Azerbaycan'da Eksen Kayması!
- Azerbaycan bizim için sıradan bir ülke değildir
- Canımız, kanımız, kardeşimiz dediğimiz bir halkın yaşadığı, tarihimizin ve gönül bağlarımızın birleştiği bir ülkedir
Azerbaycan bizim için sıradan bir ülke değildir. Canımız, kanımız, kardeşimiz dediğimiz bir halkın yaşadığı, tarihimizin ve gönül bağlarımızın birleştiği bir ülkedir. Yıllardır "Bir millet, iki devlet" diyerek gurur duyduğumuz bu kardeşliğin bugün ciddi bir sınavdan geçtiğini görüyoruz.
Azerbaycan yönetimi, okullarda kıyafet düzenlemesini gerekçe göstererek başörtülü kız öğrencilerin eğitim kurumlarına girişini engellemeye başladı. İnancı gereği başını örten çocukların eğitim hakkı engelleniyor!
Kendilerini eleştiren Türk vatandaşları hedef alınıyor. 31 Türk vatandaşı istenmeyen kişi ilan edilerek ülkeye girişleri yasaklanıyor. Bazı isimler hakkında uluslararası arama kararları çıkarılıyor. Ne hakla, bilinmez! İçimizden bazıları da apar topar açıklama yapma gereği duyuyor.
"Aman ticaretim zeval görmesin" havasında zehir zemberek açıklama. Onları da not ettik bir kenara...
Evet yıllarca biz bu zulmü yaşadık, gördük. Başörtüsü üzerinden insanları ötekileştirdik. Birbirimizle uğraşarak ancak enerjimizi tükettik. Şimdi aynı tartışmaların kardeş bildiğimiz Azerbaycan'da yaşanması çok üzücü değil mi?
İsrail ile son derece yakın ilişkiler kuran, enerji ve savunma alanlarında güçlü iş birliğini sürdüren Bakü yönetiminin, İsrail ile yakınlaşırken sakınca görmeyip söz konusu başörtüsü olunca İran etkisinden ve İranlılaşma tehlikesinden söz etmesi manidardır!
Azerbaycan halkının önemli bir bölümü Şii Müslüman. İnanç özgürlüğünü savunmak ve yaşamak, bir ülkenin başka bir ülkeye benzemesi anlamına mı geliyor?
İsrail ile yakınlaşmakta sakınca görmeyen bir yönetimin, kendi ülkesindeki Müslüman çocukların başörtüsünden rahatsız olması, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorun eksen kayması değil midir?
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik hukuku, yalnızca siyasi liderlerin birbirine yakınlığıyla ölçülemez. Bu kardeşliğin asıl temeli halkların ortak tarihi, kültürü, dili ve değerleridir.
Bir millet, iki devlet diyorsak, o milletin inançlarına ve hassasiyetlerine de saygı göstermek zorundayız.
Azerbaycan'da bugün yaşananlar, yönetimin kendi halkıyla, inancıyla ve kardeş bildiği toplumlarla kurduğu ilişkinin sınavıdır ağır yara almasıdır.
Üstelik son gelişmeler de soru işaretlerini artırıyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara'daki zirvesine katılmaması, Azerbaycan'ın Dışişleri Bakanı düzeyinde temsil edilmesi vs...
Ermenistan'la yaşanan savaşlarda Türkiye devletiyle, milletiyle Azerbaycan'ın yanında dimdik durmadı mı? Siyasi, diplomatik ve askerî desteğinde eksiklik etti mi? Azerbaycan'ın en zor günlerinde Türkiye'de milyonlarca insanın yüreği Bakü için atmadı mı?
Şimdi Azerbaycan kendi ayakları üzerinde durduğunu sanarak, abisi rolündeki Türkiye ile arasına mesafe koyma çalışmaları kardeşlik hukukuyla ne kadar bağdaşır?
Kardeşlik, sadece zor günlerde hatırlanacak bir kavram değildir. Güçlendiğinde de, işler yolunda gittiğinde de birbirine sırt çevirmemeyi gerektirir.
Azerbaycan'ın yönünü İsrail'e çevirdiği yönündeki gelişmeler de bu tartışmaları beraberinde getiriyor. Peki, neden Türkiye'yi bir abi olarak görmek istemiyor bu yönetim? Bu sorunun cevabını bütün Azerbaycan halkına yüklemek doğru olmaz. Bana kalırsa burada halktan ziyade siyasi yönetimin tercihlerini konuşmak gerekiyor.
Çünkü Azerbaycan halkı bizim kardeşimizdir. Onların gönlünde Türkiye'nin yeri ayrıdır. Biz de her zaman onların yanındayız, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz.
Şimdi Azerbaycan'da gerçekten bir eksen kayması yaşanıyor mu, yaşanmıyor mu? Bunu zamanla daha iyi göreceğiz. Aliyev; yönetimin de geçicidir unutma. Baki kalan halkların dostluğudur.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 02 Kasım 2026 06:15 · Kaynak: gunebakis.com.tr