İçeceğe gizlice katılan tehlike: Almanya cezaları artırıyor
- Almanya'da nakavt damlalarıyla işlenen cinsel saldırı ve soygunlarda cezalar ağırlaşıyor
- Ancak uzmanlara göre asıl sorun, bu maddelerin kullanımını ve suçu kanıtlamanın zorluğu
Almanya'da nakavt damlalarıyla işlenen cinsel saldırı ve soygunlarda cezalar ağırlaşıyor. Ancak uzmanlara göre asıl sorun, bu maddelerin kullanımını ve suçu kanıtlamanın zorluğu.
Google'da DW'yi tercih edin Uzmanlar eğlence ortamlarında içeceklerin göz önünden ayrılmamasını, tanımadık kişilerden açık içecek alınmamasını ve arkadaşların birbirine göz kulak olmasını öneriyor Fotoğraf: Christian Thiele/dpa/picture alliance Reklam Almanya'da "K.O. damlaları" olarak bilinen ve Türkçe'de de "nakavt damlası" olarak ifade edilen maddelerle işlenen cinsel saldırı ve soygun suçlarına daha ağır cezalar geliyor. Alman Federal Meclisi, bu tür suçlarda asgari hapis cezasının üç yıldan beş yıla çıkarılmasını öngören yasa tasarısını onayladı.
Almanya Adalet Bakanı Stefanie Hubig, planlanan ceza artışının caydırıcılığı artırmasını hedeflediklerini belirterek "En az üç yıl mı, yoksa en az beş yıl mı hapis cezasıyla karşı karşıya olacakları elbette fark yaratacaktır" dedi.
Yeni düzenlemeyle bu maddelerinin, silah ve tehlikeli suç aletleri gibi "tehlikeli araçlar" kapsamında değerlendirilmesi öngörülüyor.
Yasa değişikliğinin tek başına sorunu çözmeyeceğinin bilincinde olduklarını söyleyen Sosyal Demokrat Parti'li (SPD) Bakan Hubig, düzenlemenin cinsel şiddetle mücadelede önemli bir etken olmasını beklediklerini kaydetti. Bakan, toplumun daha fazla bilgilendirilmesi ve konuya ilişkin farkındalığın artırılması gerektiğini de vurguladı.
Nakavt damlaları ile kişilerin bilgisi ve rızası olmadan verilen, onları uyuşturan, hareketsiz, algısız veya iradesiz hale getiren maddeler kastediliyor.
Mağdurlara yardım kuruluşu Weißer Ring'e göre aslında "nakavt damlası" ifadesi yanıltıcı olabiliyor. Çünkü söz konusu olan yalnızca damla şeklindeki tek bir madde değil. Kuruluş, bu amaçla kullanılabilecek 200'e yakın farklı madde bulunduğuna dikkat çekiyor.
Bunlar arasında GHB (gama-hidroksibütirat) ve GBL (gama-bütirolakton) öne çıkıyor. Almanya'da GHB uyuşturucu maddeler yasasına tabi. GBL ise çözücü ve temizlik maddesi olarak da kullanılan kimyasal bir madde. GBL vücuda girdikten sonra GHB'ye dönüşerek tehlikeli etkisini gösteriyor.
GBL ve GHB eğlence ortamlarında da tüketiliyor. Etkilerinin kişiden kişiye değiştiği kaydediliyor. Başlangıçta coşku hali olsa da bunu baş dönmesi ve mide bulantısı izleyebiliyor. Bilinç kaybı ve hafıza boşlukları yaşanmasına neden olabiliyor. Yüksek dozlarda ise solunum sorunları ortaya çıkabiliyor ve madde ölüme yol açabiliyor.
Özellikle alkol veya başka uyuşturucu maddelerle birlikte alındığında sağlık riskleri daha da artıyor. Bilincini kaybeden kişinin kendi kusmuğuyla boğulması da olası tehlikeler arasında sayılıyor.
Bu maddelerle işlenen suçlardaki en büyük sorunların başında, mağdurun kendisine ne verildiğini çoğu zaman fark edememesi geliyor.
Failler özellikle barlarda, kulüplerde veya diğer eğlence mekanlarında kurbanlarının açıkta olan içeceklerine söz konusu renksiz ve tatsız maddeleri katabiliyor. Amaçları ise kısa süreli coşku hissini takip eden bilinç kaybından yararlanarak mağdura cinsel saldırıda bulunmak veya mağduru soymak.
Bilinç kaybına neden olan bu maddeler özellikle eğlence mekanlarında tüketilen alkolün etkisiyle karıştırılabiliyor. Dolayısıyla özellikle alkol tüketilen ortamlardan sonra mağdurlar kendilerine gizlice bir madde verildiği sonucunu çıkaramayabiliyor.
Yasal düzenlemenin sertleştirildiği Almanya'da nakavt maddeleri kullanılarak işlenen suçların sayısına dair veriler bulunmuyor.
Vakaların çoğunda maddelerin eğlence mekanlarında içeceklere gizlice katıldığı düşünülüyor. Ancak mağdurlara kendi evlerinde nakavt maddesi verilerek cinsel istismara uğradıkları vakalar da bulunuyor.
Cinsel suçlarda nakavt maddelerine maruz kalanların büyük bölümünü, çoğu genç yaştaki kadınlar oluşturuyor. Bu konuda dünya çapında dikkat çeken örneklerden biri ise Fransa'da yıllarca eşinin cinsel istismarına maruz kalan Gisèle Pelicot vakasıydı.
Pelicot, o dönemki eşi tarafından yıllarca uyuşturucu maddelerle bilinçsiz hale getirilmiş, cinsel istismara uğramış veya bu amaçla başka erkeklere de sunulmuştu.
Yeni yasanın önündeki temel sorunlardan biri ise cezaların ağırlığından bağımsız olarak, nakavt maddelerinin kullanıldığını kanıtlamanın zorluğu. Bu amaçla kullanılan maddelerin çoğu vücutta yalnızca kısa bir süre içinde inceleme yapılması halinde tespit edilebiliyor.
Bu nedenle şüphe halinde hızlı davranılması, tıbbi yardım talep edilmesi ve delillerin mümkün olduğunca erken güvence altına alınması büyük önem taşıyor.
Buna mağdurların yaşadığı şok, hafızadaki boşluklar, belirsizlik ve utanç duygusu eklendiğinde pek çok mağdurun yaşadıklarını resmi makamlara bildirmediği tahmin ediliyor. O nedenle uzmanlar nakavt maddeleriyle bağlantılı şiddet suçlarında resmi kayıtlara yansımayan vaka sayısının yüksek olduğu görüşünde.
Almanya Adalet Bakanı Hubig ise "Bu maddelerin kullanıldığının kanıtlanması zor olsa da imkansız değil" diyerek şimdiye kadar verilen mahkumiyet kararlarına dikkat çekiyor.
Tam da bu noktada yeni düzenlemenin ne ölçüde etkili olacağı tartışma konusu.
Alman Hakimler Birliği Federal Genel Müdürü Sven Rebehn, cezanın ağırlaştırılmasını yerinde bulurken bu değişikliğin tek başına cinsel suçlar ve şiddet suçlarıyla mücadelede iyileşme sağlayacağından kuşku duyuyor.
Rebehn, halihazırdaki yasal düzenlemelerin de 15 yıla kadar hapis cezasına imkan tanıdığına dikkat çekiyor. Ona göre potansiyel failler açısından asıl caydırıcı unsur, cezanın kağıt üzerindeki ağırlığından çok yakalanma ve mahkum edilme riski.
Dolayısıyla yeni düzenlemeyle nakavt maddeleri kullanılarak işlenen cinsel saldırı ve soygunlara verilen asgari cezanın üç yıldan beş yıla çıkarılması güçlü bir hukuki mesaj niteliğinde. Ancak bu suçlarla mücadelede asıl güçlük ortadan kalkmıyor: Mağdurun çoğu zaman kendisine ne verildiğini fark edememesi, maddelerin vücuttan hızla atılması ve dolayısıyla suçun kanıtlanmasının zor olması.
Weißer Ring, açık içeceklerin gözetimsiz bırakılmamasını, şüphe halinde içeceğin tüketilmemesini ve dökülmesini, yabancılardan açık içecek veya yiyecek kabul edilmemesini tavsiye ediyor. Arkadaşların da eğlence mekanlarında birbirlerine dikkat etmesi öneriler arasında.
Ani rahatsızlık veya baş dönmesi durumunda arkadaşlardan ya da mekan çalışanlarından yardım istenmesi ve kişinin yalnız kalmaması gerektiğinin altı çiziliyor.
Kuruluş ayrıca nakavt maddelerini tespit ettiği iddiasıyla satılan bileklik veya pipetlerin yüzde yüz koruma sağladığı düşüncesine kapılmamak gerektiğini belirtiyor. Bu ürünlerin çoğunun yalnızca belirli maddeleri tespit edebildiğine ve bu nedenle farklı maddelerin fark edilemeyebileceğine dikkat çekiyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Genel
Yayın: 07 Kasım 2026 07:15 · Kaynak: DW Türkçe