Buzdolabı yoktu eski Urfa evlerinde yiyecekler böyle saklanıyordu
- Şanlıurfa'da buzdolabının olmadığı dönemlerde yiyecekleri sıcaktan korumak için kullanılan yöntemler, geleneksel Urfa evlerinin bilinmeyen özelliklerini ortaya koyuyor
Yaz aylarında kavurucu sıcakların etkili olduğu Şanlıurfa'da, buzdolaplarının henüz evlere girmediği dönemlerde yiyecekleri muhafaza etmek bugünkünden çok daha farklı yöntemler gerektiriyordu. Eski Urfa evlerinde yaşayan vatandaşlar, sıcak havanın olumsuz etkilerini azaltmak için evlerin mimari özelliklerinden ve doğal serinlik sağlayan alanlardan yararlanıyordu.
Geleneksel Urfa evlerinin avlularındaki su kuyuları, yer altına inşa edilen serin kilerler ve hava alabilen özel dolaplar, yiyeceklerin saklanmasında önemli rol oynuyordu. Şanlıurfa Kültür Atlası'nda yer alan araştırmalar, bugün pek çok kişinin adını bile duymadığı bu yöntemlerin geçmişte nasıl kullanıldığını gözler önüne seriyor.
ESKİ URFA EVLERİNDE YİYECEKLER SU KUYULARINA SARKITILIYORDU
Geleneksel Urfa evlerinin en dikkat çekici özelliklerinden biri, avlularında bulunan su kuyularıydı. Bu kuyular yalnızca su ihtiyacını karşılamak için değil, bazı yiyecekleri güneşten ve sıcaktan korumak amacıyla da kullanılıyordu.
Şanlıurfa Kültür Atlası'nda yayımlanan geleneksel mutfak kültürü araştırmasına göre geçmişte ayran, yoğurt, peynir ve et gibi yiyecekler, torbalara yerleştirilerek serin alanlarda muhafaza ediliyordu. Bazı durumlarda ise yiyeceklerin bulunduğu torbalar, ip yardımıyla su kuyularının boşluğuna sarkıtılıyordu.
Bu yöntem sayesinde yiyeceklerin doğrudan güneş ışığına maruz kalması engelleniyor, kuyunun daha serin ortamından yararlanılıyordu. Dönemin koşullarında kullanılan bu uygulama, günümüzdeki buzdolaplarının sağladığı kontrollü ve güvenli soğutmanın yerini tutmasa da eski Urfa yaşamının dikkat çekici alışkanlıklarından biriydi.
ZERZEMBE: ESKİ URFA EVLERİNİN SERİN KİLERİ
Eski Urfa evlerinde yiyeceklerin muhafaza edildiği en önemli alanlardan biri de "zerzembe" adı verilen kilerlerdi. Genellikle yer altında veya yarım bodrum şeklinde inşa edilen bu mekânlar, evin diğer bölümlerine göre daha serin olmalarıyla dikkat çekiyordu.
Üzerlerinde odalar veya eyvanlar bulunan zerzembeler, özellikle uzun süre saklanması gereken erzaklar için kullanılıyordu. Şanlıurfa Kültür Atlası'ndaki bilgilere göre yağ, peynir ve pekmez gibi gıdaların bulunduğu büyük küpler bu alanlarda muhafaza ediliyordu.
Zerzembelerin zeminlerinde, erzak küplerinin yerleştirilmesi amacıyla hazırlanmış yuvarlak çukurlar da bulunuyordu. Bu serin kilerlerde buğday, bulgur, pirinç ve farklı kuru gıdalar da saklanıyordu. Kavun, karpuz ve nar gibi meyveler ise zerzembelerin duvarlarındaki raflara dizilerek kış aylarında tüketilmek üzere muhafaza edilebiliyordu.
Böylece evlerin mimari yapısı, yalnızca barınma ihtiyacına değil, yiyeceklerin saklanmasına da hizmet ediyordu.
TEL DOLAPLARI YİYECEKLERİ BÖCEKLERDEN KORUYORDU
Eski Urfa mutfaklarında kullanılan bir diğer yöntem ise tel dolaplarıydı. Bugünkü kapalı mutfak dolaplarından farklı olarak bu dolapların çevresi tel örgülerle kaplanıyordu. Tel örgüler, dolabın içerisindeki havanın dolaşmasına imkân sağlarken yiyecekleri sineklerden ve çeşitli haşerelerden korumaya yardımcı oluyordu.
Günlük tüketilecek yiyecekler, uygun koşullarda bu dolaplarda muhafaza ediliyordu. Dolapların bulunmadığı veya yeterli olmadığı durumlarda ise yiyecekler yerden yüksek alanlara konuluyor, üzerleri uygun kaplarla kapatılıyordu.
Bu uygulamalar, buzdolabının olmadığı dönemlerde yiyecekleri dış etkenlerden korumak için geliştirilen pratik çözümler arasında yer alıyordu.
ESKİ URFA EVLERİNDE DOĞAL KLİMA DA BULUNUYORDU
Geleneksel Urfa evlerinin dikkat çekici özellikleri yalnızca yiyeceklerin saklanmasıyla sınırlı değildi. Yaz sıcaklarından korunmak için evlerin mimarisinde özel serinletme yöntemlerinden de yararlanılıyordu. Bunların başında "eyvan" adı verilen, genellikle avluya açılan üzeri örtülü oturma alanları geliyordu.
Özellikle yaz aylarında kullanılan eyvanlar, ev halkının serinlemek ve dinlenmek için tercih ettiği bölümler arasındaydı. Bazı eski Urfa evlerinde ise "badgir" adı verilen doğal havalandırma sistemi bulunuyordu. Bu sistemde damdan eyvana uzanan hava kanalları aracılığıyla rüzgârın içeri yönlendirilmesi sağlanıyordu.
Böylece elektrik kullanılmadan hava dolaşımından yararlanılıyor, sıcak yaz günlerinde daha serin bir ortam oluşturuluyordu.
KARACADAĞ'DAN GETİRİLEN KARLAR YAZ AYLARINDA KULLANILIYORDU
Şanlıurfa'da geçmişte serinlemek için kullanılan yöntemlerden biri de kış aylarında biriktirilen karların yazın değerlendirilmesiydi. Kültür ve Turizm Bakanlığının yayımladığı "Meyan Şerbeti (Biyan Balı) ve Şanlıurfa Folklorundaki Yeri" başlıklı çalışmada, bu geleneğe ilişkin önemli bilgiler bulunuyor.
Araştırmaya göre geçmişte şehrin güneybatısındaki dağlarda yer alan mağaraların zeminlerine özel kar depoları açılıyordu. "Karlık" adı verilen bu alanlara kış aylarında kar dolduruluyor, üzerleri samanla kapatılarak sıcak aylara kadar korunmaya çalışılıyordu.
Yaz aylarında karlıklardan çıkarılan karlar, testerelerle kesilerek kalıplar halinde şehre getiriliyor ve satılıyordu. Aynı kaynakta Karacadağ'dan getirilen kar kalıplarından da yararlanıldığı belirtiliyor. Özellikle eski Urfa çarşılarının vazgeçilmez içeceklerinden olan meyan şerbetinin serinletilmesinde, geçmişte bu karlıklarda saklanan karların kullanıldığı aktarılıyor.
Böylece kışın yağan kar, yazın kavurucu sıcaklarında şehir halkının serinleme ihtiyacını karşılayan önemli kaynaklardan birine dönüşüyordu.
BUZDOLABI YAYGINLAŞTI, ESKİ YÖNTEMLER GÜNLÜK HAYATTAN ÇEKİLDİ
Zaman içerisinde elektrikli buzdolaplarının yaygınlaşması ve apartman yaşamına geçişle birlikte geleneksel Urfa evlerindeki birçok uygulama eski önemini kaybetti. Bir dönem yiyeceklerin saklandığı zerzembeler, kuyulara sarkıtılan torbalar ve tel dolapları günlük yaşamda eskisi kadar kullanılmamaya başladı.
Ancak bu yöntemler, Şanlıurfa'nın yalnızca yemek kültürünü değil, geçmişteki yaşam koşullarını ve mimari birikimini de yansıtıyor. Bugün tarihî Urfa evlerinde izlerine rastlanabilen bu uygulamalar, modern soğutma cihazlarının bulunmadığı dönemlerde insanların doğanın imkânlarından nasıl yararlandığını gösteren kültürel miras unsurları arasında yer alıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: şanlıurfa
Yayın: 08 Kasım 2026 08:21 · Kaynak: urfanatik.com