Mustafa Sarıgül dosyasında ne var? | Para transferleri, imar işlemleri ve cinsel saldırı iddiaları
İki Alman vatandaşının mali işlemlere ilişkin şikâyetiyle başlayan soruşturma, Mustafa Sarıgül’ün aile üyelerinden iş insanlarına ve eski belediye çalışanlarına uzandı. Dosyaya yansıdığı bildirilen cinsel saldırı iddiaları da gündemde.
Sarıgül suçlamaları reddederken Yeni Parti yönetimi, milletvekilinin parti üyeliğinin sona erdiğini açıkladı.
Paylaş Paylaş WhatsApp Kopyala Kısa Dalga- Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik soruşturma, yüksek tutarlı yatırım sözleşmeleri ve para transferlerinin yanı sıra Şişli Belediye Başkanlığı dönemindeki imar işlemleri, gayrimenkul yatırımları ve eski çalışanların cinsel saldırı iddialarıyla genişliyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü mali soruşturmada Sarıgül’ün oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile eski eşi Aylin Kotil tutuklandı. Başsavcılık, milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ise ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceğini açıkladı.
Sarıgül, kendisi ve ailesi hakkındaki suçlamaları reddediyor. Kamuoyuna birbirleriyle ilgisi olmayan olayların birleştirilerek sunulduğunu savunan Sarıgül, soruşturma sonuçlanana kadar Yeni Parti üyeliğinin askıya alınmasını istedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise başvuruyu istifa olarak değerlendirdiklerini ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiklerini söyledi.
16 Ekim’de yayımladığı savcılık açıklamasına göre soruşturmanın başlangıcında Alman vatandaşı K.P. ve M.B.’nin şikâyetleri bulunuyor. Şikâyetçiler, yurt içinde ve dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paranın aklanmasına yönelik işlemler yapıldığını ileri sürdü.
İddialara göre 80 milyon avroluk yatırım sözleşmesi, Sarıgül ailesiyle bağlantılı olduğu öne sürülen North Gayrimenkul İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. ile yurt dışındaki bir şirket arasında yapıldı. Mustafa Sarıgül’ün de katıldığı öne sürülen çevrim içi toplantıda ise 1 milyar avroluk fonun yurt dışına çıkarılması vaadinin gündeme geldiği ileri sürüldü.
Sarıgül, mali işlemlere ilişkin iddialara karşı kendisi ve ailesinin dolandırılmak istendiğini savundu.
Basına yansıyan açıklamasında Sarıgül, uluslararası yatırımcılar adına finansman sağlayacağını söyleyen bir kişinin kendisiyle iletişime geçtiğini, daha sonra ailesi hakkında gerçek dışı iddialar ortaya atıldığını söyledi.
Şikâyetlere dayanak gösterilen 10 milyon ve 100 milyon avroluk banka dekontlarının sahte olduğunu ileri süren Sarıgül, kendisine, ailesine veya şirketlerine bu miktarlarda para transfer edilmediğini belirtti. Kendilerinden 4 milyon avro talep edildiğini de öne sürdü.
Soruşturmanın basına yansıyan başka bir bölümünde, Sarıgül’ün Şişli Belediye Başkanlığı dönemindeki imar işlemlerinden elde edildiği öne sürülen kayıt dışı gelirlerin şirketler ve gayrimenkul yatırımları üzerinden sisteme sokulduğu iddia ediliyor.
DW Türkçe’nin aktardığı gizli tanık anlatımında Kanyon, MetroCity ve Maya Center projelerinin imar süreçleri ile Altınbaş ailesi üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen mali işlemler yer alıyor. Aynı anlatımda Sarıgül ailesinin Belek’teki Titanic Deluxe Otel’de yüzde 50 gizli ortaklığı bulunduğu da öne sürülüyor.
Sabah kaynaklı A Haber'e göre gizli tanık, 2008’deki evlilik sürecinde sisteme sokulduğunu iddia ettiği paraların, 2019’daki boşanma sırasında Süzer Plaza’da gerçekleştirilen bir görüşme sonucunda 600 milyon avro olarak Sarıgül’e geri aktarıldığını iddia etti.
Aynı haberde Zekeriya Yasemin’in Süzer Plaza’daki görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulunduğu, ancak görüşmede para konuşulup konuşulmadığını hatırlamadığını söylediği aktarıldı. Yasemin’e ayrıca Prag’da Sarıgül ve Altınbaş Holding ile ortak villa projesi yaptıklarına ilişkin bir beyan atfedildi.
Sofu Altınbaş, Ramazan Argün ve İbrahim Avcı tutuklandı. Mehmet Aygün ve Temel Aygün’ün de aralarında bulunduğu beş kişi hakkında ev hapsi; Hulki Şavkin ve Selami Cengiz’in de bulunduğu altı kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulandı.
Titanic Hotels, yayımladığı açıklamada Mehmet ve Temel Aygün’ün ilgili makamlarla iş birliği yaptığını, ifadelerinin ardından tedbir uygulanarak serbest bırakıldığını belirtti. Şirket, adli sürece ilişkin açıklamasında hukuka ve yargıya güven duyduklarını bildirdi. Açıklamada gizli ortaklık iddiasına ilişkin ayrıntılı bir yanıt yer almadı.
29 Ekim’de yayımlanan haberlerde, eski Şişli Belediyesi çalışanı Hulki Ş.’nin savcılık ifadesine dayandırılan yeni suçlamalar yer aldı.
Sabah muhabiri Deniz Yusufoğlu’nun haberini aktaran yayınlara göre Hulki Ş., nakit para hareketlerinin yoğun olduğu otoparkların kayıt dışı işlemlerde kullanıldığını öne sürdü. Okmeydanı Hastanesi yakınındaki bir arsanın yeşil alan yapılacağı belirtilerek kapatıldığını, ardından otopark olarak işletildiğini iddia etti.
Hulki Ş.’ye atfedilen anlatıma göre arsanın mülkiyetinin bir bölümü eski bakan İbrahim Özdemir’e, bir bölümü belediyeye aitti. Eski çalışan, arazinin daha sonra Altınbaş ailesi üzerinden Sarıgül adına devralındığını ve üzerine gökdelen yapıldığını savundu.
Aynı ifadede müteahhit Selami Cengiz’in mali bir anlaşmazlık nedeniyle alıkonulup darbettirildiği iddiası da yer aldı. Ancak Hulki Ş., bu olayı gördüğünü değil, Cengiz’den duyduğunu söyledi.
Mali soruşturma sırasında ifadesi alınan eski yakın koruma B.Ö.D.’nin cinsel saldırı iddiaları, dosyanın başka bir boyutunu oluşturdu.
Hürriyet yazarı Nedim Şener’in aktardığı ifadeye göre B.Ö.D., 2021’den itibaren Sarıgül’ün cinsel saldırılarına uğradığını; siyasi ve ekonomik gücünden korktuğu, ailesine zarar gelmesinden endişe ettiği için şikâyetçi olamadığını söyledi.
B.Ö.D., 2024’te görüntülerin yayımlanmasının ardından Sarıgül hakkında konuşması halinde 100 bin avro ödemesini öngören bir belge imzaladığını ileri sürdü. Ayrıca Sarıgül’ün avukatı aracılığıyla kendisine 150 bin dolar ödendiğini iddia etti.
Sarıgül ise eski AKP milletvekili Şamil Tayyar’a yaptığı açıklamada cinsel saldırı suçlamasını reddetti. Eski korumasının uzun yıllardır yanında bulunduğunu belirterek cezaevine girme korkusuyla böyle bir ifade verdiğini düşündüğünü söyledi.
Sabah’ın haberine göre gizli tanık, görüntülerin montaj olduğunu belirten bir rapor hazırlanması için U.K. ile görüşüldüğünü ve 200 bin dolar istendiğini ileri sürdü. Başka haberlerde, eski Şişli Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü olduğu belirtilen C.D.’nin de Sarıgül tarafından istismara uğradığını söylediği aktarıldı.
Soruşturmada gazeteci Murat Ağırel’in tutuklanması da ayrı bir tartışma yarattı.
Savcılık açıklamasına göre şikâyetçiler, bilgi ve belgeleri Ağırel’e ilettiklerini; bunların ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildiklerini öne sürdü.
Ekonomim’in aktardığı savunmasında Ağırel, kendisine ulaşan kişinin Sarıgül hakkında iddialarda bulunduğunu, haber yapabilmek için belge ve dekont istediğini anlattı. Gönderilen iki dekontu Alman kaynaklarına araştırttığında bunların doğru olmayabileceği bilgisini aldığını söyledi.
Ağırel, iddiaları doğrulayamadığı için haber yapmadığını belirterek suçlamaları reddetti. Sarıgül ailesi hakkında daha önce eleştirel haberler yaptığını hatırlattı. Ağırel’in tutuklanmasına gerekçe gösterilen suçlama, üyesi olmadığı örgüte yardım etmekti.
Soruşturmaya ilişkin yayınlarda mali suçlamalar, cinsel saldırı iddiaları ve bunlarla bağlantılı olduğu ileri sürülen kişiler birlikte anılıyor.
Sarıgül’ün belediyecilik dönemindeki işlemleri geçmiş yıllarda da soruşturma ve siyasi tartışmalara konu olmuştu.
1 Eylül 2004 tarihli habere göre İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, mülkiye müfettişi raporu üzerine Sarıgül ve bazı belediye yetkilileri hakkında soruşturma izni verdi. Haberde izin gerekçesi, Şişli’de 46 kaçak yapıya göz yumulması olarak aktarıldı. Rüşvet iddialarına ilişkin ayrı raporun da savcılığa gönderildiği belirtildi.
Buna karşılık Kemal Kılıçdaroğlu, 28 Ocak 2014’te yaptığı açıklamada imar işlemlerine ilişkin 27 dosyadan söz ederek bunların beşinde iddiaların yerinde bulunmadığını, soruşturulması istenen 22 dosyadan 21’i için Danıştayın soruşturmaya gerek görmediğini söyledi. Mahkemeye giden bir dosyada ise Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat kararı verdiğini açıkladı.
Bir başka eski dosya, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ve eşi Nazlı İnönü’nün şikâyetleriyle açıldı. İnönü çifti, belediye başkanlığının bırakılması için tehdit edildiklerini ileri sürdü. Sarıgül bu iddiayı reddetti.
Şubat 2015’te tehdit soruşturmasında delil yetersizliği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi. Daha sonra kanun yararına bozma süreci gündeme geldi; Temmuz 2016’da Mustafa Sarıgül hakkında tehdit ve kamu görevlisine hakaret, Emir Sarıgül hakkında tehdit suçlamasıyla dava açıldı.
Sarıgül, 28 Ekim’deki açıklamasında soruşturma dosyasında gizlilik ve kısıtlama bulunduğunu belirterek dosyadan yapılan yayınlara tepki gösterdi. Avukatlarının, yanıltıcı bilgi ve görüntü paylaşanlar ile kişilik haklarına saldırdığını düşündüğü kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Sarıgül, suçlamalara ilişkin tutumunu şu sözlerle ifade etti:
“Soruşturmaya konu olan iddialar asılsızdır. Hiçbirini kabul etmiyorum.”
Özgür Özel ise Sarıgül ile görüştüğünü, başvurunun ardından üyeliğinin sona erdiğini söyledi. Soruşturmadaki gizlilik kalkıp gerçekler ortaya çıktığında değerlendirme yapılabileceğini belirten Özel, iddiaların doğru çıkması halinde Sarıgül’ü savunamayacaklarını ifade etti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Asayiş · Bölge: Bursa
Yayın: 29 Ekim 2026 11:17 · Kaynak: kisadalga.net