Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Ekim 2026 07:19
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

TTSO seçimlerini boykot ediyor!

TTSO seçimlerini boykot ediyor!
Görsel kaynağı: gunebakis.com.tr

İş insanı Yusuf Ziya Yılmaz, Günebakış İmtiyaz Sahibi Ali Öztürk’ü ziyaretinde Trabzon’un trafik sorununa dikkat çekti, kurumlara ve STK’lara çağrı yaptı.

İş insanı Yusuf Ziya Yılmaz, Günebakış İmtiyaz Sahibi Ali Öztürk’ü ziyaret ederek Trabzon’un kronikleşen trafik sorununu değerlendirdi. Özellikle Kaşüstü-Ayasofya hattında yaşanan yoğunluğa dikkat çeken Yılmaz, geçen hafta yaklaşık 2,5 saat boyunca 15-18 kilometrelik hatta ulaşımın kilitlendiğini söyledi. Yılmaz, sorunun yalnızca yol yetersizliğinden değil, denetim eksikliği ve şehirdeki kurumların sessizliğinden de kaynaklandığını dile getirdi.

Ali Öztürk: İyi günler değerli Günebakış izleyicileri. Değerli bir konuğumuz var. Daha çok Trabzonspor konularında gündem olan, kamuoyunun daha çok Trabzonspor ekseninde tanıdığı ama kent hassasiyeti açısından hakikaten Trabzonspor kadar bu kentin sorunlarını, meselelerini önemseyen bir iş insanıyla birlikteyiz. Son dönemde ciddi bir rahatsızlığı var. Rahatsızlığının ana konusu trafik. Sayın Yusuf Ziya Yılmaz'la birlikteyiz ve bu kez Trabzonspor gibi daha çok uzmanlık alanını değil, hassasiyeti olduğu alanı, şehir meselesini konuşacağız, trafiği konuşacağız. Ciddi biçimde rahatsızsınız.

Yusuf Ziya Yılmaz: Evet. Bu, esasında sorunun iki türlü boyutu var. Bir: Şehrin sorunlarına olan ilgisizliği... Bunu, kimleri kastediyoruz? Sivil toplum örgütlerini, odaları ve buna benzer mühendislik birimlerini vesaire.

Ali Öztürk: Yani yeteri kadar şehir sorunlarına sahip çıkmıyorlar.

Yusuf Ziya Yılmaz: Çıkılmıyor, gösterilmiyor, evet, gösterilmiyor. Kısaca şöyle demek lazım; bu konuştuğumuz konu, yani spesifik olarak ben... Trafik diyoruz. Trafik dediğimiz şey, geçen hafta pazartesi günü sabah 09.00 ile 11.30 arasında, yani yaklaşık 2,5 saat, Kaşüstü mevkisinde bir arıza ya da kaza nedeniyle sıkışan trafik, tam 2,5 saat süreyle Ayasofya'dan Kaşüstü'ne kadar kapalı kaldı. Yaklaşık 20 kilometre, 17... 15 kilometreden fazla.

Yusuf Ziya Yılmaz: 15 kilometre diyelim, yani 15 ile 20 arası, tam ölçüsünü bilmiyorum ama 15 kilometre tam şehir merkezi, 2 kilometre, 3 kilometre de... 15-18 kilometre. Bu süre içerisinde ben özellikle bekledim bir gün sonra konuyla alakalı birimler... Bir, sorumlular var; bir de konuya dışarıdan katılabilecek sivil toplum örgütleri dediğimiz, konuyu gündeme taşıyacak olan şehrin dinamikleri var. Hiç kimseden bir ses çıkmadı. Ne sorumlulardan bir ses çıktı ne de bu bahsettiğim olaya dışarıdan tepki gösterecek, gündeme taşıyacak, çözümü için bir şeyler söyleyecek olan birimlerden ve odalardan ya da diğerlerinden. Şimdi birincisi bu yol, konuştuğumuz yol bir uluslararası yol. Yani Şana'ya, Yomra'ya giden, Arsin'e gidenle Kazakistan'a giden bu yoldan geçiyor. Bunun bir alternatifi yok şu anda. Bunun yok da niye yok konusu da var...

Yusuf Ziya Yılmaz: Var, o başka bir konu. Yani yaklaşık 15 yıl önce buna paralel yaklaşık havaalanından Kaşüstü'ne kadar 4 kilometrelik mesafede alternatif bir yol planlanmış, çoğu da yapılmış ama nedense hiç düşünülmemiş; sorunun buralara geleceğine dair öngörüyle beraber bakılmamış. O yola şimdi, bu sene bir şeyler yapıyorlar ama çoktan yapılmış alternatif olarak durması gerekirdi. Onu bir kenara bırakalım, bu teknik konu. Öteki taraftan bu yol, dedim ya, bu sorunun cevabını bilmiyorum, hakikaten birisi çıkıp bunu söylesin: Bu yol kimin sorumluluğunda? Karayollarının mı, Emniyetin mi, belediyelerin mi? Başka kim var sorumlu birim? Bunların hiçbir tanesinden bir ses çıkmadı. 2,5 saat bir yol, bir arıza ya da bir başka sebeple kapalı ya da sıkışık kalır mı?

Yusuf Ziya Yılmaz: Bir şehir düşünülür mü? Ya bu dediğim gibi, evet, bu uluslararası yol. Daha da dramatik olanı, şimdi gündemimizde, önümüzdeki günlerde bir Ticaret Odası seçimi var. Bununla alakalı adaylar var dört tane bildiğim kadarıyla. İşte bize de davet ediyorlar seçime, kendilerine oy vermemizi istiyorlar. Benim tepkim şu: Ben oy vermeyeceğim.

Yusuf Ziya Yılmaz: Gitmeyeceğim. Çünkü birinin bir şeye tepki göstermemiz gerekiyor yani. Her şeye evet, her şeye sorumsuzlukla, duyarsızlıkla bakarsak bu kentin sorunları çözülmez. "Bana koltuğu verin" demek istiyorlar. Peki, ben pazartesi bu hadiseden sonra salı günü bekledim, birileri bir şey söyleyecek mi? Dediğim gibi hem sorumlular var hem de dışarıdan bu işe dahil olması gereken kişiler. Hiç kimseden bir ses çıkmadı. Peki bir gün sonra bekledim, salı günü yine aynı trafik var. Ortalama 365 günün, ben hesap ediyorum, 100 günü bu şehrin girişi ve çıkışı tıkalı. Ben akaryakıtçı olduğum için hesap ediyorum; sadece giriş ve çıkışlarda harcanan ekstra akaryakıt 500.000 litre.

Ali Öztürk: E bu sana faydası var, bunun bir kısmı fazla harcanıyor.

Yusuf Ziya Yılmaz: Bana faydası olmasın, bu şehre faydası olsun. Sadece bu. Yollarımız yetersiz mi, yetersiz. Peki, bu şehir ülkenin şehir içi trafiğine en çok para harcanan şehri mi? Evet. Peki niye çözüm olmuyor? Var olan yetersiz yollarımızın da denetimsizlik ve kuralsızlık nedeniyle tıkıştığını görüyoruz ya. Hem Akçaabat tarafından hem Yomra tarafından ya da Arsin tarafından arıza şeritleri kapanıyor. Bir Allah'ın kulu, sorumlu kimse, bilmiyorum dediğim gibi ne Emniyet ya da Karayolları, bir Allah'ın kulu bu arıza şeridine girmeyin, buraya girmenin bir cezası vardır gibi bir yaptırım yok. Sahipsiz. Şehir içerisinde nasıl her isteyen her istediği yere park ediyorsa, buna da kimse bir şey demiyorsa, trafikte de şehre giriş çıkışları bu sebeple, yani yetersiz yolların yanında ilave denetimsizlikten dolayı arıza şeridini işgal etmenin bildiğim kadarıyla cezası 9-10 bin lira civarında. Neden birisi buna bir müdahale etmez, neden bir ceza yazılmaz, boş arıza şeridi kullanılır?

Ali Öztürk: Yani hem STK'lar ilgisiz, devlet kurumları da ilgisiz, bunu mu söylüyorsunuz?

Yusuf Ziya Yılmaz: STK'lar, evet, devlet kurumları... Emniyetin 25 yılda benim bildiğim kaç tane emniyet müdürü değişti bilmiyorum ama değişmeyen bir şey var; Aksular Oteli'nin önüne bir tane radar kurmak. Tek icraat bu. Şehrin trafiğiymiş, yandan giriyormuş, arıza şeridini işgal ediyormuş; hiçbir tepki yok, hiçbir denetim yok, hiçbir kontrol yok. Ne haksız park edenlere var ne de bu dediğim sebeplerle. Bunların çözümleri kolay. Emniyetle ilgili bir dernek var bildiğim kadarıyla, bunun bir bütçesi var. Yetmiyorsa bu şehrin katılımcıları o derneğe bağış yapsınlar, şehrin EDS denilen sistemle beraber donatılsın.

Ali Öztürk: Sayın Yılmaz, Ticaret Sanayi Odasını protesto ediyorsunuz, oy vermeyeceğinizi açıkladınız. İyi de yani trafik Ticaret Sanayi Odasının meselesi, birinci meselesi değil ki?

Yusuf Ziya Yılmaz: Evet, Ticaret Odasının birinci meselesi değil, sorumluluğunda da değil ama Ticaret Odası ticaret erbabının ortak birlikte sorumluluk taşıdığı ya da üyelerinin sorumluluğunu taşıdığı... Biz bu şehirde yaşıyoruz. Bu sorunlarla beraber kime diyeceğiz, derdimizi kime anlatacağız? Ticaret Odası başkan adayları milletin karşısına çıkıp "Ben şunu yapacağım, bunu yapacağım" bugünden söylüyorlar mı?

Ali Öztürk: O zaman şehrin her sorunu Ticaret Sanayi Odasının sorunudur diyorsunuz.

Yusuf Ziya Yılmaz: En azından... En azından bir...

Ali Öztürk: Üyelerinin sorunu, odanın da sorunudur.

Yusuf Ziya Yılmaz: Elbette. En azından önemli bir kurum ve bunu gündeme getirmesi hükümet nezdinde ya da teknik kurullar ya da Karayolları ya da kimse artık... Bunu ben bilmek zorunda değilim ama ben bildiğim bir şey var; bu şehrin sorunları çözülemeyecek sorunları değil. Bunların hepsi çözülebilir. İşin bir teknik tarafı var, bir idari tarafı var. Teknik tarafını zaman içerisinde çözüleceğini umut ediyoruz; yollar yapılıyor falan. Ama idari olarak bu kadar sorumsuzluk olur mu? Hiç durulmaz tabelasını dikiyoruz, altına insanlar gelip park ediyor, hiç kimse buna bir şey söylemiyor.

Yusuf Ziya Yılmaz: Bunun ne gibi bir zararı var? Bunun zararı şu: Sadece orayı işgal etmekle kalmıyor, kurallara karşı olan duyarsızlık kural hâline geliyor. İnsanlar kuralları aşındırmayı bir marifet ya da cezasız bir meziyet olarak görüyorlar. Onun için direği dikiyoruz, kuralları koyuyoruz, denetim sıfır. Benim söylemek istediğim şey şu; nereden geldik buraya? Şehrin yolunun...

Yusuf Ziya Yılmaz: 18 kilometrelik yolun, uluslararası bir yolun 2,5 saat süreyle sadece bir aracın arıza ya da kaza nedeniyle orayı kapatmasının kaldırılamamasına... Ya yarım saatte kaldırın onu kardeşim. Mademki yol yok, mademki alternatif yolu yapmadınız, gelsin bir çekici çeksin kenara, orada ne yapılacaksa yapılsın. Bunun için kime müracaat etmek lazım, kime soracağız?

Ali Öztürk: İdarenin müdahalesi gerekiyor. İdare müdahale etmiyor, idare kim onu da bilmiyoruz.

Yusuf Ziya Yılmaz: Kim idare onu da... Ya son söz... Son söz şu: Şehrin dediğim gibi sorunlarının çözülemeyecek tarafı yok, sadece denetim ve ilgi istiyorlar. Bunun için vatandaştan bir özveri bekleniyorsa da bunu da şehrin dinamikleri yapmalıdır, yapmaya da hazır olanlar vardır. Ticaret Odası ancak buna öncülük de edebilir.

Yusuf Ziya Yılmaz: Söylemek istediğim şey bu. Bu şehirde yaşıyoruz, yaşamaya devam edeceğiz ama senede 365 günün 100 günü eğer kapalıysa bu yollar, o zaman turizmden, gelişmeden, ticaretten bahsedemeyiz. Ben bunu söylemek istiyorum kısaca.

Ali Öztürk: Evet. Kısaca ilgisizlikten şehre yönelik ilgisizlikten şikayetçi Sayın Yılmaz.

Yusuf Ziya Yılmaz: Ben teşekkür ederim. Sağ olun.

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır. Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır. Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.

Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır. Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır. Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.

Kaynaklar: gunebakis.com.tr
Haber metni ve görseller gunebakis.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 02 Ekim 2026 07:19 · Kaynak: gunebakis.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp