Trabzon'da Ebru Baybara hayatının dönüm noktasını anlattı! Her şey o gün değişti
- Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Trabzon Gastronomi Festivali kapsamında ünlü şef ve sosyal girişimci Ebru Baybara, vatandaşlarla bir araya geldi
Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Trabzon Gastronomi Festivali kapsamında ünlü şef ve sosyal girişimci Ebru Baybara, vatandaşlarla bir araya geldi.
Festivalde ilk olarak bir workshop gerçekleştiren Baybara, ardından düzenlenen söyleşide yaşam öyküsünü, Mardin'e uzanan yolculuğunu ve gastronomiye bakış açısını anlattı.
Meslek hayatında karşılaştığı zorluklardan ailesiyle yaşadığı deneyimlere kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Baybara, özellikle oğlunun hastalığının ardından gıda üretimi üzerine yaptığı araştırmalara değindi.
Trabzon'u çok sevdiğini söyledi
Trabzon'da bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Ebru Baybara, "Trabzon Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği bu festivalde Trabzon'da olmaktan dolayı çok mutlu oldum. Ben Trabzon'u her yönüyle çok seviyorum" ifadelerini kullandı.
1999 yılında hayatları değişti
Meslek hayatının başlangıcını anlatan Baybara, 1998 yılında evlendiğini, 1999 yılında yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle eşiyle birlikte işsiz kaldıklarını söyledi.
O dönemde yeni bir sektöre yönelmek ya da kendi alanlarında farklılık oluşturmak zorunda kaldıklarını belirten Baybara, Mardin'e duyduğu merakın hayatının yönünü değiştirdiğini ifade etti.
Çocukluk yıllarındaki anısı kararını etkiledi
İstanbul'da büyüdüğünü anlatan Baybara, babasının çocuklarının eğitim alabilmesi için ailesini İstanbul'a getirdiğini söyledi.
Babası nedeniyle Mardin'e karşı özel bir ilgi duyduğunu belirten Baybara, sekiz yaşındayken dayısının vefatı nedeniyle gittiği Mardin'de gördüğü büyük konağın hafızasında önemli bir yer edindiğini anlattı.
Yıllar sonra çocukluk anısını eşiyle paylaşmak istediğini ifade eden Baybara, birlikte gerçekleştirdikleri Mardin ziyaretinin ardından burada yaşamaya karar verdiklerini belirtti.
Mardin'e taşınma kararı ailesinden tepki gördü
Mardin'de turizm alanında çalışmayı hayal ettiğini söyleyen Baybara, aldığı kararın başlangıçta ailesi tarafından olumlu karşılanmadığını dile getirdi.
Ailesinin kendisini kararından vazgeçirmeye çalıştığını anlatan Baybara, buna rağmen eşiyle birlikte Mardin'e taşındıklarını söyledi.
Ancak Mardin'deki yaşamının başlangıçta düşündüğü kadar kolay olmadığını belirten Baybara, İstanbul'da yetişmiş olmasının ve kadınların toplumsal hayattaki konumuna ilişkin farklı düşüncelerinin zaman zaman çevresiyle sorunlar yaşamasına neden olduğunu ifade etti.
Mardin'de karşılaştığı zorlukları anlattı
Mardin'deki ilk yıllarında toplumsal baskılarla karşılaştığını anlatan Baybara, kendi kararlarını özgürce vermesinin çevresindeki bazı kişiler tarafından hoş karşılanmadığını söyledi.
İnternetin henüz yaygın olmadığı dönemde yaşadığı bir olayı da paylaşan Baybara, bir gece internet kafeye giderek saatlerce çalıştığını, eve döndüğünde ise ailesinin kendisini merak ederek beklediğini anlattı.
O yıllarda yaşadığı olayların kendisi için kolay olmadığını belirten Baybara, zaman içerisinde farklı zorluklarla mücadele etmek zorunda kaldığını dile getirdi.
Oğlunun yürüyüşündeki farklılıkla başlayan süreç
Söyleşide hayatının en önemli dönüm noktalarından birinin oğlunun hastalığı olduğunu belirten Baybara, başlangıçta çocuğunun yürüyüşündeki farklılığın ciddi bir sağlık sorununa işaret edebileceğini düşünmediğini söyledi.
İlk muayenede oğlunun kalçasında bir açı problemi bulunduğunun belirtildiğini ve doktorun altı ay beklemelerini önerdiğini aktaran Baybara, geçen süre içerisinde yürüyüşündeki farklılığın daha belirgin hale geldiğini anlattı.
Annesinin de uyarısıyla oğlunu İstanbul'daki bir hastanenin çocuk nörolojisi bölümüne götürdüğünü belirten Baybara, burada gerçekleştirilen MR incelemesinin beklenenden uzun sürdüğünü söyledi.
Yapılan incelemelerin ardından oğlunun beyninin sol tarafında tümör tespit edildiğini anlatan Baybara, yaşananların hayatını tamamen değiştirdiğini ifade etti.
Baybara, 2012 yılına kadar bu sürecin hayatında önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Oğlunun hastalığından sonra gıdaları araştırmaya başladı
Oğlunun hastalığının ardından beslenme ve gıda üretimi üzerine düşünmeye başladığını anlatan Baybara, daha önce tükettikleri gıdaların nereden geldiğini ve nasıl üretildiğini sorgulamadığını söyledi.
Doktoruyla gerçekleştirdiği görüşmeler sonrasında tarım uygulamalarını araştırmaya yöneldiğini belirten Baybara, sağlıklı beslenmenin yalnızca tüketilen gıdayla değil, üretim koşullarıyla da bağlantılı olduğunu fark ettiğini ifade etti.
Bu süreçte tarımda kullanılan kimyasallar, toprağın yapısı ve üretim yöntemleri üzerine araştırmalar gerçekleştirdiğini anlatan Baybara, Anadolu'nun tarımsal zenginliğine ve geleneksel tohum çeşitliliğine dikkat çekti.
Anadolu'nun tarımsal mirasının korunmasını istedi
Anadolu'nun binlerce yıllık tarımsal geçmişine değinen Baybara, geçmişte bölgede çok sayıda buğday çeşidi bulunduğunu ancak günümüzde bu çeşitliliğin önemli ölçüde azaldığını söyledi.
Tarım politikalarında ve üretim yöntemlerinde yaşanan değişimlerin bu süreçte etkili olduğunu savunan Baybara, Anadolu'nun binlerce yılda oluşan genetik mirasının korunması gerektiğini vurguladı.
Gastronominin yalnızca yemek yapmaktan ibaret olmadığını belirten Baybara, yerel ürünlerin, geleneksel tarım bilgisinin ve kültürel mirasın korunmasının önemine değindi.
Baybara, mutfak kültürünün yaşatılabilmesi için gıdanın üretiminden tüketimine kadar geçen bütün sürecin doğru anlaşılması gerektiğini ifade etti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 31 Ekim 2026 13:19 · Kaynak: 61saat.com, 61 Saat Trabzon