İsrail’de Seçim Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor? Netanyahu Giderse Ne Değişecek?
- Olası iktidar değişikliği Türkiye ile ilişkileri düzeltecek mi
- İsrail’in yeni yönetiminin Gazze, Suriye, ticaret ve bölgesel güvenlik politikalarında nasıl bir yol izleyeceği, Ankara açısından kritik önem taşıyor
Olası iktidar değişikliği Türkiye ile ilişkileri düzeltecek mi? İsrail’in yeni yönetiminin Gazze, Suriye, ticaret ve bölgesel güvenlik politikalarında nasıl bir yol izleyeceği, Ankara açısından kritik önem taşıyor. İsrail’de 27 Ekim’de yapılan genel seçimlerin ardından siyasi dengeler yeniden şekilleniyor.
Başbakan Binyamin Netanyahu’ya karşı seçim yarışına giren eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un liderliğindeki muhalefet bloğu, ilk sandık çıkış anketlerinde iktidar bloğunu geride bıraktı. Ancak bu sonuç henüz kesin bir iktidar değişikliği anlamına gelmiyor.
İsrail’in 120 sandalyeli parlamentosunda hükümet kurulabilmesi için gerekli siyasi desteğin sağlanması gerekiyor. KAN’ın seçim gecesi yayımladığı tahminlere göre muhalefet 53, Netanyahu bloğu 50, Arap partileri ise 17 milletvekili çıkarabilecek.
Netanyahu’nun Likud Partisi ise en büyük parti olmayı sürdürüyor. Ortaya çıkan sonuç Türkiye için de önemli. Çünkü Ankara ile Tel Aviv arasındaki ilişkiler Gazze savaşının ardından ağır bir kriz yaşarken, Suriye’deki gelişmeler iki ülke arasında yeni bir güvenlik rekabeti oluşturdu.
NETANYAHU’NUN YERİNE EISENKOT GELİRSE NE OLACAK?Eisenkot, Netanyahu’nun aksine devlet kurumlarının güçlendirilmesini ve daha kurumsal bir yönetim anlayışını savunuyor. Ancak siyasi olarak merkezde konumlanması, dış politikada yumuşak bir tutum izleyeceği anlamına gelmiyor.
İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı olan Eisenkot, ülkesinin askerî üstünlüğünün korunmasını temel güvenlik önceliklerinden biri olarak görüyor. Türkiye’nin Suriye’deki askerî ve siyasi varlığı konusunda da Netanyahu yönetiminden tamamen farklı düşünmüyor.
Bu nedenle Eisenkot’un başbakanlığı, iki ülke arasındaki stratejik anlaşmazlıkları tek başına ortadan kaldırmayacak. Bununla birlikte diplomatik kanalların yeniden işletilmesi ve askerî gerilimin kontrol altında tutulması açısından yeni fırsatlar ortaya çıkabilir.
SURİYE’DE GERİLİM AZALABİLİR Mİ?Türkiye açısından seçim sonrasının en hassas konusu Suriye. Ankara, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını ve yeni yönetimle güvenlik alanında iş birliğinin geliştirilmesini hedefliyor.
İsrail ise Suriye’nin güneyinde askerî hareket serbestisini korumaya ve sınırlarına yönelik tehditleri önlemeye öncelik veriyor. Bu durum, iki ülkenin Suriye üzerindeki güvenlik çıkarlarını karşı karşıya getiriyor. İsrail muhalefeti içerisinde bu gerilime yaklaşım konusunda farklı görüşler var.
Eski Başbakan Naftali Bennett Türkiye konusunda sert bir çizgi benimserken, Yair Lapid gerilimi azaltacak diplomatik seçeneklere daha açık. Yair Golan ise İsrail’in Suriye’deki bazı operasyonlarının Türkiye ile çatışma ihtimalini artırdığını savunuyor.
Dolayısıyla yeni hükümetin hangi partilerin desteğiyle kurulacağı, Suriye politikasının sertleşmesinde veya diplomatik müzakerelere yönelmesinde etkili olabilir. FİLİSTİN POLİTİKASINDA DEĞİŞİM SINIRLI KALABİLİREisenkot’un Netanyahu karşısında siyasi alternatif haline gelmesi, Gazze’deki askerî politikaların tamamen değişeceği beklentisini doğurmamalı.
Eisenkot daha önce Netanyahu’nun savaş kabinesinde görev yaptı. Hamas’ın askerî kapasitesinin ortadan kaldırılması ve İsrail’in güvenliğinin korunması konularında sert bir yaklaşımı benimsiyor. Bağımsız Filistin devleti kurulması konusunda da Netanyahu ile arasında temel bir görüş ayrılığı bulunmuyor.
Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesinde ise Gazze’deki insani koşullar, kalıcı ateşkes, sivillerin korunması ve Filistinlilerin siyasi hakları belirleyici konular olmaya devam edecek. Bu nedenle hükümet değişikliği gerçekleşse bile Gazze konusunda ciddi bir politika farklılığı ortaya çıkmadıkça Ankara-Tel Aviv ilişkilerinin hızla normalleşmesi beklenmiyor.
TİCARET VE DOĞU AKDENİZ’DE YENİ DÖNEM OLUR MU?Türkiye, 2 Mayıs 2024 tarihinde İsrail ile doğrudan ticareti durdurdu. Ticaret Bakanlığı, bu uygulamanın devam ettiğini Mart 2026’da yeniden açıkladı. İsrail seçimlerinin ardından yeni bir hükümet kurulması ticaretin kendiliğinden başlayacağı anlamına gelmeyecek.
Ekonomik ilişkilerin yeniden gündeme gelmesi için iki ülkede de siyasi kararlar alınması ve özellikle Gazze konusunda ilişkilerin seyrini değiştirecek gelişmeler yaşanması gerekiyor. Doğu Akdeniz’de enerji, deniz yetki alanları ve bölgesel ulaştırma hatları da gelecekteki diplomatik ilişkiler bakımından önemini koruyor.
Ancak bu başlıklarda kısa vadeli bir anlaşma beklentisini destekleyen kesin bir gelişme bulunmuyor. ANKARA İÇİN ASIL BELİRLEYİCİ HÜKÜMETİN POLİTİKASI OLACAKİsrail seçimlerinin ardından üç farklı siyasi tablo ortaya çıkabilir.
Netanyahu yeni bir koalisyonla görevini sürdürebilir, Eisenkot muhalefet partilerini bir araya getirerek hükümet kurabilir veya siyasi çıkmaz yeni bir seçimi gündeme taşıyabilir. Türkiye açısından bu ihtimallerin sonuçları farklı olsa da değişmeyen önemli bir gerçek bulunuyor: İsrail’in Gazze ve Suriye’ye ilişkin güvenlik politikaları yalnızca başbakanın kişisel siyasi tercihleriyle şekillenmiyor.
Bu nedenle İsrail’de yönetimin değişmesi Türkiye açısından diplomatik bir fırsat oluşturabilir; ancak iki ülke arasındaki krizlerin sona ermesi için isimlerin değil, sahadaki politikaların değişmesi gerekecek.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 27 Ekim 2026 23:29 · Kaynak: hamlegazetesi.com