Yaşasın Cumhuriyet!
- Bazı tarihler takvim yapraklarında kalır, bazıları ise bir milletin kalbine yazılır
- 29 Ekim, bizim için sadece bir bayram değil; umudun yeniden doğduğu, bağımsızlığın anlam kazandığı ve bir milletin kendi geleceğine sahip çıktığı gündür
Bazı tarihler takvim yapraklarında kalır, bazıları ise bir milletin kalbine yazılır. 29 Ekim, bizim için sadece bir bayram değil; umudun yeniden doğduğu, bağımsızlığın anlam kazandığı ve bir milletin kendi geleceğine sahip çıktığı gündür.
Her yıl 29 Ekim geldiğinde sokakları süsleyen bayraklara, çocukların gözlerindeki heyecana ve hep birlikte söylenen marşlara baktığımda bir kez daha Türk olduğuma gurur duyuyorum.
Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, yalnızca bir ülkenin bağımsızlığı için mücadele etmediler. Aynı zamanda o ülkenin kendi geleceğini belirleyebilmesi için de mücadele ettiler. Bu millet onca zorluğa rağmen pes etmedi, umudunu kaybetmedi.
Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle birlikte egemenliğin millete ait olduğu açıkça ortaya koyuldu. Bugün özgürce düşünmenin, eğitim almanın, seçme ve seçilme hakkının değerini konuşabiliyorsak, geçmişte verilen bu mücadelelerin payını unutmamalıyız.
Beni en çok duygulandıran şeylerden biri de, Cumhuriyet’in yalnızca geçmişte yaşayan insanların değil, bugün doğan çocukların da geleceğini ilgilendirmesi. Bir çocuğun okul sırasında hayaller kurması, bir gencin geleceği ile ilgili söz sahibi olmak istemesi, bir kadının toplumun her alanında var olması…
Atatürk’ün bilime, eğitime ve akla verdiği önem çok kıymetliydi. Çünkü bir ülkenin geleceği yalnızca sınırlarını korumakla olmaz. Düşünen, sorgulayan, üreten, araştıran ve birbirine saygı duyan insanlar yetiştirmete ülkenin geleceğini arşa çıkarır.
Cumhuriyet’i yaşatmak, onu yalnızca kutlamak değil, bize emanet edilen değerleri günlük hayatımızda da korumaktır.
Hepimizi aynı bayrağın altında buluşturduğu için, bizlere güzel bir miras bıraktığı için, bütün farklılıklarımıza rağmen ortak bir geçmişimiz ve birlikte kurabileceğimiz bir geleceğimiz olduğunu hatırlattığı için Atatürk’e minnettarım.
Cumhuriyet’i sevmek yalnızca bayramlarda coşkulu olmakla sınırlı kalmamalı. Adaleti savunmak, insan haklarına saygı göstermek, çocukların iyi bir eğitim alması için çabalamak, kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğu bir toplum için çalışmak da Cumhuriyet’in değerlerini yaşatmanın bir parçasıdır.
Cumhuriyet’in bize bıraktığı en değerli şeylerden biri, yarınların daha güzel olabileceğine inanma gücüdür. Bu yüzden 29 Ekim’i yalnızca geçmişe duyulan bir minnetle değil, geleceğe duyulan umutla da kutlamalıyız.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun! Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın özgürlük ve yaşasın, bu ülkenin aydınlık yarınlarına inanan herkes!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim · Bölge: Gaziantep
Yayın: 29 Ekim 2026 06:49 · Kaynak: telgraf.net