Habermetrik
← Ana Sayfa
29 Ekim 2026 06:05 · Güncelleme 06:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

En alttakiler

En alttakiler
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Bu konuyu daha önce de yazdım, bu soruyu daha önce de sordum
  • Seyyanen zam en altta eşitleme değil mi
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Bu konuyu daha önce de yazdım, bu soruyu daha önce de sordum. Seyyanen zam en altta eşitleme değil mi? Buna itiraz edecek bir siyaset yok mu Türkiye’de? Cumhurbaşkanı Erdoğan emeklilere yönelik iyileştirmeler yapılacağına dair bir açıklama yaptı.

Henüz ortada kesinleşmiş bir karar yok ama her seçim dönemi öncesinde olduğu gibi bu defa da asgari emekli maaşının düzeltilmesi için bir seyyanen zam yapılacağı fikri genel kabul gördü bile. Sanki emeklinin sorununu çözmenin başka bir yolu yokmuş gibi yine aynı beklentiye girdik.

Oysa biraz geriye dönüp baktığımızda, bu yöntemle sorunu çözmek bir yana, sorunun kendisini daha da büyüttüğümüzü görebiliriz. Erdoğan'ın Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, “İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz” dediği basına yansıdı.

Yani henüz yapılmış bir zam yok, fakat emekliler açısından yeni bir iyileştirme beklentisi var. Peki, bu iyileştirmeyi nasıl yapacağız? Yine seyyanen zamla mı? Basına yansıyan verilere göre, Türkiye'de en düşük emekli aylığı alanların sayısı milyonlarla ifade ediliyor.

2026 yılında 23 bin 552 liraya yükseltilen en düşük emekli aylığından yararlananların sayısının yaklaşık 5 milyon civarında olduğu bildiriliyor. Bu da toplam emekli nüfusunun kabaca yüzde 28'ine, yani her üç buçuk emekliden birine karşılık geliyor.

Rakamın hangi tarihte ve hangi kapsamda hesaplandığına göre değişebileceğini de belirtelim. Burada üzerinde durmamız gereken asıl mesele, bu kadar çok emeklinin neden en düşük aylık seviyesinde toplandığıdır. Daha önce yapılan seyyanen artışlar ve en düşük aylık düzenlemeleri, farklı prim günlerine ve çalışma geçmişlerine sahip emeklilerin gelirleri arasındaki mesafeyi giderek daralttı.

Yıllarca çalışmış, daha fazla prim ödemiş insanların emekli aylıklarıyla daha düşük prim üzerinden hesaplanan aylıklar arasındaki fark, bazı durumlarda anlamını kaybetmeye başladı. Elbette en düşük emekli aylığıyla geçinmeye çalışan insanların maaşlarının artırılmasına itiraz edecek değiliz.

İnsanların bugün yaşadığı geçim sıkıntısına bir an önce çözüm bulunması gerekiyor. Fakat yapılan artışların sürekli en düşük aylık üzerinden gerçekleştirilmesi, bir süre sonra daha fazla emeklinin aynı seviyede buluşmasına neden oluyorsa burada bir sorun var demektir.

Seyyanen zamla emekliyi rahatlatıyoruz derken, emeklileri en altta eşitliyoruz. İsteyen, daha önce bu uygulamalardan yararlanan emeklilere sorabilir. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, daha yüksek bir emekli aylığı almayı beklemiş bir insanın, yapılan düzenlemeler sonucunda kendisini en düşük aylık alanlarla aynı noktada bulması ne anlama geliyor?

Bu insanın çalışma hayatındaki emeğinin, ödediği primlerin ve yıllar içinde oluşan haklarının karşılığı nerede kalıyor? Üstelik bu yöntem devam ettikçe, bugün en düşük aylık alanların sayısının yarın daha da artması ihtimali var.

Sonra yine bir seçim dönemi gelecek, yine emekliye iyileştirme yapılacağı açıklanacak ve yine aynı tartışmayı yaşayacağız. Peki, bu konuda muhalefet ne düşünüyor? Açıkçası muhalefetin de bu meselede ciddi bir itiraz ortaya koymasını beklemek kolay değil.

Çünkü en düşük emekli aylığı alan milyonlarca insan, aynı zamanda siyasetin gözünü diktiği büyük bir seçmen kitlesi. Bu insanların maaşlarının artırılmasına karşı çıkmak istememeleri anlaşılabilir. Ancak yapılan artışların emeklilik sisteminde meydana getirdiği sorunlara itiraz etmemek başka bir şeydir.

Muhalefet de iktidar gibi yalnızca yapılacak zammın miktarını tartışırsa, sorunun çözümüne katkıda bulunmuş olmayacak. Belki bugün daha yüksek bir zam talep ederek emeklilerin takdirini kazanacak ama yarın daha fazla insanın en düşük aylık seviyesinde toplandığı bir sistemin karşısında yine aynı talepleri dile getirmek zorunda kalacak.

Dahası, bugün bu kalabalığı karşısına almak istemeyen siyasetçiler, yarın daha da büyümüş bir kalabalığın karşısında sessiz kalmayı tercih edebilir. Çünkü bir defa bu uygulamaya alışıldığında, emekli aylıkları arasındaki farkları yeniden düzenlemek siyasi açıdan daha zor hâle gelecektir.

Oysa yapılması gereken, seyyanen zamların sürekli gerekli olmasını engelleyecek köklü bir emeklilik reformudur. Prim gün sayısını, ödenen primleri ve çalışma süresini hakkaniyetli biçimde dikkate alan, emeklinin alım gücünü koruyan ve insanların yıllarca çalışmasının karşılığını almasını sağlayan bir sistem kurulmalıdır.

Rahmetli Erbakan'ın deyimiyle, yine bir pansuman tedbirle karşı karşıya kalacağız gibi görünüyor. Elbette bugün geçinemeyen emeklinin yarın yapılacak reformu bekleyecek hâli yok. Acil bir iyileştirme yapılması gerekiyor.

Ancak bu iyileştirme, kalıcı çözümün yerine geçmemeli. Şimdi bakalım, Erdoğan'ın açıklamasının ardından siyasetten ciddi bir itiraz yükselecek mi? İktidarın geçici çözümlerine itiraz etmek, muhalefetin de yalnızca daha fazla zam talep etmekle yetinmemesi gerekiyor.

Emeklinin hakkını savunmak, onu her seçim döneminde yeni bir iyileştirme beklentisine mahkûm eden sistemi de sorgulamayı gerektiriyor. Çünkü mesele yalnızca emekliye ne kadar zam yapılacağı değil. Mesele, yıllarca çalışmış insanların neden her seçim öncesinde aynı soruyu sormak zorunda kaldığıdır.

Siyaset, emeklinin geçim sıkıntısını gerçekten çözmek mi istiyor, yoksa bu sıkıntıyı her seçim döneminde yeniden yönetebileceği bir mesele olarak mı görüyor?

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 29 Ekim 2026 06:05 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗