Uyuyorsunuz Ama Nefesiniz Duruyor Olabilir!
- İnsan ömrünün neredeyse üçte biri uykuda geçiyor
- Günün bütün yorgunluğunu geride bırakıyoruz
İnsan ömrünün neredeyse üçte biri uykuda geçiyor. Ne güzel değil mi? Günün bütün yorgunluğunu geride bırakıyoruz. Başımızı yastığa koyuyor, gözlerimizi kapatıyor ve sabaha dinlenmiş uyanmayı bekliyoruz. Ama herkes için gece böyle geçmiyor.
Kimileri sekiz saat uyuduğu hâlde sabah sanki hiç uyumamış gibi kalkıyor. Kimileri gün boyu yorgunluktan yakınıyor. Bazıları da geceleri öyle horluyor ki evdeki herkes bu durumdan şikâyet ediyor. Çoğumuzun ilk tepkisi aynı:“Çok yorulmuşum herhâlde.”Ya da biraz gülerek, “Benim horlamam meşhurdur!” diyoruz.
Oysa bazen o horlamanın arkasında ciddiye alınması gereken bir hastalık bulunabiliyor. Adı uyku apnesi. Uyurken Nefes Almayı Unutmak Mümkün mü? Uyku apnesi, kişinin uyku sırasında solunumunun tekrar tekrar durması veya belirgin biçimde azalmasıyla ortaya çıkan bir sağlık sorunu.
En sık görülen türü, obstrüktif uyku apnesiymiş, yani tıkayıcı uyku apnesi. Uyku sırasında boğaz çevresindeki kaslar gevşiyor. Bazı insanlarda üst solunum yolu daralıyor veya kapanıyor. Hava akışı azalıyor, kimi zaman tamamen kesiliyor.
Beyin bu duruma tepki veriyor ve kişi çoğu zaman farkına bile varmadan kısa süreli uyanmalar yaşıyor. Sonra yeniden uykuya dalıyor. Bu döngü gece boyunca defalarca tekrarlanabiliyor. Sabah olduğunda ise kişi neden dinlenemediğini anlayamıyor.
Bu konuda okuduğum bir yazıda şöyle diyor: Amerikan Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü (NHLBI), uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini bozmadığını, tedavi edilmediğinde kalp ve damar sağlığı açısından da ciddi sorunlarla ilişkili olabilir...Bir de beynin solunum kaslarına gerekli sinyalleri yeterince gönderemediği merkezi uyku apnesi var. Yani her uyku apnesinin nedeni aynı değil.
Asıl Tehlike Bazen Sabah BaşlıyorUyku apnesini yalnızca gece yaşanan bir sorun olarak görmek de yanlış. Çünkü etkileri gündüz hayatına taşınabiliyor. Sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, sürekli yorgunluk…Bunların hepsi uyku apnesinde görülebilen belirtiler arasında.
Düşünsenize…Gece boyunca uyuyorsunuz ama vücudunuz yeterince dinlenemiyor. Sabah işe gidiyorsunuz, toplantıya katılıyorsunuz, araç kullanıyorsunuz. Bir türlü toparlanamıyorsunuz. Belki de kendinize kızıyorsunuz.“Eskiden böyle değildim, yaşlandım galiba.”Oysa sorun yaşınızdan çok uykunuzun niteliğiyle ilgili olabilir.
Kalp de Bu Uykusuzluktan EtkileniyorUyku apnesi yalnızca horlama ve yorgunlukla sınırlı kalmıyor. Kalbimizi korumak için beslenmemize, yürüyüşümüze, tansiyonumuza dikkat ediyoruz da uykumuza neden aynı özeni göstermiyoruz?
Belki de sağlığımız için yapabileceğimiz önemli şeylerden biri, gece nasıl uyuduğumuzu öğrenmek. Belki de Yanımızdaki İnsan Bize Bir Şey Anlatmaya ÇalışıyorBazen eşimiz, bazen annemiz, bazen de aynı evde yaşadığımız bir yakınımız uyarıyor bizi.“Gece çok horluyorsun.”“Nefesin kesiliyor gibi oluyor.”“Sabahları neden bu kadar yorgunsun?”Çoğu zaman geçiştiriyoruz.
Belki de artık bu uyarıları biraz daha dikkatle dinlemeliyiz. Çünkü insan kendi uykusunu dışarıdan göremiyor. Gece neler yaşadığını her zaman hatırlamıyor. Ama yanında uyuyan biri fark edebiliyor. Benim bu konuyu araştırırken en çok düşündüğüm şey de bu oldu.
Hayatta bazen en önemli uyarılar, en yakınımızdaki insanların sıradan görünen cümlelerinde saklı. Bir sağlık sorununu erken fark etmek için her zaman büyük bir belirti beklemek gerekmiyor. Bazen bir horlama, bazen sabah dinlenememek, bazen de gün ortasında bastıran uyku hâli bize bir şey anlatmaya çalışıyor.
Tabii her yorgunluğu uyku apnesine bağlamak da doğru değil. Benzer şikâyetlerin başka nedenleri olabilir. Bunun ayrımını hekim değerlendirmesi yapabilir. Sözün özü…Uyumakla dinlenmek her zaman aynı şey değil. Sağlıkta şakaya gelmiyor ve bir Doktor tavsiyesi her vakit önemli.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Sağlık
Yayın: 05 Kasım 2026 20:11 · Kaynak: gazetemerhaba.com