Psikolog Funda Cansu Gül Kaya: Yetersizlik Hissinin Temelinde Ne Var?
Kaya’ya göre her zaman enerjik, üretken, başarılı ve zihinsel olarak aynı seviyede olmayı beklemek insanın doğal sınırlarıyla örtüşmüyor. Buna rağmen yetersizlik duygusu yaşayan kişiler, yorulmayı veya hata yapmayı dahi başarısızlık olarak değerlendirebiliyor.
Yetersizlik hissinin kökeni çocukluğa uzanabiliyor
Yetersizlik hissinin önemli kaynaklarından biri çocukluk dönemindeki koşullu sevgi ve onay mekanizmaları. Çocuğun yalnızca başarılı olduğunda takdir görmesi, ilerleyen yıllarda “Başarılı olduğum sürece değerliyim” düşüncesinin gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Çocuklukta sürekli başkalarıyla kıyaslanmak da yetişkinlik döneminde kişinin kendisini çevresindeki insanlarla karşılaştırmasını otomatik bir alışkanlığa dönüştürebiliyor.
Bir hata bütün başarıların önüne geçebiliyor
Yetersizlik duygusunu besleyen bir başka etken ise “ya hep ya hiç” düşüncesi. Kişi bir işi kusursuz yapamadığında kendisini tamamen başarısız görebiliyor. Gün içerisinde yaptığı birçok olumlu şeyi görmezden gelip yalnızca yaptığı hataya odaklanmak da bu duyguyu güçlendirebiliyor. “Hiç hata yapmamalıyım”, “Her gün yüksek performans göstermeliyim” ve “Sürekli üretken olmalıyım” gibi katı beklentiler, normal bir yorgunluğu bile kişinin gözünde başarısızlığa dönüştürebiliyor.
Sosyal medya yetersizlik hissini artırabilir
Kaya, sosyal medyanın oluşturduğu sürekli kıyaslama ortamına da dikkat çekiyor. İnsanlar kendi hayatlarının sorunlarını, yorgunluklarını ve başarısızlıklarını bütünüyle yaşarken sosyal medyada başkalarının çoğunlukla en başarılı ve mutlu anlarını görüyor. Böylece kişi kendi hayatının tamamını başkasının seçilmiş görüntüleriyle karşılaştırabiliyor. Bu durum zamanla “Herkes başarılı ve mutlu, ben geride kalıyorum” düşüncesini besleyebiliyor.
Peki ne yapılabilir?
Psikolog Funda Cansu Gül Kaya’ya göre ilk adımlardan biri, yetersizlik düşüncesini kişinin değişmez gerçeği olarak kabul etmemesi. “Yine başaramadım” düşüncesi ortaya çıktığında bunu geçmiş deneyimlerden kaynaklanan otomatik bir düşünce olarak fark etmek önemli. Kişinin hata yaptığında veya yorulduğunda kendisine, aynı durumda yakın bir arkadaşına göstereceği anlayışla yaklaşması da öneriliyor. Sürekli kusursuz performans göstermeye çalışmak yerine “yeterince iyi” olmayı kabul etmek ve günlük hayatın küçük hazlarına yeniden yer açmak da yetersizlik duygusuyla başa çıkmada yardımcı olabiliyor. Kaya, bir bardak çayın kokusunu fark etmek veya kısa ve sessiz bir yürüyüş yapmak gibi basit anların kişinin sürekli bir sonraki başarıya odaklanmak yerine bulunduğu ana dönmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Yetersizlik hissinin günlük yaşamı, ilişkileri veya iş hayatını uzun süre ve belirgin biçimde etkilemesi halinde ise bir ruh sağlığı uzmanından destek alınması değerlendirilebilir. (Kaynak: Doktortakvimi)
Kategori: Genel
Yayın: 17 Eylül 2026 01:02 · Kaynak: usakhabergazetesi.com.tr