Her Gün Yeni Bir Patlak, Her Gün Yeni Bir Çile: Şebinkarahisar Su Krizini Nasıl Çözer?
- Şebinkarahisar halkı güne yine aynı endişeyle uyanıyor: "Bugün sular akacak mı, yoksa yine bir yerde boru mu patladı?" Musluğumuzu her açtığımızda karşılaştığımız bu belirsizlik, ne yazık ki memleketimizin günlük yaşam standardını altüst eden kronik bir çileye dönüştü
Her Gün Yeni Bir Patlak, Her Gün Yeni Bir Çile: Şebinkarahisar Su Krizini Nasıl Çözer? Şebinkarahisar halkı güne yine aynı endişeyle uyanıyor:
"Bugün sular akacak mı, yoksa yine bir yerde boru mu patladı?"
Musluğumuzu her açtığımızda karşılaştığımız bu belirsizlik, ne yazık ki memleketimizin günlük yaşam standardını altüst eden kronik bir çileye dönüştü.
Ekiplerin gecesini gündüzüne katarak çamur içinde arızaya koştuğunu görmek elbette takdire şayan.
Ancak bir noktadaki patlağı tamir edip hatta tazyik verdiğimizde, birkaç metre öteden bir başka kırığın haberi geliyorsa; artık burada patlayan boruları değil, sistemi ve arka plandaki asıl tetikleyiciyi masaya yatırmak zorundayız.
Sorunun merkez üssü olan Uğurca Köyü bölgesinde yaşananları sadece olağan bir zemin gevşemesi veya coğrafi kader olarak açıklamak gerçeğin üstünü örtmektir.
Saha gözlemleri ve yerel feryatlar çok net bir teknik gerçekliğe işaret ediyor: Bölgedeki yer hareketliliği ve heyelanlar, Uğurca Göleti’nin su tutmaya başlamasıyla birlikte endişe verici düzeyde artmıştır.
Göletin su tutmasıyla tabana sızan suların toprağı suya doygun hale getirdiği, jeolojik dengesini bozduğu ve zemin kaymalarını tetiklediği açıkça görülmektedir.
Gölet öncesinde bu denli büyük heyelanlar ve peş peşe gelen patlaklar yaşanmazken, bugün ana isale hattımızın sürekli bu kayan zeminin ortasında kalması felakete davetiye çıkarmaktadır.
Toprak kaydıkça altındaki boruları makas gibi kesiyor; biz ise yukarıda sürekli sonuçla, yani yeni patlaklarla boğuşmak zorunda kalıyoruz.
Bu krizin kumpasını kuran etkenler bu kadar belirginken, pansuman tedbirlerle günü kurtarma anlayışından derhal vazgeçilmelidir.
Yerel ve merkezi idarelerin zaman kaybetmeden harekete geçmesi ve gerekli resmi girişimleri başlatması hayati bir zorunluluktur.
Her şeyden önce DSİ ve ilgili yetkili kurumlar, Uğurca Göleti’ni teknik incelemeye almalıdır.
Göletin su tutmasıyla birlikte bölgedeki zemin hareketliliği arasındaki ilişki, sızıntı katsayıları ve jeolojik etkiler bağımsız teknik heyetlerce detaylıca analiz edilmeli, kamuoyuna şeffaf bir rapor sunulmalıdır.
Bununla da kalınmamalı, teknik incelemeler ve hukuki süreçler devam ederken Şebinkarahisar halkı susuzluğa mahkûm edilmemelidir.
Riskli bölge için vakit kaybetmeksizin heyelanlı alanı dışarıdan dolanacak, esnek ve basınca dayanıklı geçici bir bypass hattı çekilmelidir.
Bu bypass hattı devreye alındığında hem ilçeye kesintisiz su akışı sağlanacak hem de belediye ekipleri üzerindeki kesintisiz arıza baskısı kalkacaktır.
Ardından, heyelan riski taşımayan güvenli bir bantta yeni bir güzergâh belirlenerek ana isale hattı tepeden tırnağa yenilenmelidir. Kesintiler sonrasında şebekeye verilen tazyiğin boruları patlatmasını önlemek adına da hatta otomatik basınç düşürücü vanalar entegre edilmelidir.
Bir kentin en temel hakkı kesintisiz ve temiz suya erişimdir.
Şebinkarahisar insanı, planlama eksikliklerinin ve geciken altyapı hamlelerinin faturasını susuzlukla ödemek zorunda değildir.
Yerel yöneticilerimizi, bölge milletvekillerimizi ve bürokratlarımızı göreve davet ediyoruz: Uğurca Göleti’nin yarattığı yer hareketlerinin teknik analizini bir an önce yaptırın, acil bypass ve güzergâh değişikliği projelerini derhal başlatın.
Kış geliyor. Bu gerçeği unutmayalım. Olası arızalara müdahalenin her geçen gün daha da zor olacağı akıllardan çıkmasın.
Fatih Mahallesi – Giresun Caddesi Şebinkarahisar’ın tercih edilen konumlarından Fatih Mahallesi’nde, Giresun Caddesi üzerinde, ana yola cepheli, fera...
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava · Bölge: Giresun/şebinkarahisar
Yayın: 28 Ekim 2026 09:18 · Kaynak: yenisebinkarahisar.net