Konya Aydınlar Ocağı’nda Niyâzi Mısrî anlatıldı:'Tasavvuf İslam’ın yumuşak karnıdır
- Konya Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen geleneksel Selçuklu Salı Sohbetleri, önemli bir ilmi ve kültürel buluşmaya ev sahipliği yaptı
- Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Prof
Konya Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen geleneksel Selçuklu Salı Sohbetleri, önemli bir ilmi ve kültürel buluşmaya ev sahipliği yaptı. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aşkar, Konevi Derneği salonunda gerçekleştirilen programda Halvetiyye'nin Mısriyye kolunun kurucusu büyük mutasavvıf Niyzi Mısrî'yi anlattı.
Açılış Konuşmasını Dr. Mustafa Güçlü Yaptı Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, tasavvufun inceliklerine ve toplumsal duyarlılıklara dikkat çekti. Dinî değerlere ve ezana gösterilmesi gereken hürmetin önemini vurgulayan Dr.
Güçlü, aslen Karapınarlı olan ve bölgenin tarihini kaleme alan Prof. Dr. Mustafa Aşkar'ın Niyzi Mısrî üzerine yaptığı çalışmalara değinerek konuşmasını tamamladı.
'Mısrî, Türkçe Konuşan İbn-i Arabî'dir' Kürsüye gelen Prof. Dr. Mustafa Aşkar, 1997 yılında tez olarak çalıştığı ve son olarak Ketebe Yayınları tarafından üçüncü baskısı'Çün Sana Gönlüm Müptela Düştü' adıyla neşredilen Niyzi Mısrî çalışmasından bahsetti.
Mısrî'yi'Türkçe konuşan İbn-i Arabî' olarak tanımlayan Aşkar, Yunus Emre'den sonra Türk dilinde en çok ilahisi bestelenen ve eser veren mutasavvıflardan biri olduğunu belirtti.
1618 yılında Malatya'nın Aspozi kasabasında dünyaya gelen ve yedi Osmanlı padişahı dönemi gören Mısrî'nin hayatına dair biyografik detaylar paylaşan Aşkar, yedi yıl Mısır'da kalması nedeniyle bu lakabı aldığını, tefsir başta olmak üzere otuza yakın eser kaleme aldığını ifade etti.
Sürgünlerle Geçen Bir Ömür Niyzi Mısrî'nin yaşadığı dönemin şartlarında devlet erknına eleştiriler yönelttiğini ve bu nedenle Rodos ile Limni adalarına sürgün edildiğini anlatan Prof. Dr. Aşkar, Limni'de 17 yıl geçiren Mısrî'nin 16 Mart 1694 tarihinde vefat ettiğini ve kabrinin orada bulunduğunu kaydetti.
'Tasavvuf İslam'ın Yumuşak Karnıdır' Konuşmasının sonunda tasavvufun İslam medeniyetindeki yerine dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Aşkar, şu değerlendirmede bulundu:
'Tasavvuf İslam'ın yumuşak karnıdır. Eğer doğru kullanılırsa medeniyet kurar; Osmanlı'da olduğu gibi. Fatih Sultan Mehmet'in kapısını çaldığı Şeyh Ebül Vefa'nın,'Sultanım, sizin sülûkünüz devlet idaresinedir' diye cevap vermesi bu medeniyetin göstergesidir.'
Program, Prof. Dr. Mustafa Aşkar'ın Niyzi Mısrî'nin bir eserini seslendirmesinin ardından Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü'nün yazarımıza kitap takdimi ile sona erdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Tarım
Yayın: 05 Kasım 2026 11:57 · Kaynak: rasyonelhaber.com