Bürokrasi Kıskacında Güvenlik ve "Kağıt Üstündeki" Gerçekler!
- Bugün; 26 Aralık 2025 Cuma günü yayımlanan “Yeni Yapılan Binaların Teslim Alma İşi ve İş Güvenlik Tedbiri!” başlıklı köşe yazımı, güncel aksaklıkları daha net ortaya koymak adına yeniden ele aldım
Bugün; 26 Aralık 2025 Cuma günü yayımlanan “Yeni Yapılan Binaların Teslim Alma İşi ve İş Güvenlik Tedbiri!” başlıklı köşe yazımı, güncel aksaklıkları daha net ortaya koymak adına yeniden ele aldım.
Modern kamu yönetiminde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG); sadece bir kişinin ya da birimin görevi değildir. İSG; ciddi bir planlama, mühendislik ve bütçe yönetimi disiplinidir. Ancak özellikle okullarımız söz konusu olduğunda, merkezden gönderilen "önemli" ibareli talimatlar sahanın gerçekleriyle tamamen çelişmektedir.
Bürokrasideki "mevzuat fetişizmi" (bir kurumda, yönetimde veya toplumda kurallara, kanunlara ve yönetmeliklere (mevzuata) körü körüne, aşırı ve amaçsızca bağlı olma durumu) ve dosya odaklı yönetim anlayışı, kronikleşmiş altyapı sorunlarını çözmek yerine, tüm sorumluluğu yerel idarecilerin omuzlarına yükleyen birer kılıfa dönüşmüştür.
Akademik olarak "risk yönetimi", tehlikenin daha en başta (yani imar ve inşaat sürecinde) yok edilmesini gerektirir. Oysa bizde tehlike, bizzat makro düzeyde alınan yanlış kararlarla üretilmektedir. İşte bu durum, "makro hatalar ve mikro sorumluluklar paradoksu"nu doğuruyor.
Örneğin, bazı okul binaları doğrudan dere yatağına inşa edilebiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın dere kenarında bir ahıra dahi izin vermediği yasal sınırda, yüzlerce çocuğun eğitim gördüğü okul binaları yükselebili yor.
Bu açık bir yönetsel tutarsızlıktır. Bu binaları selden korumanın yolu, okul müdürünün ayda bir imzalayıp dosyaya koyacağı "Acil Durum Planı" değildir. Doğa olayları karşısında evraklar değil, yalnızca doğru mühendislik ve doğru lokasyon koruyucu bir kalkan oluşturabilir.
Bir diğer büyük sorun ise yapısal denetim ve teslim süreçlerinde yaşanıyor. Geçmişin denetimsiz mühendislik mirası olan hataları (dar merdivenleri, yüksek basamakları, eksik yangın ve havalandırma sistemlerini) okul müdürlerinin kısıtlı bütçeleriyle ya da basamaklara yapıştırılacak "kaymaz bantlarla" çözmek imkansızdır.
Daha da vahimi, yeni inşa edilen kamu binalarında bile hâlâ aynı eski mimari projeler kullanılıyor. Bina teslim edildikten hemen sonra İSG uzmanının haklı talebiyle katlar arasına güvenlik fileleri çekiliyor ve yeni bina bir anda "balık ağı" şantiyesine dönüyor.
Bu durum, kurumlar arası koordinasyon eksikliğinin ve İSG kriterlerinin modern mimariye entegre edilemediğinin net bir kanıtıdır. Üstelik yapıların teslim sürecinde, o binayı işletecek müdürlerin ve İSG uzmanlarının dışarıda bırakılması hem kaynak israfına hem de güvensiz alanların doğmasına yol açmaktadır.
Sonuç ve Çözüm Önerileri: Okullarda iş güvenliği; mülkiyeti çözülmemiş binalar, altyapısı eksik köy okulları ve su sızdıran çatılar gölgesinde yürütülecek bir "halkla ilişkiler" faaliyeti değildir. Mevcut yaklaşım, amiyane tabirle "ayağında ayakkabısı olmayan adama kravatının nerede olduğunu sormaya" benzemektedir.
Çocuklarımızın ve kamu çalışanlarımızın can güvenliğini bürokratik arşivlerin insafına terk etmemek adına şu adımlar ivedilikle atılmalıdır:
Dere yatağında veya yüksek riskli alanlarda bulunan okul ve kamu binaları hızla belirlenmeli ve yapısal önlemler alınmalıdır.
Yeni yapılacak resmi binaların mimari projeleri, daha çizim aşamasındayken İSG uzmanlarının ve mühendislerin onayından geçmelidir. Binalar, kurum müdürlerine her yerine file çekilmesi gereken "eksik" bir halde teslim edilmemelidir.
Yapısal ve imalat kaynaklı hataların hukuki ve mali sorumluluğu okul müdürlüklerinden alınmalıdır. Bu eksikliklerin giderilmesi için ilgili bakanlıklar bünyesinde doğrudan sahaya aktarılacak bir "İSG Yapısal Müdahale Fonu" oluşturulmalıdır.
Unutulmamalıdır ki; evraklar sadece sorumluluğu devreder, hayatı korumaz. Risk yönetiminde başarı, doldurulan dosyaların kalınlığıyla değil, sahaya inen iş makinelerinin ve ayrılan bütçenin etkinliğiyle ölçülür. Hoşça kalın.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Yangın · Bölge: Iğdır/Aralık
Yayın: 02 Kasım 2026 06:11 · Kaynak: duzceninsesi.com.tr