AB Türkiye Raporu: Stratejik önemi vurgulandı, üyelik süreci donukta kaldı
- · 2 dk 2 AB Türkiye Raporu: Stratejik önemi vurgulandı, üyelik süreci donukta kaldı Yair Golan: Netanyahu seçim kaybını inkâr edip darbe girişiminde bulundu Avrupa Komisyonu, Brüksel'de açıkladığı 2026 Yılılı Genişleme Paketi kapsamındaki Türkiye Raporu'nda, Ankara ile Brüksel ilişkilerinin
· 2 dk 2 AB Türkiye Raporu: Stratejik önemi vurgulandı, üyelik süreci donukta kaldı Yair Golan: Netanyahu seçim kaybını inkâr edip darbe girişiminde bulundu Avrupa Komisyonu, Brüksel'de açıkladığı 2026 Yılılı Genişleme Paketi kapsamındaki Türkiye Raporu'nda, Ankara ile Brüksel ilişkilerinin çelişkili tablosunu bir kez daha ortaya koydu. Raporda, Türkiye'nin AB üyeliği perspektifinin stratejik önemi vurgulanırken, 2018'den beri duran müzakere masasının hareketsizliği «ciddi bir endişe kaynağı» olarak kaydedildi.
Raporun en dikkat çeken bölümü, Türkiye'nin coğrafi konumuyla sağladığı stratejik derinliğe ayrıldı. Belgede, Rusya-Ukrayna savaşında Karadeniz Tahıl İnisiyatifi'nin sürdürülmesindeki aracı rol, Suriye'deki terörle mücadele ve mülteci barındırma yükümlülüğü ile Gazze krizi insani yardım koridorları üzerindeki etkisi «AB güvenliği için kritik» olarak tanımlandı.
Komisyon, bu alanlarda işbirliğinin derinleştirilmesinin, üyelik sürecinden bağımsız olarak sürmesi gerektiğini aktardı.
Kopenhag Kriterleri'nin kalbi olan hukuk devleti, temel haklar ve yönetişim başlıklarında raporun tonu sertleşti. Yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü ve sivil toplum alanında «geri adımlar alındığı», Anayasa Mahkemesi'nin bazı kararlarının uygulanmaması ve terörle mücadele yasalarının geniş kapsamlı yorumlanmasının hürriyetleri kısıtladığı vurgulandı.
Avrupa Parlamentosu'nun önceki aylarda kabul ettiği kararlardaki «demokratik gerileme» tespitine atıf yapılarak, bu alanda somut reform adımlarının beklendiği belirtildi.
Ekonomik entegrasyon motoru olan Gümrük Birliği'nin modernizasyonu, Kıbrıs sorunu ve siyasi kriterler nedeniyle Konsey seviyesinde bloke kaldı. Vizeler serbestisi diyalogunun da, geri kabul anlaştırması ve veri koruma gibi teknik kriterlerde takıldığı, bu sürecin «politik irade beklentisi» içinde donduğu kaydedildi.
Mali işbirliği çerçevesinde ise IPA III (İnstrümanı Ön Erişim Yardımı) düzenlemesiyle 2027'ye kadar programlanan kaynakların, performansa dayalı şeffaf projelerle kullanımına yönelik yeni mekanizmalar hatırlatıldı.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı değerlendirmede, rapordaki tespitlerin «Türkiye'nin gerçeklerini yansıtmadığı», AB'nin kendi iç dinamiklerine ve Kıbrıs Türk tarafının haklarını göz ardı ettiği, ilişkinin «tek taraflı bir değerlendirme ekseninde seyrettiği» ifadeleri kullanıldı. Bakanlık, stratejik ortaklığın karşılıklı saygı ve çıkarlar zemininde, müzakere masasının şartsız canlandırılması çağrısını yeniledi.
Uzmanlar, raporun «stratejik önem» vurgusunun, üyelik perspektifini canlı tutmakla kalmayıp, AB'nin Türkiye'siz Güvenlik ve Savunma Birliği kuramayacağının da kabullenimi olduğunu kaydediyor. Ancak, 2027'ye kadar geçerli olan Çok Yıllı Bütçe ve yeni Avrupa Komisyonu'nun görev alması sürecinde, ilişkinin «pozitif gündem» (ticaret, enerji, göç, مكافحة terör) ile «siyasi gündem» (kriterler, Kıbrıs) olarak ikiye ayrılarak yönetilmesi senaryosunun güçlendiği öngörülüyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 04 Kasım 2026 16:27 · Kaynak: habergo.com.tr