Bu karar tekrar değerlendirilmeli
- Sermaye Piyasası Kurulu, nitelikli yatırımcı olma koşullarını önemli ölçüde değiştirerek finansal varlık toplamını 10 milyon TL'den 50 milyon TL'ye, işlem hacmini ise 5 milyon TL'den 25 milyon TL'ye yükseltti
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 26 Ekim 2026 tarihli kararıyla nitelikli yatırımcı olmanın koşullarını önemli ölçüde değiştirdi. Finansal varlık toplamı için aranan 10 milyon TL sınırı 50 milyon TL'ye, işlem hacmi için aranan 5 milyon TL sınırı ise 25 milyon TL'ye yükseltildi.
Ayrıca gayrimenkul yatırım fonları (GYF) ve girişim sermayesi yatırım fonlarına (GSYF) yatırım yapacak kişiler için daha önce tanınan istisna kaldırıldı. GYF ve GSYF'lerin uzun vadeli yatırım araçları olması nedeniyle bu fonlara yatırım yapacak kişiler için daha önce özel bir istisna getirilmişti.
Yeni kararla bu istisna da kaldırılarak söz konusu fonlar genel nitelikli yatırımcı koşullarına tabi hâle getirildi. İlk bakışta yatırımcıların korunmasına yönelik bir tedbir gibi görünen bu düzenleme, aslında sermaye piyasalarının işleyişini de önemli ölçüde etkileyecek.
NİTELİKLİ YATIRIMCI OLMAK NE DEMEK? Nitelikli yatırımcı kavramının temelinde, bazı yatırım araçlarının karmaşık ve riskli olması nedeniyle bunlara yatırım yapacak kişilerin belirli özelliklere sahip olması düşüncesi bulunuyor.
Ancak bu tür yatırımlar için aranması gereken temel özellik, belirli bir tutarda finansal varlığa sahip olmak değil, yatırım araçlarını ve bunların risklerini değerlendirebilecek bilgi ve deneyime sahip olmaktır. Bir kişinin 50 milyon TL finansal varlığının bulunması, karmaşık bir yatırım ürününün risklerini doğru değerlendirebildiğini göstermez.
Aynı şekilde, yüksek varlığa sahip olmak, kötü yönetilen bir fonun yaratacağı zararı önlemez. Kaldı ki son olaylarda kamuoyuna yansıyan gelişmeler, gayrimenkul gibi varlıkların da kullanıldığı piyasa manipülasyonu yoluyla yalnızca fonlar üzerinden değil, yönlendirmeler sonucunda manipülatif hisselere yatırıma yönlendirilen çok sayıda kişinin de zarara uğradığı bir sonuca yol açmıştır.
SORUNUN ÇÖZÜMÜ BU OLAMAZ Bir fonda varlıklar gerçeğe aykırı biçimde değerleniyorsa, portföy yönetiminde çıkar çatışmaları bulunuyorsa veya piyasa manipülasyonu söz konusuysa, yatırımcıların finansal varlık eşiğini yükseltmek bu sorunları ortadan kaldırmaz. Üstelik sorunların bir kısmı daha başlangıçta, yani halka açılan şirketlerin değerlemelerinde ortaya çıkabilir.
Fonların yatırım yaptığı şirketlerin gerçek değerlerinin belirlenmesi, ilişkili taraf işlemlerinin incelenmesi ve piyasa fiyatlarının sağlıklı oluşup oluşmadığının denetlenmesi de büyük önem taşıyor. Fonların doğru değerlenmesi, portföy yönetiminin etkin biçimde denetlenmesi, çıkar çatışmalarının önlenmesi son derece önemlidir.
MEVCUT YATIRIMCILAR DA ETKİLENECEK Kararın önemli bir yönü de yalnızca yeni yatırımcıları kapsamaması. Daha önce nitelikli yatırımcı statüsü kazanmış kişilerin de yeni koşulları sağlamaları gerekiyor. Koşulları karşılayamayanlar, ilgili sermaye piyasası araçlarında yalnızca satış yönünde emir verebilecek.
Dolayısıyla düzenleme, yatırımcıların işlem imkânlarını da daraltıyor. SERMAYE PİYASASININ DERİNLİĞİ ZARAR GÖRECEK 5 milyonluk bu sınırın getirilmesiyle nitelikli yatırımcı sayısında ciddi bir azalma yaşanması şaşırtıcı olmayacaktır.
Sermaye piyasalarını bilen, yatırım araçlarını tanıyan ancak yeni finansal varlık sınırını karşılayamayan kişilerin yatırım imkânlarının kısıtlanması, yatırımcı havuzunun ve piyasanın derinliğinin daha da daralmasına yol açacaktır. Bir başka risk de özellikle küçük yatırımcıların döviz ve altın gibi alternatif yatırım araçlarına yönelmesidir.
Enflasyonla mücadele programının yürütüldüğü bir dönemde tasarrufların sermaye piyasalarından bu alanlara kayması, ekonomi yönetiminin de arzu etmeyeceği bir sonuç olacaktır. BU KARAR YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ Eğer amaç gerçekten finansal okuryazarlığı yüksek yatırımcılar oluşturmaksa, bunun yolu nitelikli yatırımcıya ilişkin tutarı artırmaktan geçmiyor.
Finansal okuryazarlık bilgi ve deneyimle ilgilidir. Bu nedenle belirli yatırım araçları için eğitim, sertifikasyon veya sınav gibi yöntemler çok daha doğru tercih olacaktır. Son dönemde yaşanan fon sorunlarının çözümü, nitelikli yatırımcı için aranan tutar sınırını yükseltmek değil; doğru değerleme, şeffaflık, etkin gözetim ve denetim mekanizmalarını güçlendirmektir.
Çok parası olanın finansal okuryazar, az parası olanın finansal okuryazar olmadığı bir anlayışla sermaye piyasalarında güven tesis edilemez. Bu nedenle söz konusu karar yeniden değerlendirilmeli ve piyasaya daha fazla zarar verilmeden bu karardan dönülmeli.
Biz bu yazıyı hazırladıktan sonra SPK Başkanlığı görevine atanan değerli Muhsin Atçı ve yeni ekibe başarılar diliyorum.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Ekonomi · Bölge: Yozgat/çekerek
Yayın: 06 Kasım 2026 07:17 · Kaynak: istanbulticaretgazetesi.com