Kadınların yıllarca fark edemediği hastalık lipödeme dikkat!
- Kilo vermek için diyet ve egzersiz yapan bazı kadınlar, vücutlarının üst bölümlerinde incelme yaşarken bacaklarındaki kalınlığın değişmediğini fark edebiliyor
- Bu duruma ağrı, dokunma hassasiyeti ve kolay morarma da eşlik ediyorsa lipödem ihtimali gündeme gelebiliyor
Kilo vermek için diyet ve egzersiz yapan bazı kadınlar, vücutlarının üst bölümlerinde incelme yaşarken bacaklarındaki kalınlığın değişmediğini fark edebiliyor. Bu duruma ağrı, dokunma hassasiyeti ve kolay morarma da eşlik ediyorsa lipödem ihtimali gündeme gelebiliyor.
Halk arasında “ağrılı selülit” ya da “bacak obezitesi” olarak da anılan lipödem, çoğunlukla kadınlarda görülen kronik bir hastalık. Bacaklarda, bazı vakalarda ise kollarda simetrik ve orantısız yağ dokusu birikimiyle ortaya çıkabiliyor.
Ayakların genellikle bu durumdan etkilenmemesi de hastalığın özellikleri arasında sayılıyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Okyay, lipödemin çoğu zaman fazla kiloyla karıştırıldığını ve bu nedenle tanının gecikebildiğini belirtti.
Okyay, hastalığın ilk kez 1940 yılında tanımlanmasına rağmen toplumda yeterince bilinmediğine dikkat çekerek, bacaklardaki kalınlığın her zaman kilo fazlasıyla açıklanamayacağını söyledi. Okyay, lipödemden etkilenen yağ dokusunun kilo kaybına vücudun diğer bölgelerindeki yağ dokusu gibi yanıt vermeyebildiğini ifade etti.
Bu nedenle bazı kadınların uzun süre diyet ve egzersiz yapmalarına rağmen bacaklarında bekledikleri incelmeyi göremediğini belirten Okyay, bu durumun kişilerin kendilerini başarısız hissetmelerine de yol açabildiğini kaydetti. Op.
Dr. Okyay, lipödem şüphesinde dikkate alınabilecek belirtileri şöyle sıraladı:* Kilo verilmesine rağmen bacaklardaki kalınlığın belirgin biçimde azalmaması* Bacakların vücudun üst bölümüne göre orantısız görünmesi* Bacaklarda ağrı ve dokunmaya karşı hassasiyet* Küçük darbelerle kolayca morarma* Bacaklar kalınlaşırken ayakların nispeten ince kalmasıBu belirtilerin lipödem şüphesini güçlendirebileceğini ancak tek başına kesin tanı koydurmayacağını vurgulayan Okyay, değerlendirme için hekim muayenesi ve gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini söyledi.
Lipödem ve obezitenin aynı kişide birlikte görülebileceğini de belirten Okyay, hastaların yalnızca tartıdaki değere göre değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Hastalığın yönetiminde kişiye özel yaklaşımın önem taşıdığını kaydeden Okyay, her hastanın cerrahi tedaviye ihtiyaç duymadığını belirtti.
Uygun egzersiz, kompresyon tedavisi, beslenme düzenlemeleri ve ödem yönetimine yönelik uygulamaların şikâyetleri hafifletmeye yardımcı olabileceğini; bazı hastalarda ise cerrahi seçeneklerin değerlendirilebileceğini söyledi. Okyay, uzun süredir diyet ve egzersiz yapmasına rağmen bacaklarındaki orantısız görünümde değişiklik olmayan, ağrı, hassasiyet veya kolay morarma yaşayan kadınların şikâyetlerini göz ardı etmemesi ve uzman hekim değerlendirmesine başvurması gerektiğini belirtti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: Ağrı
Yayın: 06 Kasım 2026 11:23 · Kaynak: gundemedirne.com