Habermetrik
← Ana Sayfa
21 Ekim 2026 10:39 · Güncelleme 11:22
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Denizler kaynıyor, kasırga ve kuraklık kapıda! Küresel iklim alarmı: Şiddeti daha da artacak

Denizler kaynıyor, kasırga ve kuraklık kapıda! Küresel iklim alarmı: Şiddeti daha da artacak
Görsel kaynağı: gzt.com, Sözcü Gündem

Dünya genelinde iklim koşullarını etkileyen El Nino hava olayının, önümüzdeki aylarda farklı bölgelerde daha belirgin sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Pasifik Okyanusu’nun ekvator çevresindeki yüzey sularının normalden fazla ısınmasıyla ortaya çıkan bu olay, sıcaklık ve yağış dengelerini değiştirerek bazı bölgelerde kuraklığa, bazı bölgelerde ise aşırı yağışlara ve sellere zemin hazırlıyor. ABD, Endonezya ve Hindistan başta olmak üzere birçok ülkede sıcak hava, kuraklık, sel ve şiddetli fırtınalarla ilişkilendirilen El Nino’nun etkilerinin güçlenmesi bekleniyor. Dünya Meteoroloji Örgütünün (WMO) “Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi” raporunda, olayın etkilerinin Şubat 2027’ye kadar sürmesi ihtimalinin yüzde 100’e yaklaştığı belirtildi. Raporda, El Nino’nun aralık ayında beklenen zirvesinden önce daha da güçlenebileceğine dikkat çekildi. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) de 2026 sonbaharı ile 2027 kışında çok güçlü bir El Nino yaşanma olasılığının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu bildirdi. El Nino’nun etkileri yalnızca kara ekosistemleriyle sınırlı kalmıyor. Dünya Kaynakları Enstitüsünün (WRI) verilerine göre, okyanus sıcaklıklarındaki artış deniz canlılarının yaşam alanlarını etkilerken balıkçılık faaliyetleri üzerinde de baskı oluşturuyor. Okyanusların ısınması, derinlerden yüzeye çıkan besin bakımından zengin suların miktarını azaltabiliyor. Bu durum, balıkların beslenme koşullarını değiştirerek bazı türlerin sayısında düşüşe veya farklı bölgelere yönelmesine neden olabiliyor. Özellikle Peru’da ekonomik açıdan önemli olan hamsi ve ton balığı gibi türlerde yaşanabilecek değişimler, balıkçılıkla geçimini sağlayan toplulukların gelirlerini de etkileyebiliyor. Artan deniz suyu sıcaklıkları, deniz çayırları ve yosun ormanlarının zarar görmesine yol açarken mercan resiflerinde geniş çaplı ağarma olaylarını da tetikleyebiliyor. Bu gelişmeler, denizlerdeki biyolojik çeşitlilik ve ekosistemlerin dengesi açısından risk oluşturuyor. El Nino’nun yağış rejiminde meydana getirdiği değişikliklerin dünyanın farklı bölgelerinde birbirinden farklı sonuçlara yol açması öngörülüyor. WRI değerlendirmelerine göre Karayipler, Orta Amerika, Hindistan, Afrika’nın bazı kesimleri, Endonezya ve Avustralya’da kuraklığın su kaynakları ve tarımsal faaliyetler üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor. Buna karşılık ABD’nin güneyi, Peru, Ekvador, Doğu Afrika ile Orta Doğu ve Orta Asya’nın bazı bölgelerinde yoğun yağışların sel ve taşkın riskini yükseltebileceği tahmin ediliyor. Yağışların miktarı ve dağılımındaki değişiklikler, tarım alanlarının yanı sıra yerleşim yerleri ve su altyapıları açısından da önemli sonuçlar doğurabiliyor. El Nino ile ilişkilendirilen sıcaklık artışı ve kurak koşulların etkili olduğu Endonezya’da, ocak ayından bu yana devam eden orman yangınlarında yaklaşık 896 bin hektarlık alanın zarar gördüğü bildirildi. Yerel basında yer alan haberlere göre yangınlar nedeniyle bazı okullarda eğitime ara verilirken, Sumatra ve Kalimantan başta olmak üzere milyonlarca kişi yoğun dumana maruz kaldı. Ülke genelinde yaklaşık 175 bin kişide solunum yolu rahatsızlıkları görüldüğü aktarıldı. Uzmanlar, sıcaklığı artırıp kuraklığı derinleştirebilen El Nino koşullarının yangınların yayılmasını kolaylaştırdığına dikkat çekiyor. Yangınların etkisi yalnızca bitki örtüsünün kaybıyla sınırlı kalmıyor; yaban hayvanlarının beslenme ve barınma alanları da daralıyor. Endonezya’nın biyolojik çeşitlilik bakımından zengin bölgelerinde yaşanan tahribat, nesli tehlike altında bulunan Sumatra kaplanı, Cava gergedanı ve Borneo orangutanı gibi türler açısından da risk yaratıyor. Yaşam alanlarının küçülmesi, bu canlıların giderek daha dar bölgelerde hayatta kalmaya çalışmasına neden oluyor. El Nino’nun okyanus sıcaklıkları ve atmosfer koşulları üzerindeki etkileri, Pasifik’in doğusunda tropikal fırtınaların gelişmesi için elverişli ortam oluşturabiliyor. Uzmanlar, deniz yüzeyindeki ısınmanın ve atmosferin üst seviyelerindeki rüzgârların zayıflamasının bazı kasırgaların güçlenmesini destekleyebildiğini belirtiyor. Doğu Pasifik’te bu yıl 22 tropikal fırtına ve 12 kasırga kaydedildi. Uzmanlar, kasırga sezonunun tamamlanmasına iki ay kala açıklanan sayıların yıllık ortalamaların üzerine çıktığına işaret etti. Bu durum, sezonun kalan bölümünde oluşabilecek fırtınaların yakından izlenmesini gerektiriyor. El Nino’nun etkisiyle sıcak ve kurak koşulların görüldüğü Hindistan’da, tarımsal üretim için hayati öneme sahip muson yağışları beklenen seviyelerin altında kaldı. Hindistan Meteoroloji Dairesinin verilerine göre yağış miktarı, ülkenin doğu ve kuzeydoğu kesimlerinde ortalamanın yüzde 26, güney eyaletlerinde ise yüzde 24 altında gerçekleşti. Uzmanlar, muson yağışlarındaki azalma ve düzensizliğin tarım faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Yağışların yetersiz kalması, üretim planlamasından su kaynaklarının kullanımına kadar birçok alanda sorunlara yol açabiliyor. Batı Pasifik’te etkili olan Maysak ve Dujuan tayfunları, Çin’in doğusu ile Japonya’da sel ve heyelanlara neden oldu. Japonya Meteoroloji Ajansının verilerine göre, Batı Pasifik’te bu sezon 10 tropikal siklon oluştu. Bu sayının 1966’dan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştığı bildirildi. Uzmanlar, yılın kalan bölümünde yeni tayfunların gelişebileceği ve Çin ile Japonya’da olumsuz hava koşullarının etkisini sürdürebileceği uyarısında bulunuyor. El Nino’nun farklı bölgelerde farklı sonuçlar doğurması, hava olaylarının yakından takip edilmesini ve risklere karşı hazırlıklı olunmasını önemli hale getiriyor.

Kaynaklar: gzt.com, Sözcü Gündem
Haber metni ve görseller gzt.com, Sözcü Gündem sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Hava
Yayın: 21 Ekim 2026 10:39 · Kaynak: gzt.com, Sözcü Gündem
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp