Körfez'de 4 Kasım Alarmı: ABD'den İran'a Olası Saldırı İddiası
- ABD yönetiminin, 3 Kasım'daki ara seçimlerin hemen ardından İran'a yönelik askeri bir harekat planladığı iddiaları Körfez ülkelerinde hareketliliğe yol açtı
- Washington'ın bölgedeki müttefiklerini 4 Kasım tarihi konusunda bilgilendirdiği ve operasyonun kısa süreli ancak şiddetli bir saldırı dalgası şeklinde planlandığı öne sürülüyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın, 3 Kasım 2026 tarihinde gerçekleşecek ara seçimlerin hemen ertesinde İran'a karşı askeri bir müdahalede bulunabileceği yönündeki iddialar Körfez bölgesinde geniş yankı uyandırdı. MSNOW adlı medya kuruluşuna konuşan ve isimlerinin gizli tutulmasını isteyen üç üst düzey Körfez yetkilisi, Washington'ın kendilerini 4 Kasım'da başlayabilecek bir operasyon konusunda uyardığını belirtti.
Yetkililerin aktardığına göre, planlanan harekatın uzun süreli bir savaştan ziyade, kısa ve yoğun bir saldırı dalgası şeklinde icra edilmesi öngörülüyor. Operasyon hazırlıkları kapsamında ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırdığı gözlemleniyor.
Pentagon, kısa süre önce USS Theodore Roosevelt uçak gemisiyle birlikte 9 bin ek askeri Basra Körfezi'ne sevk etti. Ayrıca, bölgedeki Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Katar ve Ürdün'de bulunan ABD büyükelçiliklerindeki personel sayısının azaltılması kararı, gerilimin tırmandığına dair bir diğer somut gösterge olarak değerlendiriliyor.
Wall Street Journal'ın daha önceki raporlarında, olası saldırı hedefleri arasında İran'ın kritik altyapı tesisleri ve nükleer programının yer aldığı belirtilmişti. Körfez ülkeleri içerisinde ise bu olası operasyona karşı farklı görüşler mevcut.
Bazı devletlerin, ABD'nin kendi topraklarındaki askeri üsleri saldırı için kullanmasına karşı çıkabileceği ifade ediliyor. Geçmişteki çatışmalarda İran ordusu ve desteklediği Şii milislerin, ABD saldırılarına misilleme olarak Körfez'deki stratejik noktaları hedef aldığı hatırlatıldığında, bölge ülkelerinin güvenlik endişelerinin arttığı görülüyor.
Nitekim 1 Eylül tarihinde gerçekleşen son askeri harekatın ardından bölgedeki tansiyon hiç düşmedi. Diplomatik kanallarda ise Washington'ın Tahran üzerindeki baskıyı artırma çabaları sürüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai'ye müzakerelerin yeniden başlaması için bir mektup iletti.
Ancak Tahran yönetimi, görüşmelere başlamak için Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasının kaldırılması, ekonomik yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi şartlarını yineleyerek henüz resmi bir yanıt vermedi. Beyaz Saray, hassas askeri planlar hakkında yorum yapmaktan kaçınırken, Trump'ın İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için tüm seçenekleri masada tuttuğunu vurgulamakla yetiniyor.
Öte yandan, iç siyasette de durum oldukça karmaşık; Pew Araştırma Merkezi'nin verilerine göre Amerikalıların yüzde 65'i Trump'ın İran politikasını onaylamıyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle Cumhuriyetçi seçmenler arasında da savaşa karşı artan bir hoşnutsuzluk gözlemleniyor.
Gelinen noktada, 4 Kasım tarihi hem bölgenin jeopolitik dengeleri hem de ABD'nin iç siyasi süreci açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Taraflar arasındaki restleşmeler ve askeri yığınaklar, bölgede yeni bir çatışma dalgasının tetiklenebileceği endişesini güçlendiriyor.
Uluslararası toplum, Washington ve Tahran arasındaki bu gerilimli sürecin nasıl sonuçlanacağını ve bölgedeki askeri hareketliliğin nihai boyutunu yakından takip ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 31 Ekim 2026 08:35 · Kaynak: indyturk.com