Habermetrik
← Ana Sayfa
29 Ekim 2026 07:56 · Güncelleme 08:01
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Ticaret Bakanı Bolat, Cumhuriyet'in 103. yılında ihracatta gelinen noktayı değerlendirdi:

Ticaret Bakanı Bolat, Cumhuriyet'in 103. yılında ihracatta gelinen noktayı değerlendirdi:
Görsel kaynağı: rss.haberler.com, ensondakika.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 47 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisi ve dış ticaretinin son 20 yılda köklü bir dönüşüm yaşadığını belirterek, "Eylül itibarıyla yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın, hizmet ihracatına ilişkin tahminimizle birlikte 409,1 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisi ve dış ticaretinin son 20 yılda köklü bir dönüşüm yaşadığını belirterek, "Eylül itibarıyla yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın, hizmet ihracatına ilişkin tahminimizle birlikte 409,1 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştığını hesaplıyoruz." ifadesini kullandı. Bolat, Cumhuriyet'in 103. yılında Türkiye'nin dış ticaretindeki gelişime ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Türkiye ekonomisi ve dış ticaretinin son 20 yılda köklü bir dönüşüm yaşadığını belirten Bolat, "Eylül itibarıyla yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın, hizmet ihracatına ilişkin tahminimizle birlikte 409,1 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştığını hesaplıyoruz. Bu başarı, üreticilerimizin azminin, ihracatçılarımızın gayretinin, girişimcilerimizin cesaretinin ve milletimizin birliğinin eseridir.

Türk mal ve hizmetlerinin kalite, rekabetçilik ve beğeni gücünü temsil etmektedir. Cumhuriyetimizin 103. yılında,'Üreten, ihraç eden, büyüyen Türkiye' vizyonuyla daha güçlü, daha müreffeh bir geleceğe yürümeye devam ediyoruz.

Bu kutlu günde, ülkemizin üretim ve ihracat gücünde yakaladığımız bu tarihi başarının sevincini tüm milletimizle paylaşıyorum." değerlendirmesinde bulundu. Bolat, 1923'te tarım ürünleri ağırlıklı bir ihracat yapısına sahip olan Türkiye ekonomisinin, bugün otomotivden beyaz eşyaya, savunma sanayisinden yazılıma uzanan geniş ve katma değerli bir ihracat yelpazesine ulaştığına işaret ederek, "1923'te yalnızca 50 milyon dolar olan mal ihracatımız, 1980'de 2,9 milyar dolara, 2002'de 36,1 milyar dolara yükselmiştir.

Eylül itibarıyla mal ihracatımız yıllıklandırılmış olarak 283,7 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin dünya mal ihracatından aldığı payın, 1980-2000 yıllarında ortalama yüzde 0,38 seviyesinde seyrettiğini aktaran Bolat, 2002'de yüzde 0,55'e, 2025'te yüzde 1,04'e yükseldiğini bildirdi.

Bu büyük başarının, Türkiye'nin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve rekabetçi ekonomisiyle dünya sahnesindeki yerini daha da sağlamlaştırdığının en somut göstergesi olduğuna dikkati çeken Bolat, açıklamasına şöyle devam etti: "Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yalnızca 24 ülkeye ve 30 fasılda yapılan ihracat, bu yıl ocak-eylül itibarıyla 223 ülke ve gümrük bölgesine tüm fasıllara ve yaklaşık 13 bin farklı ürüne yayılmış durumdadır. Türkiye artık, dünyanın dört bir yanına üretimini ulaştıran, rekabet gücü yüksek, dinamik bir ihracat ekonomisine sahiptir.

2025 yılı itibarıyla 51 ülkeye 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirilmiştir. Yine aynı yıl 33 ilimizin yıllık ihracatı 1 milyar doları aşarken, ihracatçı firma sayısı 167 bin 779'a yükselmiştir. 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirilen fasıl sayısı da 53'e ulaşmıştır.

1973'te bir yılda 1 milyar dolar ihracat yapılabilirken, 1987'de bu başarı bir ayda, 2013'ten itibaren ise bir günde gerçekleştirilebilir hale gelmiştir. Bugün ise günlük ihracatımız zaman zaman 2 milyar doları geçmektedir.

Bu olağanüstü gelişme, Türkiye'nin üretim kapasitesindeki devasa artışın, ihracatçılarımızın dünya pazarlarında kazandığı güvenin ve rekabet gücünün, aynı zamanda Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken ulaştığımız ekonomik olgunluğun en somut göstergesidir."Bolat, Türkiye'nin artık sadece üreten değil, ürettiğini dünyaya ulaştıran bir ticaret ve ihracat gücü haline geldiğinin altını çizerek, dünya ticaret ortamındaki zorluklara rağmen Türkiye'nin, ekonomik dayanıklılığını koruyarak birçok pazarda rekor ihracat seviyelerine ulaştığını kaydetti. Avrupa Birliği (AB) ülkelerine 1996'da 11,3 milyar dolar olan ihracatın, Gümrük Birliği'nin kazandırdığı ivmeyle eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 118,7 milyar dolara yükseldiğini bildiren Bolat, "AB-27'nin toplam ithalatı içindeki payımız 2002'de yüzde 2,2 seviyesindeyken, 2025 yılı itibarıyla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan yüzde 4,1'e ulaşmıştır." ifadesini kullandı.

Bolat, Türkiye'nin, gelişmiş ülkelerin tercih ettiği güvenilir, istikrarlı ve güçlü bir ticaret ortağı konumunda olduğunu belirterek, 1969'da sanayi ürünleri ihracatının toplam ihracat içindeki payı yüzde 21,2 iken, bu oranın 2025 yılı itibarıyla yüzde 94,3'e yükseldiğini aktardı."Türkiye küresel ticaretin güvenilir aktörlerinden biri"Bu gelişmenin, Türkiye'nin tarım ağırlıklı bir ekonomiden, yüksek teknolojili üretim ve sanayi ihracatına yönelen güçlü dönüşümünün açık göstergesi olduğuna işaret eden Bolat, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Türkiye, üretimden ihracata, teknolojiden lojistiğe kadar tüm zinciriyle küresel ticaretin güvenilir aktörlerinden biri haline gelmiştir. 2002'de yüzde 30,4 olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam imalat sanayi ihracatımız içindeki payı, 2025'te yüzde 43,5'e, 2026 yılı eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak ise yüzde 44,1'e yükselmiştir.

Son 24 yılda sağlanan bu büyük başarıyla orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımızda artış aralıksız devam etmektedir. 1980-2002 döneminde dünya ekonomisi yüzde 3,1 büyürken Türkiye ekonomisi 0,8 puan fazlayla yüzde 3,9 büyüdü.

2003-2025 döneminde ise dünya ekonomisindeki büyüme hızı yüzde 3,6 olurken, Türkiye ekonomisi 1980-2002 dönemine göre 1,5 puan, dünya ortalamasına göre ise 1,9 puan daha hızlı büyümüştür. Bu güçlü büyüme performansıyla Türkiye, nominal milli gelir bakımından 2002'de dünyanın 21'inci büyük ekonomisi iken, 2025 yılında 16'ncı büyük ekonomisi, satın alma gücü paritesine göre hesaplanan milli gelir bakımından ise 2002'de dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi iken, 2025'te 11'inci büyük ekonomisi haline gelmiştir."Bolat, 2002-2025 döneminde Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılası ve kişi başına düşen gelirindeki artışa dikkati çekerek, "Bu tarihi yükseliş, güçlü ekonomik dönüşümümüzün ve üretim temelli kalkınma vizyonumuzun en somut göstergesidir.

Bu güçlü büyümenin temelinde, Türkiye'nin üretim gücü, girişimci ruhu ve ihracatçı vizyonu yatmaktadır." değerlendirmesinde bulundu."Dünya ekonomisindeki konumumuzu pekiştirmeye devam edeceğiz"Esnaf ve sanatkarların da Cumhuriyet'in asırlık birikimini küresel pazarlara taşıyan uluslararası birer ihracatçıya dönüştüğünü belirten Bolat, şunları kaydetti: "Mikro ihracat imkanları ve sağlanan kolaylıklar sayesinde geleneksel zanaat ve üretim kültürü sınırları aşmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, üretimden ihracata, teknolojiden markalaşmaya uzanan bu güçlü yapıyı daha da geliştirmeye, dünya ekonomisindeki etkin ve belirleyici konumumuzu pekiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz."

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: rss.haberler.com, ensondakika.com.tr
Haber metni ve görseller rss.haberler.com, ensondakika.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 29 Ekim 2026 07:56 · Kaynak: rss.haberler.com, ensondakika.com.tr
Kaynağı Oku ↗