Layık Olmak Layığını Bulmak
- Layık kelimesi nitelikleri, özü, hareketleri ve davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış veya bir kimseye uygun olan, yaraşan anlamlarına gelir
- Kökeni, Arapça kökenli lâyiḳ yani yakışan kelimesinden gelir
Layık kelimesi nitelikleri, özü, hareketleri ve davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış veya bir kimseye uygun olan, yaraşan anlamlarına gelir. Kökeni, Arapça kökenli lâyiḳ yani yakışan kelimesinden gelir.
İyi, güzel ve anlamlı şeylere layık olabilmek ve layığına denk gelmek ne güzel şey.
Hayat, insana her zaman istediğini vermez. Bazen çok istediğimiz bir kapı yüzümüze kapanır, bazen uğruna ömrümüzü verdiğimiz bir insan sırtını döner ansızın, bazen de hak ettiğimizi düşündüğümüz bir sevginin ya da bir mutluluğun uzağında buluruz kendimizi.
Sevgiye layık olmak isteyen, önce sevmeyi öğrenmelidir. Sadakat bekleyen, sadık olmalıdır. Saygı görmek isteyen, saygı göstermeli ve insan onurunu gözetmelidir. Merhamet bekleyen, başkasının yarasına dokunabilmelidir. İyilik bekleyip kötülük ekenin, huzur isteyip huzursuzluk saçanın kendisiyle yüzleşmesi gerekir.
Hayat, yalnızca etrafımızdaki insanlardan aldıklarımızdan ibaret değildir. Ne verdiğimiz, kime ne kadar etki ettiğimizde gönül heybemizdeki vefalı ve hoş birikintilerin aynasıdır. İnsan ektiğini mi biçer, yoksa hayat herkese hak ettiğini mi verir? Bence bu sorunun net bir cevabı yok gibi.
Günümüzde insanları aldatanlar mutlu görünürken, dürüst insanlar neden acı çeker? Gönülleri yıkanlar neden başları dik yürürken, bir kalbi incitmemek için kendi kalbini susturanlar neden yalnızlıkla sınanır? Haksızlık yapanlar maddi manevi birçok şeye sahip olurken, hakkı gözetenler neden kapı kapı dolaşır?
İsyana düşmeden, kimseye küsmeden güçlü kalıp yaşamaya devam edebilmek ne güzel bir erdem. Layık olmadığın bir muameleye maruz kaldığında sabırla sessiz kalabilmek ne asil bir davranış.
Hayat herkesin hesabını hemen kesen bir terazi değil maalesef. Dünya, iyinin ödülünü, kötünün cezasını anında dağıtan bir mahkeme hiç değil. Fakat her kazanç kâr değildir ve her kayıp da zarar değildir.
İnsan, kendi nefsini temize çıkarmakta ustadır. Yaptığı yanlışa bir mazeret bulur, kırdığı gönle bir sebep uydurur, aldığı hakka bir gerekçe üretir. Kendisine gelince herkesin bir hikâyesi vardır. Fakat başkasının canı yanarken kendi hikâyemize sığınmak bizi haklı yapmaz.
Bir gönlü kırdıysan, niyetinin iyi olduğunu söylemen o kırgınlığı kendiliğinden onarmaz. Bir insanın hakkını yediysen, kazandığın şeyler seni haklı çıkarmaz. Birinin güvenini boşa çıkardıysan, verdiğin sözler ve ettiğin güzel laflar seni yeniden güvenilir kılmaz. Çünkü insanın gerçek karakteri, anlattıklarında değil, yaptıklarında saklıdır.
Bazen kavuşamamanın bir kayıp olmadığını anlamak, kaybetmeyi kendimize dönüş olarak algılayabilmek, işlerin çıkmaz sokağa girer gibi tıkandığı anda yanlış bir yoldan uzaklaştığımızı düşünebilmek, tevekkül ve sabır dolu erdemli bir tavırdır.
Er ya da geç kişi layık olduğunu bulur. Bir de kişinin kendisine yakışanı yapması bir başkasının layığını bulmasını beklemekten çok daha değerlidir.
Her şey layık olanda kalmalı en çok ta AŞK. Hayatınızdaki şeylerin layığıyla olmasını temenni ederek ve İlhan ŞEŞEN’ in seslendirdiği "Aşk Layık Olanda" isimli eseri dinlemenizi tavsiye ederek "Kalın sağlıcakla," diyorum.
İnsan hakikati
Kendi içinde aramalı
Vakit geç olmadan
Neye lâyık, anlamalı…
Aşk emek ister
Sadakat ister
Vefa ister, sabır ister.
Gönül dediğin ince bir dal,
Kırılınca bahar küser…
Güzel yarınlara talip,
İyiliklere layık herkes kendince
Hak etmeden gül bekleyen,
Dikenine razı olsun önce…
Tohumunda iyilik varsa,
Elbet ömrün bahar olur.
Ne güzel şey
Dualara lâyık olmak.
Ne hoş şey
Gönüllerde iz bırakmak,
İşte budur insanın kârı.
Lâyık olalım sevmeye,
Sevdiğimiz de lâyık olsun bize
Layığını bulsun herkes gönlünce…
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi · Bölge: Elazığ
Yayın: 29 Ekim 2026 06:53 · Kaynak: gunisigigazetesi.net