmesine gönlüm razı olmuyor.
Belki de bu yüzden bazı şeyleri fazlasıyla içime atıyorum. İnsanların neden böyle davrandığını, neden birbirlerini kırdığını anlamaya çalışıyorum.
Fakat zamanla şunu öğrendim: Her şeyi anlamaya çalışmak insanı yoruyor.
Herkesin davranışına bir açıklama bulmak, her haksızlığı kabullenmek, her kırgınlığı kendi içinde çözmeye çalışmak zorunda değilim.
İYİ NİYETLİ OLMAK, kendini savunmasız bırakmak değildir. SEVMEK, her şeye katlanmak değildir. Sadakat, insanın kendi değerlerinden vazgeçmesi değildir.
MERHAMETLİ OLMAK güzeldir ama merhamet ederken kendini tüketmek doğru değildir.
Benim de duygularım, sınırlarım ve kırgınlıklarım var. Ben de yorulabilirim, üzülebilirim, bazen güçlü durmak yerine anlaşılmayı isteyebilirim.
İnsan bazen başkaları üzülmesin diye susar, birileri kırılmasın diye kendi kırgınlığını içine atar. Herkesin beklentilerini karşılamaya çalışırken kendi isteklerini erteler. Bir süre sonra herkesin hayatında bir yeri vardır ama kendi hayatında kendisine bir yer bulamaz.
Başkalarına iyi gelmek uğruna kendime kötülük etmek, herkesin yanında olmak uğruna kendimi yalnız bırakmak istemiyorum.
Her zaman çözüm bulan, herkese destek olan, bütün sorumlulukları omuzlayan adam olmak zorunda değilim.
Bazen benim de anlatacaklarım ve anlaşılmaya ihtiyacım olabilir. Çünkü insan yalnızca güçlü olmak için yaşamaz.
Sevmek, sevilmek, güvenmek ve huzurlu olmak da ister.
Sürekli değerimi kanıtlamak, sevgiyi hak etmek için kendimden bir şeyler vermek istemiyorum.
GEÇMİŞİ BIRAK!!
Hepimizin geçmişinde iz bırakan olaylar, unutamadığı sözler ve karşılığını göremediği duygular olabilir.
Ancak geçmişte yaşadıklarımızın geleceğimizi yönetmesine izin vermemeliyiz.
Bir zamanlar kırılmış olmak, bir daha mutlu olmayacağımız anlamına gelmez.
Geçmişimizden ders almalı ama geçmişin içinde yaşamaya devam etmemeliyiz.
Herkese kendimi anlatmak, herkese haklı olduğumu kanıtlamak zorunda da değilim.
KENDİMİ TANIYORUM.
Eksiklerim, hatalarım olabilir. Ama iyi niyetimi, vicdanımı ve insanlara duyduğum saygıyı da biliyorum. Başkalarının benim hakkımda ne düşündüğünden önce, benim nasıl bir insan olduğuma ve nasıl bir hayat yaşamak istediğime bakmak istiyorum.
Çünkü hayat yalnızca sorumluluklardan, mücadelelerden ve başkalarının beklentilerinden ibaret değil. Hayatın içinde kendimize de yer açmalıyız.
KENDİNİ BİTİRME!
Bundan sonra daha huzurlu yaşamak istiyorum. İnsanları severken kendimi de sevmeyi, başkalarını düşünürken kendimi de düşünmeyi öğrenmek istiyorum.
Haksızlığa karşı duyarlılığımı kaybetmeden, vicdanımdan vazgeçmeden ama kendime de haksızlık etmeden yaşamak istiyorum.
Herkesin yükünü omuzlamak zorunda olmadığımı, her sorunu çözmekle sorumlu olmadığımı ve herkesin mutluluğunun benim görevim olmadığını artık anlamak istiyorum.
Çünkü insanın kendisini ihmal etmesi, zamanla kendi hayatına yabancılaşmasına neden olabilir.
Başkalarını mutlu edeceğim diye kendi mutluluğunu erteleme. Herkesi anlayacağım diye kendini anlamaktan vazgeçme. Birilerini kaybetmemek uğruna kendini kaybetme.
İYİLİK YAP AMA KENDİNİ TÜKETME.
UNUTMA, senin de bir kalbin, hayallerin ve yaşanmaya değer bir hayatın var.
Çünkü bu hayatta başkalarına ayırdığın yer kadar, kendine de zaman ayırmalısın.
Ve bir gün geriye dönüp baktığında, herkes için çabalarken kendini kaybetmiş bir insanı değil, başkalarını severken kendisini de korumayı öğrenmiş bir insanı görmek istiyorsan bugün kendin için de bir adım atmalısın.
HAYATINI BAŞKALARINI MUTLU ETMEK UĞRUNA TÜKETME. ÇÜNKÜ SEN DE BU HAYATTA MUTLU OLMAYI HAK EDİYORSUN.
BAŞKALARINA İYİLİK YAPARKEN KENDİNE KÖTÜLÜK ETME..
Saygılarımla, Esen Kalın..
Kategori: Genel · Bölge: Erzurum/Olur
Yayın: 26 Ekim 2026 11:48 · Kaynak: duzcedamla.com