Erzurumlu İş İnsanı Şevket Demir Zengezur Koridoru ve Lojistik Merkezi İçin Kritik Uyarılar Yaptı
- Stratejik Konum ve Lojistik Potansiyel Erzurumlu iş insanı Şevket Demir, bölgenin sahip olduğu stratejik konumun ve sahip olduğu potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti
Stratejik Konum ve Lojistik Potansiyel Erzurumlu iş insanı Şevket Demir, bölgenin sahip olduğu stratejik konumun ve sahip olduğu potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti. Demir, özellikle Palandöken Lojistik Merkezi'nin çok daha etkin bir şekilde kullanılması ve Erzurum'un yüksek hızlı tren ağlarına entegre edilmesi hususunda kritik görüşler paylaştı.
2 Ekim 2026 tarihinde ERVAK tarafından organize edilen 30. Sultan Sekisi toplantısında Zengezur Koridoru'nun gündeme geldiğini hatırlatan Demir, söz konusu toplantıda uzmanların sunduğu veriler ışığında konunun Erzurum özelindeki yansımalarının yeterince tartışılmadığını belirtti.
Şevket Demir, Zengezur Koridoru'nun sadece ekonomik birererzi olarak değil, aynı zamanda Türkiye ile Türk dünyası arasında kurulacak olan kopmaz bir ulaşım ve iletişim köprüsü olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu güzergâhın bir'Turan Yolu' olarak konumlandırılmasının önemine dikkat çeken Demir, bölgedeki kara ve demiryolu inşaatlarının devam ettiğini ve koridorun 2029-2030 yılları arasında faaliyete geçmesinin öngörüldüğünü aktardı.
Mevcut durumda Azerbaycan ve Türk Cumhuriyetleri ile Uzak Doğu ve Çin arasındaki ticaretin büyük ölçüde Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu üzerinden gerçekleştirildiğini hatırlatan Demir, Türkiye'nin Nahçıvan ile olan 17 kilometrelik sınırının önemine ve Iğdır-Aralık Dilucu Sınır Kapısı'nın bu noktadaki kritik rolüne değindi. Dilucu-Kars arasındaki 224 kilometrelik hattın temelinin Ağustos 2026'da atıldığını, Kars-Erzurum arasındaki 208 kilometrelik hattın ihalesinin ise Haziran 2026'da gerçekleştirildiğini bildirdi.
Erzurum-Erzincan arasındaki 173 kilometrelik hattın proje çalışmalarının sürdüğünü ancak ıslah ihaleleri için henüz net bir takvimin açıklanmadığını belirtti. Ayrıca Kars ile Sivas-Divriği arasındaki 660 kilometrelik hat için Dünya Bankası'ndan finansman sağlandığını kaydetti.
Demiryolu Yatırımlarında Teknik Ayrım Demiryolu yatırımlarının niteliği konusunda önemli bir ayrımı dile getiren Şevket Demir, mevcut hatlar üzerinde yürütülen çalışmaların doğrudan "yüksek hızlı tren" yatırımı olarak nitelendirilmemesi gerektiğini savundu. Demir, bu tür çalışmaların mevcut hatların bakım, onarım ve modernizasyon süreçlerini kapsadığını, yüksek standartlı demiryolu ile yüksek hızlı trenin teknik olarak farklı altyapılar gerektirdiğini belirtti.
Yüksek standartlı demiryollarında yük ve yolcu taşımacılığının aynı hatta yapılabildiğini, bu hatların konvansiyonel demiryollarından daha modern olup saatte 200 kilometre hıza ulaşabildiğini anlattı. Buna karşın yüksek hızlı trenin, tamamen yeni bir hat ve farklı teknik özelliklerle, saatte 240 kilometre ve üzeri hızlarda çalışacak şekilde kurgulandığını ifade etti.
Bölgeye yapılacak demiryolu yatırımlarının önemini kabul etmekle birlikte, mevcut hatların modernizasyonunun Erzurum halkının yüksek hızlı tren beklentisini karşılamayacağına dikkat çekti. Orta Koridor ve Erzurum'un Kritik Rolü Çin'in Avrupa'ya ulaşımda geleneksel ve maliyetli deniz yolu taşımacılığına alternatif arayışları içinde olduğunu belirten Demir, bu noktada Türkiye üzerinden geçen Orta Koridor'un büyük bir stratejik değer taşıdığını ifade etti.
Güvenli ve kısa ulaşım avantajı nedeniyle Çin tarafından tercih edilen Orta Koridor'da Bakü'den Kars'a ulaşım için iki ana alternatifin bulunduğunu belirtti. Bunlardan ilki yaklaşık 820 kilometrelik Bakü-Tiflis-Kars hattı, ikincisi ise Bakü-Zengezur-Nahçıvan-Iğdır-Kars güzergâhıdır.
İkinci güzergâhın 600-650 kilometre uzunluğunda olması öngörülürken, her iki hattın da Kars'tan sonra Erzurum üzerinden geçerek Anadolu'yu katettiği ve İstanbul Halkalı, Edirne Kapıkule üzerinden Avrupa demiryolu ağına bağlanarak Londra'ya kadar uzandığını aktardı. Bu güzergâhların sadece bir ulaşım aracı değil; ticaret, ithalat, ihracat, turizm ve kültürel bağların güçlenmesi için devasa fırsatlar sunduğunu ve Erzurum'un bu ağda en temel duraklardan biri olduğunu vurguladı.
Lojistik Merkez ve Bölgesel Kalkınma Erzurum'un coğrafi konumu itibarıyla Türkiye'nin doğu, batı, kuzey ve güney bölgelerini birbirine bağlayan stratejik bir kavşak noktasında bulunduğunu hatırlatan Şevket Demir, şehrin tarihi İpek Yolu, Baharat Yolu ve Kürk Yolu gibi kadim ticaret yollarının geçiş güzergâhı olduğunu belirtti. Şehrin Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarını birleştiren Anadolu köprüsü üzerinde önemli bir kapı olduğunu ifade eden Demir, günümüzdeki İpek Yolu karşılığının demiryolu taşımacılığı olduğunu söyledi.
Bu bağlamda Palandöken Lojistik Merkezi'nin çok kritik bir yatırım olduğunu ifade eden Demir, Erzurum 1. Organize Sanayi Bölgesi'nin hemen yakınında yer alan ve TCDD tarafından kurulan yaklaşık 350 bin dönümlük alandaki bu merkezin çok daha etkili kullanılması gerektiğini dile getirdi.
TCDD 9. Bölge Müdürü Yunus Yeşilyurt ile yaptığı görüşmelerde Erzurum'un ithalat ve ihracat kapasitesinin yetersiz kaldığını ve lojistik merkezden yeterince yararlanamadığını tespit ettiğini belirten Demir, Erzurum'un sadece bir transit istasyon olarak kalmaması gerektiğini savundu.
Kars Lojistik Merkezi'nin Erzurum'dan çok daha ileri bir seviyede olduğunu ve Kars'tan geçen trenlerin Erzurum'daki merkeze uğramadan devam ettiğini ifade eden Demir, Erzurum'un bu trenlere ürün yükleyebilmesi ve yük indirebilmesi için daha aktif bir rol oynaması gerektiğini vurguladı. Lojistik Köy Vizyonu ve Tarımsal Üretim Palandöken Lojistik Merkezi'nin gerçek bir "lojistik köy" konseptine uygun şekilde yapılandırılması gerektiğini savunan Demir; bu yapının yük terminalleri, depolar, antrepolar, soğuk hava depoları, oteller, restoranlar, özel sektör ofisleri, banka şubeleri ve tarım/hayvancılık depoları ile entegre bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti.
Gümrük binasının merkezden uzak konumlandırılmasının yarattığı aksaklıkların giderilmesi gerektiğini ekleyen Demir, devletlerin ekonomik sistemi canlandırmak için yaptıkları büyük yatırımların Erzurum için de gerekli olduğunu belirtti. Şehrin sanayi ve teknoloji üretimi gelişimine kadar en güçlü ihracat kalemlerinin tarım ve hayvancılık olduğunu hatırlatan Demir, bu alanların geliştirilmesinin dünya ekonomisiyle entegrasyon için zorunlu olduğunu ifade etti.
Yüksek Hızlı Tren Bir Hak Olarak Görülmeli Son değerlendirmelerinde yüksek hızlı tren konusuna tekrar değinen Şevket Demir, uluslararası demiryolu ağına entegre olacak ve yük-yolcu taşımacılığını bir arada sunacak yüksek standartlı demiryolu yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların yüksek hızlı tren beklentisini karşılamayacağını net bir şekilde ifade etti. Erzurum'un yüksek hızlı tren beklentisinin devam ettiğini belirten Demir, yüksek standartlı demiryolu çalışmalarının tamamlanmasının ardından yüksek hızlı tren hattının inşasının Erzurum için öncelikli, vazgeçilmez ve müktesep bir hak olduğunu vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Erzurum/Palandöken
Yayın: 29 Ekim 2026 09:17 · Kaynak: vanpostasigazetesi.com