KENDİN OLMAYA CESARET EDEBİLİR MİSİN?
İnsan dünyaya bir yüzle gelir; fakat hayat boyunca ona nice yüzler takılmak istenir. Aile başka türlü ol der, çevre başka türlü… Zamanın modası, toplumun beklentisi, makamın ağırlığı, menfaatin hesabı derken insan bazen öyle çok değişir ki sonunda kendi sesini kalabalığın sesinden ayıramaz hâle gelir. İnsanın dünyayı kaybetmesi değil, kendisini kaybetmesi. Yunus’un gönül ikliminden bakarsak insan, etten ve kemikten ibaret değildir. İçinde incitilmemesi gereken bir gönül, korunması gereken bir cevher vardır. İnsan kendisine yabancılaştığında aslında o gönül evinden uzaklaşır. Çünkü insanın kendisini bulması, nefsini büyütmesi değil; nefsinin gürültüsünü azaltıp yaratılışındaki özü işitebilmesidir. “Kendim olacağım” demek, “Canım ne isterse onu yaparım” demek değildir. Kendin olmak, nefsinin istediği kişi olmakla, hakikatin senden istediği kişi olmak arasındaki farkı anlayabilmektir. Mehmet Âkif’in insan anlayışında şahsiyet vardır. Eğilip bükülmeyen bir karakter, çalışkanlık, doğruluk, vakar ve sorumluluk… İnsan rüzgâr hangi taraftan eserse oraya dönen bir yaprak olmamalıdır.
Kategori: Genel
Yayın: 11 Eylül 2026 10:04 · Kaynak: bayrampasagundem.com