Allianz Trade Raporu: Türkiye'de İflaslar 2027'de Yüzde 7 Azalacak
- Allianz Trade tarafından hazırlanan Küresel İflas Raporu, 2026 yılındaki artış eğiliminin ardından 2027 itibarıyla dünya genelinde iflaslarda iyileşme beklendiğini ortaya koyuyor
- Türkiye'nin ekonomik istikrar ve enflasyondaki düşüşle bu süreçte yüzde 7'lik bir gerileme yaşaması öngörülüyor
Allianz Trade, yayımladığı son Küresel İflas Raporu ile önümüzdeki üç yıllık sürece dair ticari risk projeksiyonlarını paylaştı. Analize göre, 2026 yılında incelenen on ülkeden altısında şirket iflaslarında artış gözlemlenirken, 2027 ve 2028 yılları itibarıyla küresel ölçekte bir düşüş eğilimi bekleniyor.
Bu iyileşme sürecinde, 2027 yılında on ülkeden yedisinde iflas sayılarının azalacağı tahmin ediliyor. Türkiye özelinde yapılan değerlendirmeler, enflasyondaki düşüş ve güçlenen ekonomik istikrarın etkisiyle iflas oranlarında yüzde 7 seviyesinde bir azalma yaşanacağına işaret ediyor.
Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde ise ülkeler arasında belirgin farklılıklar dikkat çekiyor. Bölgesel endeks kademeli bir düşüş sergilese de, iflas rakamlarının pandemi öncesi ve küresel finansal kriz dönemlerinin üzerindeki seyrini koruyacağı öngörülüyor.
Raporda yer alan ülke bazlı tahminlere göre, Rusya'da yüzde 14, Bulgaristan'da yüzde 9, Romanya'da yüzde 4, Çekya'da yüzde 3 ve Estonya'da yüzde 10 oranında iflas artışı bekleniyor. Buna karşılık, Romanya'da yüzde 6, Çekya'da yüzde 1, Estonya'da yüzde 3 ve Türkiye'de yüzde 7 oranında düşüş yaşanacağı öngörülüyor.
Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui, yüksek faiz oranlarının ve üst üste gelen ekonomik şokların, kırılgan yapıdaki şirketler üzerindeki baskıyı derinleştirdiğini vurguluyor. Finansal koşullar açısından bakıldığında, ülkelerin yaklaşık yüzde 60'ında politika faizlerinin 2027 yılında da yüksek kalmaya devam edeceği tahmin ediliyor.
Bu durumun şirketlerin finansman maliyetlerini artırarak kâr marjlarını daraltacağı belirtiliyor. Özellikle Batı Avrupa'da banka kredi faizlerinde meydana gelecek 100 baz puanlık bir artışın, şirketlere yıllık 6 ila 10 milyar avro arasında ek faiz yükü getireceği hesaplanıyor.
İnşaat, perakende ve hizmet sektörleri, iflas riskinin en yoğun hissedildiği alanlar olarak öne çıkıyor. Küresel çapta risk altındaki toplam istihdamın yaklaşık yüzde 60'ı, yani 1,6 milyon kişi Avrupa'da bulunurken; Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık bu riskin merkezinde yer alıyor.
Kuzey Amerika toplam riskin yüzde 24'ünü, Asya ise yüzde 11'ini oluşturuyor. Ayrıca, enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesinin enerji yoğun sektörlerdeki kârlılığı baskılamaya devam edeceği uyarısı yapılıyor. Sonuç olarak, önümüzdeki iki yıl içinde küresel iflaslarda genel bir azalma beklenmesine rağmen, bölgesel ve sektörel farklılıklar önemini koruyor.
Yetkililerin faiz oranları, enerji maliyetleri ve likidite koşullarını yakından takip etmesi gerektiği belirtiliyor. Türkiye'nin beklenen yüzde 7'lik düşüşü gerçekleştirmesi, hem istihdamın korunması hem de kredi piyasalarının seyri açısından kritik bir gösterge olarak izlenecek.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 28 Ekim 2026 13:25 · Kaynak: haberege.com.tr