78 yaşındaki emeklinin geçim mücadelesi:'Eşim merdiven silmese ayı tamamlayamayız
- İktidarın yeni yıl öncesi emekli aylıklarına ilişkin iyileştirme vaatleri sürerken milyonlarca emekli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor
- İstanbul'da yaşayan 78 yaşındaki Kadir Özkan'ın emekli aylığı yetmeyince 61 yaşındaki eşi Selma Özkan merdiven temizliğine gidiyor
Yeni yıl öncesi iktidarın aylıklarda iyileştirme vaatleri sürerken milyonlarca emekli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. İstanbul'da yaşayan Özkan çiftinin geçinebilmek için 61 yaşında merdiven temizliğine giden Selma Özkan, “Yavan ekmekle besleniyoruz” dedi.
Çift, torunlarına hediye almak için bile kendi ihtiyaçlarından kısmak zorunda kaldıklarını anlattı.
Yeni yıl yaklaşırken milyonlarca emeklinin gözü ocak ayında yapılacak maaş düzenlemesine çevrildi. Yüksek enflasyon karşısında alım gücü her geçen gün eriyen emekliler, bir yılı daha temel ihtiyaçlarını kısarak geçirdi
Fon skandalında milyonlarca liranın nasıl el değiştirdiği, kimlerin servetine servet kattığı tartışılırken milyonlarca emekli ay sonunu dahi getiremiyor. Birileri paralarını katlarken emekliler torunlarına hediye alamıyor, sofrasına peynir koyamıyor, bir çift ayakkabıyı bile ihtiyaç haline gelene kadar erteliyor.
İktidarın ‘müjde’ vaatleri ise emeklilerin yoksulluğuna çare olmuyor. İktidar ise seçim öncesinde emekli aylıklarına ilişkin yeni bir düzenleme beklentisi yarattı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “müjde” diyerek işaret ettiği iyileştirme, Hazine Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarıyla daha Meclis’e gelmeden gölgede kaldı.
Şimşek, sosyal güvenlik programı için yıllık 1 trilyon TL’lik kaynak artışından söz etse de açıklanan kaynak, emekli aylıklarında yaratılan beklentinin çok uzağında bir düzenlemeye işaret etti.
DIŞARI ÇIKMIYORUZ
Birgün'den Ebru Çelik, bu beklentinin ne anlama geldiğini anlamak için Gaziosmanpaşa’nın Küçükköy semtinde, işçi emeklisi Kadir Özkan ve emekli olmayan eşi Selma Özkan çiftinin evine konuk oldu. Emekliliğin yıllar içinde nasıl bir geçim mücadelesine dönüştüğünü anlatan Kadir Özkan, emekli olana dek 13 ayrı işyerinde çalışmış.
Bazı işyerlerinde yalnızca sendikalı olduğu için çıkarılan Özkan, son olarak belediyeden emekli olduğunu anlattı. Ancak emekli aylığı, iki kişinin yaşamını sürdürmesine yetmiyor. Eşi Selma Özkan, haftada üç gün çevredeki binalara merdiven temizliğine gidiyor.
“Eşim merdiven silmeye gitmese ayı tamamlayamayız” diyen Kadir Özkan, 61 yaşındaki eşinin çalışmak zorunda kalmasından duyduğu üzüntüyü şöyle anlatıyor: “Ben eşimi bir tiyatroya, bir sinemaya götüremiyorum. Kendisi sanatı da çok sever aslında.
Eskiden bayramlarda memlekete gider, akrabalarımızı ziyaret ederdik. Şimdi İstanbul’da bir semtten diğerine gidemiyoruz. Bir akrabamıza misafirliğe gidelim desek, eve giderken tatlı al, meyve al, dışarıya adım atmak para. O nedenle ne kadar az çıkarsak o kadar iyi diyoruz.”
Market alışverişini nasıl yaptıklarını sorduğumuzda ise Özkan’ın yanıtı kısa oluyor: “Her şeyin en ucuzunu bulmaya çalışıyoruz, sebzeyi marketten, pazardan çıkma olarak alıp o şekilde besleniyoruz.” Özkan eti ancak bayramlarda eş dost getirdiğinde yiyebildiklerini, bu yıl yalnızca bir kez balık pişirebildiklerini anlatıyor.
Kendisi için en son ayakkabı satın aldığını söyleyen Özkan, o ayakkabıyı da yağmurlu bir günde ayakkabısı su geçirince 600 TL’ye satın almak zorunda kaldığını belirtiyor. Özkan “Ne eşim kendine yeni kıyafet alır ne ben alabilirim.
Parçalanması gerekiyor ki ancak öyle alalım. Bir takım elbisem olsun isterdim, en son düğünümde takım elbise aldım" diyor.
Beş torunu bulunan Özkan için geçim sıkıntısının en ağır taraflarından biri de onlara istediği gibi destek olamamak. Doğum günlerinde hediye alamamak, bayramlarda harçlık verememenin içine dert olduğunu belirten Özkan. “Bayramdan bayrama cebimde ne varsa koyuyorum. Ama çoğu zaman 100 TL dahi koyamıyorum, utanıyorum” sözleriyle anlatıyor.
BİR YEVMİYE TORUNLARA
Sohbetimiz sürerken merdiven temizliğinden dönen Selma Özkan, bize haftanın üç günü merdiven temizliğine gitmesinin nedenini şu sözlerle anlatıyor: "Eşimin aylığıyla geçinmek mümkün değil. Bir yerden ek gelir sağlamamız gerekiyordu.
Kadir 78 yaşında, artık hastalanıyor. Ben de merdiven silerek en azından mutfak alışverişini halletmeye çalışıyorum. Bazen torunlarımızın ihtiyacı oluyor, onlara çalıştığım yevmiyemi veriyorum. Ancak bizim için bu ekonomik koşullarda yaşamak çok zor.
Torunlarımıza bir yevmiyemi veriyorsam o ay başka bir şeylerimizden kısmak zorunda kalıyoruz. En küçük bir gider bile bir ayımızı etkileyebiliyor.”
Özkan çiftiyle sohbetimizi sürdürürken Selma Özkan, 15 yıl önceki hayatlarıyla bugünü karşılaştırıyor. O dönem maaşlarından kalanla iki çeyrek altın alabildiklerini söyleyen Özkan, bugün aynı gelirle ayı geçiremediklerini ifade ediyor.
Özkan, “Gıda en büyük masraf. Elektrik var, aidat var, çoluğumuz çocuğumuz var. Bugün torunumun doğum günü. Akşam yanına gideceğim ama hediye alamadım” ifadelerini kullanıyor. Özkan, geçen yıl başka bir torununa 2 bin TL verebildiğini, bunun için kendi ihtiyaçlarından kıstığını belirtiyor. “İnsan torunlarına bir şeyler almak, onları mutlu etmek istiyor” diyor.
YAVAN EKMEK YİYORUZ
Selma Özkan, evin mutfağında da artık eskisi gibi bir sofra kuramadıklarını söylüyor. “Doğruyu söylemek gerekirse artık doğru düzgün beslendiğimizi de söyleyemeyiz. Yavan ekmekle besleniyoruz. Peynirin fiyatı da çok arttı. Mecburen ucuz olanı alıyoruz. Eskisi gibi beslenemiyoruz.”
Giyimden gıdaya, kitaptan sosyal yaşama kadar her alanda yoksullaştıklarını anlatan Özkan, üzerindeki tişörtün bile kendisine ait olmadığını söylüyor. Memlekete giden teyzesinin kızının verdiği tişörtü giyiyor. Kendisine kıyafet alamadığı gibi bir kitap almak istediğinde de karşılaştığı fiyatlar nedeniyle vazgeçmek zorunda kalıyor. “Geçen gün bir kitap almak istedim, en ucuzu 500 liraydı” diyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: İstanbul
Yayın: 08 Kasım 2026 07:09 · Kaynak: babaocagi.com.tr