Trump ara seçim yenilgisinin ardından özel kalemini değiştirdi: Yeni isim Stephen Miller
- Ara seçimlerde istediğini alamayan Trump, sertlik yanlısı Stephen Miller'ı Beyaz Saray'daki sağ kolu yaptı
- Göçü "işgal" olarak nitelendiren Miller'ın yükselişi Trump'ın politikalarını nasıl etkileyecek?
Ara seçimlerde istediğini alamayan Trump, sertlik yanlısı Stephen Miller'ı Beyaz Saray'daki sağ kolu yaptı. Göçü "işgal" olarak nitelendiren Miller'ın yükselişi Trump'ın politikalarını nasıl etkileyecek?
Google'da DW'yi tercih edin ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni özel kalem müdürü Stephen Miller, Başkan'ın sert göçmen siyasetinin arkasındaki "beyin" olarak biliniyor Fotoğraf: Alex Brandon/AP Photo/dpa/picture alliance Reklam ABD Başkanı Donald Trump, ara seçimlerde partisi Cumhuriyetçilerin aldığı ağır yenilginin ardından ilk personel değişikliğini yaptı. Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles'ın yerine, Wiles'ın şu ana dek yardımcılığını yapan, sağcı ve sert çizgisi ile bilinen Stephen Miller atandı.
Cuma günü kendi sosyal medya platformundan 69 yaşındaki Wiles'a "harika çalışmaları" için teşekkür eden Trump, Miller'ın de pazartesi günü görevi devralacağını duyurdu. 41 yaşındaki Miller, Washington'da "Trump'ın beyni" ve Trump'ın sert sınır dışı politikasının fikir babası olarak tanınıyor.
Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, söz konusu kararını, bir "değişiklik" yapmak isteği ile gerekçelendirdi. "Hayatta bazen adım atmak gerekir" diyen Trump, ara seçimlerden önce ise Wiles'ın görevden alınmasının kesinlikle söz konusu olmadığını defalarca dile getirmişti.
Trump, Wiles'ın halefi Miller'ı "en güvenilir danışmanlarından biri" olarak niteledi. Başkan, Miller'ın kendisine eşlik ettiği Florida eyaletindeki West Palm Beach Havalimanı'nda, "O harika bir savaşçı. Başından beri yanımda ve çok sadık" ifadelerini kullandı.
Miller, 2016'daki ilk başkanlık seçim kampanyasından bu yana Trump için çalışan bir isim. Başkan'ın konuşma metinlerini kaleme alan Miller, ona özellikle göç politikası konusunda danışmanlık yapıyor. Stephen Miller, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) sert uygulamalarının da arkasındaki isim. Bu uygulamalar esnasında, sene başında iki ABD vatandaşı hayatını kaybetmişti.
Göçü ABD'ye yönelik bir "işgal" olarak nitelendiren ve milyonlarca kişinin kitlesel sınır dışı edilmesini savunan Miller, dış politikada ise uluslararası düzenin güç ve zor kullanımıyla şekillendiğini savunarak ABD'nin Grönland'ı alabileceğini ve Venezuela'nın petrol rezervleri üzerinde hak iddia edebileceğini öne sürüyor. Demokrat Parti'yi de "iç aşırılıkçı örgüt" olarak tanımlıyor.
Miller'ın atanmasıyla Trump, ara seçimleri kazanan Demokratlarla da karşı karşıya geldi. Demokrat Parti'nin Kongre'deki liderleri Cuma günü Trump'ın kararını sert sözlerle eleştirdi ve Miller'e karşı sert bir tutum izleyeceklerini duyurdu.
Demokratların Temsilciler Meclisi Grup Başkanı Hakeem Jeffries, yeni kurmay başkanı için "ellerinde Amerikan kanı bulunan tehlikeli bir yabancı düşmanı ve acımasız bir aşırılıkçı" ifadesini kullandı.
Demokratların Senato'daki üst düzey ismi Chuck Schumer ise Miller'ı "bu hükümetin en barbar ve en insanlık dışı uygulamalarının mimarı" olarak tanımlayarak Demokratlar olarak "her adımda Miller'in karşısında duracaklarını" belirtti.
Miller, Kaliforniya'nın Santa Monica kentinde liberal bir Yahudi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Okul yıllarında ve Kuzey Carolina'daki özel Duke Üniversitesi'nde siyaset eğitimi aldığı dönemde göçmenlik karşıtı sert bir isme dönüştü ve kimlikçi görüşleri savunmaya başladı.
Cuma akşamı Başkan Trump'ın Florida'daki özel malikânesi Mar-a-Lago'da parti destekçilerinden oluşan bir kalabalığın karşısına çıkan Miller, burada yaptığı konuşmada uzun uzun övdüğü Trump'a bir kez daha bağlılık sözü verdi. Trump'ın sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, Miller'ın "Başkan Trump'ın Özel Kalemi olmak hayatımın onuru" dediği görülüyor.
Miller'ın selefi Susie Wiles, Trump yönetiminin ara seçim stratejisinden büyük ölçüde sorumlu olan isimdi. Onun girişimiyle 80 yaşındaki Başkan, seçimden önceki bir ayda 20 eyalette 30 miting yaptı. Ancak bu çaba Cumhuriyetçiler açısından olumlu bir sonuç vermedi.
Hatta bazı Cumhuriyetçi adaylar, seçmenler nezdinde popüler olmayan Donald Trump'tan uzak kalmaya özen gösterdi.
Beyaz Saray'da çalışan bir yetkilinin verdiği bilgiye göre Wiles, istifasını daha perşembe günü bildirdi.
Wiles'ın geleceğine dair de açıklama yapan Başkan Trump, eski kalem müdürünün, "Trump'ın siyasi örgütüne geçeceğini" dile getirdi. Trump'a, güveni için teşekkür eden Wiles ise, onun ve "Önce Amerika" (America First) politikası için çalışmanın "hayatının onuru" olduğunu ifade etti.
Trump'ın kötü anket sonuçları nedeniyle Wiles'ın görevden alınacağı haftalardır konuşuluyordu. ABD medyası ayrıca tartışmalı Savunma Bakanı Pete Hegseth'in de görevden alınmasını bekliyor.
Donald Trump ise seçimden sonra böyle bir planı olduğuna dair haberleri yalanladı. CBS News televizyonuna verdiği röportajın cuma günü yayımlanan bölümlerinde yalnızca hükümetinde "belki birkaç değişiklik" yapacağını dile getiren Trump, "Kimin gitmesi gerektiğini henüz söylemek istemiyorum" dedi.
Öte yandan Adalet Bakanı Todd Blanche, seçimin ardından bakanlıkta bir dizi istifa olduğunu duyurdu. Bunlar arasında, sivil haklardan sorumlu yardımcısı Harmeet Dhillon da var. Dhillon, seçimlerden önce yaklaşık 30 eyaletin seçmen listelerine ulaşmaya çalışmış, ancak başarılı olamamıştı.
Trump yönetimi bu eyaletleri, göçmenleri yasa dışı biçimde seçmen olarak kaydetmekle suçluyordu. Habere göre Jason Reding Quinones da görevden alınmasını talep etti. Florida'nın eski federal savcısı Quinones'in, Trump'ın selefleri Demokrat Joe Biden ve Barack Obama aleyhine suçlayıcı materyal bulması bekleniyordu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 07 Kasım 2026 09:33 · Kaynak: DW Türkçe