Habermetrik
← Ana Sayfa
Iğdır 04 Kasım 2026 11:47 · Güncelleme 11:59
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

KKTC'deki gemi faciasında ailelerden suç duyurusu

KKTC'deki gemi faciasında ailelerden suç duyurusu
Görsel kaynağı: yenibakishaber.com
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • KKTC açıklarında 27 kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasında yakınlarını kaybeden aileler, sorumluların tespit edilmesi için suç duyurusunda bulundu
Hukuki not: Ölüm haberi: bilgiler adli makamların açıklamalarına dayanır, kesinleşmiş yargı kararı değildir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen ve 27 kişinin yaşamını yitirdiği gemi kazasında yakınlarını kaybeden aileler, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Kazadan bu yana 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu'ndan haber alınamazken, aileler faciada sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların tespit edilmesini istedi.

Aileler Mersin'de bir araya geldi

KKTC'nin Girne kenti açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen gemi kazasında yaşamını yitirenlerin yakınları ve avukatları, Mersin'deki Özgür Çocuk Parkı'nda bir araya geldi. Kazada 27 kişinin hayatını kaybettiği, 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu'nun ise halen kayıp olduğu belirtilirken, aileler olayın bütün yönleriyle araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.

Yakınlarını kaybeden aileler ve kazazedelerin vekilleri, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak kazaya ilişkin kararların, teknik süreçlerin ve olası ihmallerin incelenmesini talep etti.

Sorumluluk sürecinin tamamı araştırılsın istendi

Aileler adına açıklama yapan Avukat Berkan Aydoğan, suç duyurusunun yalnızca geminin battığı sırada yaşananlarla sınırlı olmadığını, sefer öncesinde alınan kararların ve bu kararlarda sorumluluğu bulunan kişilerin de araştırılmasını istediklerini söyledi.

Aydoğan, "Başvurumuzun amacı, yalnızca geminin son dakikalarında yaşananları değil, geminin o sefere çıkarılmasına kadar uzanan bütün karar ve sorumluluk sürecini ortaya çıkarmaktır. Başvurumuzda Türkiye'de soruşturma yürütülmesinin koşulları ile yer yönünden yetkinin ayrı ayrı değerlendirilmesini istedik.

Türkiye'de gerçekleşmiş olabilecek eylem ve ihmallerin yerinin, şüphelilerin Türkiye'deki yakalanma, yerleşim ve adres durumlarının araştırılmasını talep ettik. Amacımız, yetki konusunda peşinen hüküm vermek değildir. Amacımız, bu değerlendirme yapılırken delillerin kaybolmaması ve Türkiye'deki sorumluluk bağlantılarının araştırılmadan bırakılmamasıdır" ifadelerini kullandı.

Türkiye ve KKTC arasında adli iş birliği talebi

KKTC'de yürütülen adli süreci takip ettiklerini belirten Aydoğan, mevcut soruşturmanın yok sayılmadığını ancak farklı kişi ve kurumların olası sorumluluklarının da incelenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye ve KKTC makamları arasında etkili bir adli iş birliği kurulmasını isteyen Aydoğan, mevcut soruşturma dosyalarının hangi kişileri ve fiilleri kapsadığının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Aydoğan, "Bu süreci yok saymıyoruz. Türkiye ve KKTC makamları arasında etkili adli iş birliği kurulmasını, mevcut dosyaların kişi ve fiil kapsamının belirlenmesini istiyoruz. Ancak bir yerde soruşturma yürütülüyor olması, başka kişilerin farklı kararlarının ve ihmallerinin araştırılmamasına gerekçe yapılmamalıdır.

Talebimiz, sorumluluğun yalnızca kaptan ve mürettebatla sınırlandırılmamasıdır. Karar gemide alınmışsa gemide, şirket merkezinde alınmışsa şirket merkezinde, bakım veya denetim sürecinde alınmışsa o süreçte araştırılmalıdır" dedi.

Geminin sefer öncesindeki teknik durumu incelensin

Kazanın nedeninin belirlenmesi için geminin sefer öncesindeki teknik durumunun ayrıntılı biçimde araştırılmasını isteyen Aydoğan, yalnızca geminin battığı anın değil, kazaya kadar geçen sürecin de aydınlatılması gerektiğini söyledi.

Geminin bakım, onarım ve denetim süreçleri hakkında çeşitli sorular yönelten Aydoğan, bu işlemlerin ne zaman, kimler tarafından ve hangi bulgular doğrultusunda gerçekleştirildiğinin tespit edilmesini istedi. Sefer öncesinde bildirilmiş bir arıza, su alma sorunu veya güvenliği etkileyen başka bir durum bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirten Aydoğan, böyle bir bildirim yapılmış olması halinde bunun kimlere ulaştığının ve sonrasında hangi işlemlerin gerçekleştirildiğinin belirlenmesini talep etti.

Türkiye ve KKTC'deki şirketler arasında bakım, teknik yönetim, acentelik ve sefer organizasyonu bakımından nasıl bir görev paylaşımı bulunduğunun da açıklığa kavuşturulmasını isteyen Aydoğan, geminin sefere çıkarılması kararının hangi bilgiler doğrultusunda ve kimlerin yetkisiyle alındığının araştırılmasını istedi.

Acil durum ve tahliye imkanları da araştırılacak

Avukat Berkan Aydoğan, gemideki acil durum ve tahliye imkanlarının yeterliliğinin de inceleme konusu yapılmasını talep etti. Olay sırasında bu imkanların nasıl kullanıldığının belirlenmesi gerektiğini ifade eden Aydoğan, tespit edilecek eksikliklerin geminin batmasına, tahliye sürecine ve yaşanan can kayıplarına etkisinin uzman incelemeleriyle ortaya konulmasını istedi.

Aydoğan, "Bir geminin neden battığını öğrenmek zorundayız. Ancak yalnızca son dakikalarda ne olduğunu değil, o son dakikalara nasıl gelindiğini de öğrenmek zorundayız" ifadelerini kullandı.

Yönelttikleri soruların herhangi bir kişi veya kurum hakkında peşinen suçluluk ilan etmek amacı taşımadığını belirten Aydoğan, hedeflerinin maddi gerçeğe ulaşmak olduğunu söyledi. Bu kapsamda şirketlerin olay tarihindeki sicil ve temsil kayıtlarının, bakım ve onarım belgelerinin, teknik raporların, denetim kayıtlarının, şirket yazışmalarının, sefer ve haberleşme verilerinin gecikmeden korunmasını ve incelenmesini talep ettiklerini açıkladı.

Kazada ciddi ihmal ve kusur iddiaları

Ailelerin avukatlarından Yusuf Gümüş de kazada hayatını kaybedenlerin çoğunun Türk vatandaşı olduğunu belirterek Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun gerekçelerini anlattı. Kayıp yakınlarının KKTC'de etkin bir soruşturma yürütülmeyeceğine ilişkin endişeler taşıdığını ifade eden Gümüş, bu nedenle Türkiye'de de adli sürecin işletilmesini istediklerini söyledi.

Gümüş, kazaya ilişkin elde bulunan bulguların, görgü tanıklarının anlatımlarının ve görüntü kayıtlarının ciddi ihmal ve kusurlara işaret ettiğini ileri sürdü. Bu bilgilerin tamamını savcılığa sunacaklarını belirten Gümüş, olumsuz hava koşullarına rağmen geminin sefere çıkarıldığı yönünde iddialar bulunduğunu dile getirdi.

Gümüş, "Suç duyurusunun Mersin'de yapılması haklı bir taleptir. Kazaya ilişkin eldeki bulgular, görgü tanıkları, görüntü kayıtları çok ciddi ihmal ve kusurlara işaret ediyor. Bunların tamamını sayın savcılık makamına sunacağız.

Olumsuz hava koşullarına rağmen geminin sefere çıkarıldığı gibi iddialar var. Bunlar son derece vahim iddialar ve muhakkak ki etkin bir soruşturmayla açıklığa çıkarılması gerekiyor" dedi.

Ailelerin sorumluların hesap vermesini isteme hakkı

Kazanın ardından ailelerin yaşadığı kayıplara dikkat çeken Avukat Yusuf Gümüş, yürütülecek adli sürecin ailelerin yakınlarını hangi nedenlerle kaybettiklerini öğrenmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Gümüş, "Burada hiçbir tazminat, hiçbir ceza, kaybedilen bir evladı, anneyi, babayı veya kardeşi geri getirmez. Ancak ailelerin sevdiklerini neden kaybettiklerini öğrenmeye ve sorumluların adalet önüne çıkarılmasını talep etmeye ve hesap verdiğini görmeye sonuna kadar hakları vardır" ifadelerini kullandı.

Ölen oğlunun mezarda olmadığını düşünüyor

Gemi kazasında hayatını kaybeden Özgür Gönül'ün babası Gökmen Gönül de açıklamada bulunarak oğlunun defnedildiği mezara ilişkin şüphelerini dile getirdi. Oğlunun kendi mezarında olmadığını düşündüğünü belirten Gönül, cenazelerin karıştırılmış olabileceğinden şüphelendiklerini ve bu nedenle fethi kabir talebinde bulunduklarını açıkladı.

Gökmen Gönül, "Özgür Gönül'ün babası olarak o mezarda fethi kabir istedik. Yani oğlumun kendi mezarında olmadığını düşünüyorum. Bununla ilgili çalışmalar başlatıldı. Yani kişileri orada karıştırdıklarını düşünüyoruz. Bununla ilgili de Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulunduk.

Yani henüz çocuğumuz bile mezara koyamadık. Biz bu adaletin Türkiye'de devam etmesini istiyoruz" dedi.

66 gündür kayıp olan kızını bekliyor

30 Ağustos'ta meydana gelen gemi kazasından bu yana kayıp olan 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu'nun babası Salim Hilaloğlu da kızından 66 gündür haber alamadığını belirterek yaşadığı süreci anlattı. Kızının mezarının 66 gündür açık olduğunu ve annesinin yanına defnedilmeyi beklediğini söyleyen Hilaloğlu, kendisine kızının artık bulunmasının mümkün olmadığının söylendiğini ifade etti.

Salim Hilaloğlu, "Annesinin yanına defnedilmeyi bekliyor. Artık bulunacağı mümkün olmadığı söyleniyor. Yani bir babanın duyması gereken herhalde en son söz budur. 66 gündür kızım yok. 3 yaşında ve masum. Küçücük bir kız çocuğu" dedi.

Kızının bulunması için çok sayıda kişiden mesaj aldığını belirten Hilaloğlu, "Her gün belki binlerce mesaj alıyorum.'Bulunsun o kız çocuğu, yazık o melek bulunsun' diyorlar. Denizin dibinde mi hala benim kızım? Yoksa bir sahile mi vuracak? Ne olacak yani? Ben ne yapacağım" ifadelerini kullandı.

Girne açıklarında meydana gelen ve 27 kişinin hayatını kaybettiği kazada yakınlarını kaybeden aileler, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına yaptıkları suç duyurusuyla geminin teknik durumundan sefer kararına, bakım ve denetim süreçlerinden tahliye imkanlarına kadar bütün sorumluluk bağlantılarının araştırılmasını talep etti. Aileler, Türkiye ve KKTC makamları arasında adli iş birliği kurulmasını ve kazaya ilişkin delillerin korunarak sorumluların tespit edilmesini istedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yenibakishaber.com
Haber metni ve görseller yenibakishaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kaza · Bölge: Iğdır
Yayın: 04 Kasım 2026 11:47 · Kaynak: yenibakishaber.com
Kaynağı Oku ↗