Habermetrik
← Ana Sayfa
28 Eylül 2026 07:05
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

PAÜ’den ailelere kritik işitme uyarısı

PAÜ’den ailelere kritik işitme uyarısı
Görsel kaynağı: gazetesehir.com

Denizli’de Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, İşitme Engelliler Haftası dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Yenidoğanlarda erken tanının çocukların konuşma ve dil gelişimi açısından kritik olduğuna dikkat çeken Ardıç, işitme kaybı tespit edilen bebeklerde 6 aylık olmadan işitme cihazına başlanabildiğini, uygun vakalarda bir yaşından itibaren koklear implant seçeneğinin değerlendirilebildiğini belirtti.

Denizli’de Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, Uluslararası İşitme Engelliler Haftası kapsamında işitme kaybında erken tanı, tedavi olanakları ve gelişen teknolojiler hakkında açıklamalarda bulundu. Geçmişte işitme engelli bireylerin eğitim ve sosyal yaşamdan uzak kalabildiğini hatırlatan Prof. Dr. Ardıç, tıp ve teknolojide yaşanan gelişmeler sayesinde bu tablonun önemli ölçüde değiştiğini ifade etti. İşitme kaybında özellikle erken tanının önemine dikkat çeken Ardıç, yenidoğan işitme tarama programlarının çocukların geleceği açısından kritik rol üstlendiğini belirtti. Her bebeğin hastaneden taburcu edilmeden önce işitmesinin değerlendirilmesinin önemine işaret eden Ardıç, taramada şüpheli sonuç alınması durumunda bebeklerin ilgili merkezlere yönlendirildiğini kaydetti. İşitme kaybının tespit edilmesi halinde tedavi sürecine mümkün olduğunca erken başlanmasının çocukların konuşma ve dil gelişimini doğrudan etkilediğini vurgulayan Ardıç, uygun durumlarda 6 aylık olmadan işitme cihazı kullanımına başlanabildiğini, bir yaşından itibaren ise koklear implant olarak bilinen iç kulak implantı uygulamasının gündeme gelebildiğini ifade etti. Tedavinin yalnızca cihaz ya da cerrahi müdahaleden ibaret olmadığını belirten Ardıç, rehabilitasyon sürecinin de önemli olduğunu vurguladı.

“İşitme engeli artık bir çaresizlik durumu değil”

Prof. Dr. Ardıç, gelişen imkanlarla birlikte işitme kaybı yaşayan bireylerin eğitim ve sosyal hayatlarını daha aktif biçimde sürdürebildiğine dikkat çekerek, “İster doğumsal olsun ister sonradan ortaya çıksın işitme engeli artık bir çaresizlik durumu değil” dedi. Ailelerin özellikle çocuklardaki işitme kaybı belirtileri konusunda bilinçli hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Ardıç, tarama programlarının aksatılmamasının erken tanı ve tedavinin başarısı açısından önemli olduğunu kaydetti. İşitme kaybının yalnızca çocukluk döneminde karşılaşılan bir sorun olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Ardıç, ileri yaşlarda işitme kaybı yaşayan bireyler için de işitme cihazı ve implant teknolojilerinde önemli gelişmeler yaşandığını belirtti. Yeni nesil işitme cihazlarına ulaşma imkanlarının geçmiş yıllara kıyasla arttığını ifade eden Ardıç, doğru cihaz seçiminin ve ihtiyaç halinde alınacak rehabilitasyon desteğinin günlük iletişim üzerinde önemli katkılar sağlayabileceğini söyledi. Teknolojik gelişmelere rağmen çözülmesi gereken sorunların bulunduğunu belirten Ardıç, özellikle yeni teknolojilerin hastalar açısından oluşturduğu ekonomik yüke dikkat çekti. Türkiye'de hastaların güncel teknolojilere ve tıbbi bilgiye erişme imkanının bulunduğunu ifade eden Ardıç, ekonomik maliyetler nedeniyle bazı hastaların bu imkanlardan yeterince yararlanamadığını söyledi. İşitme kaybının tedavisinde kullanılan teknolojilerin daha ulaşılabilir hale getirilmesinin önemine vurgu yapan Ardıç, böylelikle daha fazla bireyin mevcut tedavi seçeneklerinden faydalanabileceğini dile getirdi.

Erken tanı, tedavi ve toplumsal farkındalık

İşitme kaybının bireylerin toplum hayatından uzaklaşmasına neden olmak zorunda olmadığını belirten Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, erken tanı, uygun tedavi ve rehabilitasyon sayesinde iletişim becerilerinin geliştirilebildiğini ve bireylerin sosyal hayata daha aktif katılım sağlayabildiğini ifade etti. Ardıç, işitme engelinin bireylerin hayatındaki etkilerinin azaltılmasının yalnızca tıbbi ve teknolojik gelişmelerle mümkün olmayacağını belirterek toplumsal farkındalığın artırılmasının da bu süreçte önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Kaynaklar: gazetesehir.com
Haber metni ve görseller gazetesehir.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık
Yayın: 28 Eylül 2026 07:05 · Kaynak: gazetesehir.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp