Türkiye'nin üretim zincirlerinin dışında bırakılmaması gerekiyor
- CECIMO, "Made in EU" düzenlemesinde Türkiye'nin AB menşeli içerikle eşdeğer değerlendirilmesini istedi
- Avrupa'nın makine tezgâhı üretiminin yüzde 6,6 daraldığına işaret edilen belgede, entegre üretim zincirlerinin korunması vurgulandı
ESRA ÖZARFAT / BURSA
Avrupa Birliği'nin (AB) sanayide yerli üretimi ve stratejik bağımsızlığı güçlendirmek amacıyla gündeme getirdiği “Made in EU” yaklaşımında Türkiye'nin konumu tartışılırken, Avrupa İmalat Teknolojileri Birliği (CECIMO) Türkiye'nin üretim zincirlerinin dışında bırakılmaması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Makina İmalatçıları Birliği'nin (MİB) de üyesi olduğu CECIMO, Ekim 2026'da yayımladığı pozisyon belgesinde, Gümrük Birliği aracılığıyla Avrupa sanayi değer zincirlerine derin biçimde entegre olan Türkiye'nin AB menşeli içerikle eşdeğer kabul edilmesini istedi.
Türkiye'nin yanı sıra AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan İngiltere ve İsviçre'nin de eşdeğer menşe kapsamında değerlendirilmesini isteyen kuruluş, bu ülkelerin kapsam dışında bırakılmasının mevcut tedarik zincirlerini bozabileceği, üretim maliyetlerini artırabileceği ve Avrupa sanayisinin küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısında bulundu. CECIMO, olası kısıtlamaların güvenilir ekonomik ortakları bütünüyle dışlamak yerine belirli stratejik ürünlere ve tedarik zinciri halkalarına yönelik uygulanmasını önerdi.
Avrupa'nın makine üretimi iki yıldır daralıyor
CECIMO'nun değerlendirmesinde Avrupa makine imalat sektörünün yaşadığı daralma da dikkat çekti. Avrupa'nın makine tezgâhı üretimi 2025 yılında yüzde 6,6 gerileyerek üst üste ikinci yıl düşüş gösterdi. Avrupa'nın küresel makine tezgâhı üretimi ve tüketimindeki payı da gerilemeye devam etti.
Bu tablo karşısında Avrupa'nın üretim kapasitesini ve teknolojik yetkinliklerini güçlendirmesi gerektiğini savunan CECIMO, “Made in EU” politikasının yalnızca nihai ürünlerin nerede monte edildiğine odaklanmaması gerektiğini bildirdi. Takım tezgâhları, eklemeli imalat sistemleri, robotik, endüstriyel otomasyon, yazılım, ölçüm ve test kabiliyetlerinin de stratejik sanayi yetkinlikleri arasında değerlendirilmesini istedi.
Havacılık, savunma, nükleer enerji, yarı iletkenler ve medikal teknolojiler gibi stratejik sektörlerin üretim altyapısını oluşturan makine ve teknolojilerin de bu yaklaşımın parçası olması gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye'nin Avrupa sanayi ekosistemindeki konumunun makine sektörü açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirten MİB Başkanı O. Fatih İğrek, Türk makine üreticilerinin Avrupalı müşterilere yalnızca makine satmadığını; mühendislik bilgisi, bakım hizmetleri ve esnek üretim altyapısı da sunduğunu ifade etti.
Türkiye makine sektörünün 2025 yılında 28,7 milyar dolarlık ihracatla tarihi rekor kırdığını hatırlatan İğrek, sektör ihracatının yaklaşık yüzde 60'ının AB ve ABD pazarlarına gerçekleştirildiğini, Türkiye'nin Avrupa'nın altıncı büyük makine üreticisi konumunda bulunduğunu kaydetti. Makine sektörünün sanayide yaşanan dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten İğrek, sektörün yalnızca ara malı üreticisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
İğrek, “Yeni fabrika kurmaktan temiz teknolojilerin yaygınlaşmasına, enerji verimliliğinden otomasyona kadar bütün stratejik dönüşüm alanlarının temelinde makine teknolojileri yer alıyor. Makine sektörü dönüşümün yalnızca bir parçası değil, dönüşümü mümkün kılan temel altyapıdır” dedi.
Küresel rekabette fiyat avantajının tek başına yeterli olmadığını, teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerinin belirleyici hale geldiğini ifade eden İğrek, üreticilerin Ar-Ge, yazılım, otomasyon ve dijitalleşme yatırımlarına ağırlık verdiğini belirtti.
Avrupa sanayisine korumacılık değil, rekabetçilik reçetesi
CECIMO, "Made in EU" yaklaşımının korumacılığa dönüşmemesi, Avrupa sanayisinin rekabet gücünü artırmaya odaklanması gerektiğini vurguladı. Başarının üretim kapasitesi, verimlilik, teknoloji ve tedarik zinciri dayanıklılığıyla ölçülmesini isteyen kuruluş; menşe kurallarının AB genelinde uyumlaştırılmasını, KOBİ'lerin idari yükünün azaltılmasını ve gerektiğinde istisnalar getirilmesini önerdi.
Avrupa'da 14 ulusal derneği ve yaklaşık 1.500 sanayi işletmesini temsil eden CECIMO, Avrupa makine tezgahı üretiminin yüzde 97'sini, dünya üretiminin ise yaklaşık üçte birini kapsıyor. Kuruluşun 2025 cirosu 23,4 milyar avro, istihdamı yaklaşık 150 bin kişi düzeyinde.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 21:05 · Kaynak: ekonomim.com