Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ekim 2026 17:39
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Maliyetler Artıyor, Kur Sıkışıyor: Üzümdeki Düğüm Nasıl Çözülür?

Maliyetler Artıyor, Kur Sıkışıyor: Üzümdeki Düğüm Nasıl Çözülür?
Görsel kaynağı: alasehirmanset.com
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Üreticinin sitemini anlamak için uzun ekonomi raporlarına gerek yok
  • Gübreye, ilaca, mazota, elektriğe ve işçiliğe ödenen parayla, üzümden kazanılan parayı yan yana koymak yeterli

Üreticinin sitemini anlamak için uzun ekonomi raporlarına gerek yok. Gübreye, ilaca, mazota, elektriğe ve işçiliğe ödenen parayla, üzümden kazanılan parayı yan yana koymak yeterli. Böylesi bir tabloda çiftçinin öfkelenmesi de hesabını sorması da son derece doğal.

Ancak hesabı kime sorduğumuz, en az hesabı sormak kadar önemlidir. Alaşehir’de eleştirilerin önemli bir bölümü TARİŞ’e ve TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen’e yöneliyor. Üretici, kendisine en yakın gördüğü kurumdan çare bekliyor.

Ulaşabildiği yöneticiye sesini yükseltiyor. Bunu anlamak mümkün. Fakat üzümdeki krizin bütün faturasını Ferhat Şen’e kesmek adil mi?

Benim cevabım açık: Adil değil.

Çünkü Ferhat Şen döviz kurunu belirlemiyor. Ülkenin faiz politikasına karar vermiyor. Gübreyi, mazotu, elektriği ucuzlatacak yetkiyi elinde tutmuyor. Bir kooperatif başkanından, ülkenin ekonomi yönetiminin ve tarım politikalarının çözmesi gereken sorunları tek başına çözmesini bekleyemeyiz.

Önümüzdeki ihracat rakamları, meselenin boyutunu anlatıyor. 1 Eylül–24 Ekim döneminde kuru üzüm ihracatı geçen yılki 25 bin 353 tondan 36 bin 940 tona çıkıyor. Buna karşılık gelir, 90 milyon dolardan ancak 91 milyon dolara yükselebiliyor. Ton başına ortalama ihracat fiyatı da 3 bin 550 dolardan 2 bin 463 dolara geriliyor.

Yani yaklaşık yüzde 46 daha fazla üzüm gönderiyor, yalnızca yüzde 1 civarında daha fazla gelir elde ediyoruz. Birim fiyattaki kayıp ise yüzde 30’u aşıyor.

Bu tablo, daha fazla üretmenin ve daha fazla satmanın tek başına daha fazla kazanmak anlamına gelmediğini gösteriyor. Üstelik o üzümü yetiştirmenin, işlemenin, depolamanın ve taşımanın masrafları da karşılanmayı bekliyor.

Ferhat Şen’in, yabancı alıcının 1,8 veya 2 dolar teklif ettiği ürünü 3 dolara satmanın güçlüğüne ilişkin açıklamasını bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Üretici elbette emeğinin karşılığını ister. Ancak dünya pazarındaki alıcının sunduğu fiyatla üreticinin maliyeti arasındaki açığın nasıl kapatılacağına da cevap vermek zorundayız. Bu açığı yalnızca birlik başkanına yüklenerek kapatamayız.

Meselenin en önemli ayağı döviz kuru!

İçeride üretim maliyetleri yükselirken kur artışı bu yükselişin gerisinde kalıyorsa ve verimlilik artışı aradaki farkı kapatamıyorsa, ihracatta rekabet zorlaşır. Dışarıdaki alıcı, Türkiye’deki üreticinin masrafına bakarak fiyat vermez; başka ülkelerde aynı ürünü kaça bulabildiğine bakar.

Maliyetlerimizle dış pazardaki satış fiyatları arasındaki mesafe açıldığında, hem üretici hem ihracatçı sıkışıyor. Baskılanmış kurun tarımsal ihracat üzerindeki etkisini tartışmadan bu sıkışmayı yalnızca TARİŞ’in alım fiyatıyla açıklamak eksik kalır.

TMO’nun devreye girerek alımlarla üreticiye nefes aldırması değerlidir. Kamu desteği, çiftçinin ürününü değerlendirebilmesi açısından önem taşır. Ancak bir sezon verilen alım desteği, sonraki sezonların pazar ve maliyet sorunlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ürünü yetiştirmek kadar, onu hangi pazarda ve hangi gelirle satacağımızı da planlamak zorundayız.

Elmadan kiraza maruldan domatese benzer maliyet ve fiyat şikâyetleri dile getiriliyorsa, üzümdeki sıkıntıyı tek bir kurumun başkanıyla açıklayabilir miyiz? Meyveden sebzeye uzanan bu kaygı, tarıma daha geniş bir çerçeveden bakmamızı gerektiriyor.

Alaşehirli üreticinin emeğine sahip çıkacaksak, bağdaki bolluğun neden gelire dönüşmediğini bütün yönleriyle sorgulamalıyız. Kur politikasını, finansman maliyetlerini, ihracat pazarlarını ve tarımdaki planlama eksikliklerini aynı ciddiyetle konuşmalıyız.

Bu sorunlar sürerse tehlike yalnızca üzüm üreticisinin kapısında beklemez. Meyve yetiştiren de sebze üreten de aynı gelir kaybıyla karşılaşabilir.

Üreticinin öfkesi haklıdır. O öfkenin çözüm getirmesi için sorumluluk da yetkinin bulunduğu yerde aranmalıdır. Ferhat Şen’e yüklenerek döviz kurunu değiştiremeyiz, maliyetleri düşüremeyiz, kaybedilen pazarları geri getiremeyiz.

Çiftçinin alın terini koruyacak kalıcı kararları, o kararları alma yetkisi bulunanlardan istemeliyiz.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: alasehirmanset.com
Haber metni ve görseller alasehirmanset.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 30 Ekim 2026 17:39 · Kaynak: alasehirmanset.com
Kaynağı Oku ↗