Türkiye’yi sel aldı| AFAD’da kurbağa adamlar görevi bırakıyor: Dalgıç sayısının 53’e düştüğü ve atıl malzeme iddiası
GÜLSEVEN ÖZKAN | İstanbul’da sel ve su baskınları AFAD’ın su altı arama-kurtarma kapasitesini gündeme getirdi. Kurbağa adam eğitimi alan 108 personelden yalnızca 53’ünün dalış görevini sürdürdüğü iddia edilirken, su üstü kurtarma kapasitesinin yetersiz kaldığı ve bu alanda alınan bazı ekipmanların atıl durumda olduğu da öne sürülüyor. Tazminat anlaşmazlığı nedeniyle dalış görevini bırakan personelin bulunduğu iddiaları afetlere müdahalede sorulara neden olurken AFAD iddialar için yanıt vermedi.
Paylaş Paylaş WhatsApp Kopyala GÜLSEVEN ÖZKAN
İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınları, afetlere müdahale kapasitesini yeniden gündeme getirdi. Su altında kaybolan kişilerin aranması, boğulma vakalarında kayıplara ulaşılması ve suya sürüklenen kişilerin kurtarılması, özel eğitim ve ekipman gerektiren görevler arasında yer alıyor. Bu görevlerde uzmanlaşmış personelin sayısı, illere dağılımı ve fiilen görev yapabilen ekiplerin durumu, afetlere hazırlığın önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) bünyesindeki kurbağa adamların çalışma koşulları ve dalış tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıklar da sellerle birlikte gündeme geldi. Kamu görevlisi olduğu için adının açıklanmasını istemeyen ve dalgıçlık görevini bıraktığını belirten bir personel, kurumda yaşanan sorunların yalnızca özlük haklarıyla sınırlı olmadığını, uzman personelin sahadaki görev kapasitesini de etkilediğini savundu.
Personeller, 2019’da başlatılan eğitim sürecinden mahkeme kararlarına, tazminat uyuşmazlıklarından ekiplerin illere dağılımına kadar yaşananları anlattı.
AFAD’ın 2019’da kurbağa adam yetiştirmek üzere sınav açtığını belirten çalışanlar, sürecin Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu temsilcilerinin yer aldığı bir komisyonla yürütüldüğünü söylediler.
Ankara’da yapılan aşamalı sınavı geçen adayların Çanakkale Deniz Polisi Eğitim Merkezi’ne gönderildiğini anlatan çalışanlar, burada yaklaşık bir ay süren kurbağa adam dalış eğitimi aldındığını belirtti. Eğitim sırasında da eleme yapıldığını söyleyen çalışanlar, kursu tamamlayanların AFAD adına su altı ve su üstü arama-kurtarma görevlerinde çalışmasının planlandığını ifade etti.
Personellerin aktardığına göre, eğitim süreci sonunda 108 kişi kurbağa adam olmaya hak kazandı. Eğitimler 2019’dan itibaren gruplar halinde sürdürüldü ve son kurslar 2021’de tamamlandı.
Eğitimini tamamlayanlara kurbağa adam belgelerinin AFAD Başkanlığı tarafından yaklaşık iki yıl sonra verildiğini söyleyen bazı çalışanlar, tazminat uyuşmazlığının da bu belgelerin hangi mevzuat kapsamında geçerli sayılacağı ve dalış tazminatına hak kazandırıp kazandırmayacağı üzerinden şekillendiğini belirtti.
Kurbağa adam eğitimini tamamlayan personelin dalış tazminatı alması gerektiğini savunan çalışanlar, AFAD’ın kendi su altı yönergesinde 3160 sayılı Emniyet Teşkilatı Uçuş ve Dalış Hizmetleri Tazminat Kanunu’na dayanak olarak atıf yapıldığını belirtti.
Emniyet, Jandarma ve Deniz Kuvvetleri bünyesinde görev yapan dalgıçların tazminat alabildiği, AFAD personelinin ise aynı haktan yararlanamadığı öne sürüldü.
Çalışanlar, AFAD yönetiminin başlangıçta tazminatların ödeneceğini söylediğini ancak ödemelerin yapılmadığını iddia etti. Kendilerine yazılı başvurularında haklarını mahkemede aramaları gerektiğinin bildirildiğini aktararak kurumun gerekçesinin çalışma barışının bozulacağı yönünde olduğunu öne sürdü.
Personeller, aynı uzmanlık alanında görev yapan kamu çalışanlarının tazminat almasının başka personelin haklarını ihlal edeceği gerekçesine karşı çıktı. Bir çalışan, "AFAD bünyesinde sınav ve eğitim süreçlerinden geçerek kurbağa adam olan personelin tazminat talebi, diğer görevlerde çalışan personelin haklarıyla aynı şekilde değerlendirilemez" dedi.
Dalış tazminatı uyuşmazlıkları nedeniyle personelin yargıya başvurduğunu belirten çalışanlar, 53 kişinin mahkeme kararlarıyla tazminat almaya başladığını anlattı. Bazı personelin de Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurduğunu ve burada tazminat ödenmesi yönünde tavsiye kararları verildiğini dile getirdiler.
Daha önce bazı bölge idare mahkemeleri, AFAD tarafından oluşturulan Kurbağa Adam Seçme ve Yeterlik Tespit Komisyonu'nun sınavını kazanan ve Çanakkale Deniz Polisi Eğitim Merkezi’nde dalış eğitimini tamamlayan personelin tazminattan yararlanması gerektiği yönünde kararlar verdi. Bu kararların gerekçelerinde, sınav komisyonunda Emniyet Genel Müdürlüğü temsilcilerinin bulunması ve eğitimin Deniz Polisi Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilmesi de değerlendirildi.
Ancak başka bir mahkeme, 3160 sayılı Kanun’un aradığı koşulların yerine getirilmediği sonucuna vardı. Uyuşmazlık, farklı bölge idare mahkemelerinin kesin kararları arasında görüş ayrılığı oluşmasına neden oldu.
Danıştay'a taşınan dosyada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bölge idare mahkemelerinin kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istemini 6 Mayıs 2025’te karara bağladı.
Kurul kararında, 3160 sayılı Kanun’un diğer kamu kurumlarında çalışan kurbağa adamlara da tazminat ödenmesine olanak tanıdığını kabul etmekle birlikte, bu haktan yararlanmak için kanunda belirtilen koşulların karşılanması gerektiğini değerlendirdi.
Kararda, AFAD’ın oluşturduğu Kurbağa Adam Seçme ve Yeterlik Tespit Komisyonu'nun sınavı ile Çanakkale Deniz Polisi Eğitim Merkezi’nde verilen dalış eğitiminin, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün düzenlediği sınav ve eğitimle aynı nitelikte olmadığı belirtildi. Kurul, AFAD tarafından verilen sertifikanın Emniyet Genel Müdürlüğünce onaylanmasına ilişkin kanuni şartın da yerine getirilmediği sonucuna vardı.
Danıştay, AFAD’ın sınavını ve dalış eğitimini tamamlayarak kurum tarafından kurbağa adam sertifikası verilen personele, bu sertifikaya dayanılarak 3160 sayılı Kanun kapsamında dalış tazminatı ödenmesinin mümkün olmadığı yönünde karar verdi.
Karşı oy kullanan üyeler, diğer kurumların kendi mevzuatlarına göre kurbağa adam statüsü verdiği ve fiilen görev yapan personelin tazminattan yararlanması gerektiği görüşünü savundu.
Danıştay kararından sonra tazminat alamayan personelin dalış görevini bırakmaya başladığını öne süren çalışanlar, bazı personelden daha önce ödenen tazminatların geri istendiğini öne sürdü.
Personeller, Eskişehir’de bazı çalışanların geri ödeme yapmaya başladığını iddia ederken, başka bir uygulamayı da şöyle anlattı. Dalış görevine yeniden dönmek isteyen bazı çalışanlardan, ileride tazminatın geri istenmesi durumunda parayı iade edeceklerine ilişkin noter belgesi talep edildiğini ileri sürdü.
AFAD’ın Türkiye genelindeki kurbağa adam kapasitesinin yetersiz olduğunu savunan bazı çalışanlar, 81 ilde sayının 53'e düştüğünü iddia ederek, sayının çok sınırlı bir sayı olduğunu savundu.
Bazı çalışanların iddasına göre, bazı illerde yalnızca bir dalgıç var. Biri personel, "Ancak güvenli dalış için birden fazla personelin aynı ekipte görev yapması gerekiyor" dedi. Çalışanlar, dalgıcın yanı sıra su üstünde güvenliği sağlayacak personelin de bulunması gerektiğini belirterek, tek başına bir dalgıcın bulunduğu ilde her zaman operasyon yapılamadığını savundu.
Personel, aktif ekiplerin yalnızca sınırlı sayıda ilde bulunduğunu öne sürdü. İstanbul’da üç kurbağa adam olduğunu ileri süren çalışanlar, bu sayının kentin ihtiyaçları açısından yeterli olup olmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Kendi uzmanlık alanı olan dalış görevinlerinin artık tam olarak, eskisi gibi yerine getirilmediği iddia edildi. söyledi. Bazı çalışanlar, bir boğulma vakasında su altındaki kişiye ulaşabilecek deneyimi bulunduğunu ancak dalgıçlık görevi kapsamında yetkilendirilmediği için başka illerden ekip çağrılabildiğini ileri sürdü. Örnek olarak Bingöl'deki bir olaya Diyarbakır'dan ekip gelebildiğini iddia etti. Erzurum'a Ankara'dan ekipler gelebildiği ileri sürüldü. Bu durumun saatler sürebildiği, ulaşım ve konaklama gibi masrafların da ortaya çıktığı belirttildi. Personeller, bu tür durumlarda kazazedelerin yakınlarının bekleyişinin de önem taşıdığını vurguladı. Bazı çalışanlar Rize gibi illere dalış aracı verildiğini ancak burada yeterli sayıda kurbağa adam bulunmadığını iddia etti.
AFAD bünyesinde kurbağa adamların yerine su üstü kurtarma personeli yetiştirilmeye başlandığını ileri süren bazı çalışanlar, bu eğitimlerin uzman dalgıçlığın yerini tutmadığını savundu.
Bir personel, "Bazı çalışanlara kısa süreli eğitimler veriliyor ve su üstü kurtarma görevlerinde çalışmaları için yetki tanınıyor. Ancak su üstü kurtarma personelinin su altında arama yapma ve dalış müdahalesinde bulunma yetkisi yok. Bu nedenle su üstü kurtarma eğitimi almış personeli kurbağa adamların görevlerini bütünüyle üstlenemez. Uzmanlığı yok. Yıllardır dalgıçlık yaptım. Su altı aramaları özellikle karanlık ve görüş mesafesinin düşük olduğu ortamlarda yüksek risk taşır. Yani biz karanlık sularda dalış yapıyoruz. Öyle denizde balıklarla dalış yapmıyoruz. Kolumuzu bile görmüyoruz ceset ararken” dedi.
Kimi personel, AFAD’ın su altı arama-kurtarma için botlar, dalış bilgisayarları ve diğer ekipmanları satın aldığını, ancak yeterli sayıda uzman dalgıcın görev yapamadığı bir ortamda bu yatırımların ne ölçüde kullanılabildiğinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Bazı ekipmanların kullanılmadan beklediğini veya zamanla yıprandığını, kamu zararı oluştuğu öne sürdü. "AFAD madem bu kişilerin hepsinde faydalanmayacaksa neden kurbağa adam belgesi verdi?
Geçtiğimiz aylarda Rize'de de su üstü arama kurtarma eğitiminde bir arama kurtarma teknisyeninin yeterli tecrübeli eğitim olmadığı için hayatını kaybettiği iddia eden bazı çalışanlar, Bingöl'e de Diyarbakır'dan personel gönderildiğini ileri sürdü.
Yapı Yol-Sen Samsun Şube Başkanı Yüksel Bayram da çalışanların dikkat çektiği sorunlara vurgu yaptı. 6 Şubat depremlerinin ardından arama kurtarma birliklerinin sayısının 20’ye çıkarıldığını ve kadroların yaklaşık 1,5 kat artırıldığını hatırlatarak, su altı ve su üstü arama kurtarma personelinin özlük haklarına ilişkin sorunların çözülemediğini söyledi.
Bayram, yıllarca eğitim alan ve sel, su baskını, boğulma vakaları ile yurt içi ve yurt dışındaki zorlu görevlerde çalışan dalgıçların tazminat hakları konusunda mağdur edildiğini savundu. Bu durumun yalnızca personelin özlük haklarını değil, arama kurtarma kapasitesini ve kamu kaynaklarının kullanımını da etkilediğini belirtti.
"108 kurbağa adamın 90’a yakını hak arayışında"
Bayram, "AFAD bünyesinde 108 kurbağa adam bulunuyor. Haklarını aramak için 90’a yakın personel mahkemelere ve Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurdu. Yedi ayrı bölgede 53 personel mahkemeyi kazanarak dalgıç tazminatı almaya hak kazanırken, bir bölgede 25 personel davayı kaybetti ve karar Danıştay tarafından onandı" dedi.
Aynı kurumda, aynı kadro ve unvanla görev yapan personelin bir bölümünün tazminat alırken diğer bölümünün alamadığına dikkat çeken Bayram, farklı yargı kararlarının personel arasında eşitsizliğe yol açtığını ifade etti. Bayram, dava süreçlerinin hem çalışanlara hem de kuruma mahkeme masrafları ve avukatlık ücretleri nedeniyle maddi yük getirdiğini kaydetti.
Dalgıç tazminatlarının geçmişine değinen Bayram, 2005-2010 yılları arasında 3160 sayılı yasanın ilgili maddesi kapsamında dava açıp kazanan personele ödeme yapıldığını, ancak daha sonra ödemelerin durdurulduğunu ileri sürdü.
Bayram, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü döneminden AFAD’a uzanan süreçte, tazminatın ödenmemesine ilişkin uygulamaların personelin aleyhine sonuçlandığını savundu. Üst düzey yöneticiler tarafından ödemelerin yapılacağı yönünde sözler verildiğini ancak bu sözlerin hayata geçirilmediğini belirtti.
Bayram, Eskişehir’de daha önce ödenen dalgıç tazminatlarının personelden geri alınmaya başlandığını ve bunun üzerine bazı çalışanların dalgıçlık görevini bıraktığını öne sürdü.
Aynı hafta art arda boğulma vakalarının yaşandığını, ekip gönderilemediğini belirten Bayram, idarenin personele yeniden tazminat ödenebileceğini ancak gerektiğinde bu paranın geri ödeneceğine ilişkin noter belgesi istenebileceğini söylediğini iddia etti.

Kategori: Hava · Bölge: İstanbul
Yayın: 18 Ekim 2026 21:25 · Kaynak: kisadalga.net