Evden taşınırken depozitonuz yanmasın: Ev sahibinin kesinti yapamayacağı masraflar
Ev sahipleri ile kiracılar arasında özellikle boya masrafları, evdeki yıpranmalar, hasarlar ve ödenmemiş borçlar nedeniyle anlaşmazlıklar sıkça yaşanabiliyor. Fakat Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan düzenlemeler, depozitonun hangi koşullarda iade edilmesi gerektiğini ve ev sahibinin hangi durumlarda kesinti yapabileceğini belirliyor.
MYNET'ten Begüm Özkaynak'ın haberine göre, Türk Borçlar Kanunu'nun 334'üncü maddesinde kiracı, kiraladığı taşınmazı teslim aldığı durumuyla geri vermekle yükümlü. Ancak sözleşmeye uygun kullanım sonucunda meydana gelen olağan eskime ve yıpranmalardan sorumlu tutulamıyor.
Örneğin uzun süreli kullanım nedeniyle duvar boyasında oluşan solmalar veya evin normal şekilde kullanılmasından kaynaklanan yıpranmalar, tek başına depozitodan kesinti yapılması için yeterli olmayabiliyor. Ayrıca kiracının neden olduğu kırıklar, olağan kullanımın dışındaki hasarlar ve ödenmemiş kira borçları, somut koşullara göre depozitodan kesinti yapılmasına gerekçe oluşturabiliyor.
Depozitonun geri alınmasında evin nasıl teslim edildiğinin belgelenmesi önem taşıyor. Kiracıların evden ayrılırken yalnızca anahtarı bırakmakla yetinmemesi, ev sahibine yapılan teslimi yazılı tutanakla kayıt altına alması öneriliyor.
Ayrıca taşınmazın son durumunun fotoğraf veya videoyla belgelenmesi, daha sonra ortaya çıkabilecek hasar iddialarında kanıt açısından önem taşıyan noktalardan biri. Anahtarların teslim edildiği tarih, evin genel durumu ve tarafların varsa tespit ettiği eksikliklerin tutanakta yer alması, olası uyuşmazlıklarda önem taşıyor.
Türk Borçlar Kanunu'nun 335'inci maddesi, kiraya verenin evi teslim alırken taşınmazın durumunu incelemesini ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri kural olarak hemen yazılı şekilde bildirmesini öngörüyor. Bu bildirimin yapılmaması halinde kiracı, olağan incelemeyle fark edilebilecek eksiklikler bakımından sorumluluktan kurtulabiliyor.
Ancak teslim sırasında tespit edilemeyen gizli ayıplar için farklı hükümler uygulanıyor. Ev sahibi, bu tür eksiklikleri öğrendiğinde de kiracıya gecikmeden yazılı bildirim yapmak zorunda. Türk Borçlar Kanunu'nun 342'nci maddesine göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında güvence bedeli, üç aylık kira tutarını aşamıyor.
Kanuna göre para olarak verilen depozitonun, kiraya verenin tek başına çekemeyeceği şekilde vadeli banka hesabında tutulması gerekiyor. Bankada güvence hesabında bulunan depozito, tarafların karşılıklı rızası, kesinleşmiş icra takibi veya kesinleşmiş mahkeme kararı gibi yasal koşullar çerçevesinde iade edilebiliyor.
Depozito iadesinde üç aylık süreye ilişkin özel bir düzenleme de bulunuyor. Türk Borçlar Kanunu’na göre ev sahibi, kira sözleşmesinin sona ermesinden itibaren üç ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya icra takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse banka, kiracının talebi üzerine güvence bedelini iade etmekle yükümlü oluyor.
Ancak bu süre, tüm depozitoların mutlaka üç ay sonra geri ödeneceği anlamına gelmiyor. Düzenleme, kanunda belirtilen şartlarla banka hesabında tutulan güvence bedelleri için geçerli. Kira sözleşmesi sona erdiği ve ev teslim edildiği halde depozitosunu geri alamayan kiracı, öncelikle ev sahibine yazılı başvuruda bulunarak güvence bedelinin iadesini talep edebilir.
Olası bir anlaşmazlıkta kira sözleşmesi, depozito ödeme dekontu, anahtar teslim tutanağı, evin son durumunu gösteren fotoğraflar ve taraflar arasındaki yazışmalar kanıt niteliği taşıyabilir. Ev sahibiyle uzlaşma sağlanamaması halinde, depozito alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda kural olarak dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması gerekiyor.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa kiracı, alacağını tahsil etmek için yasal yollara başvurabiliyor. Taşınmazın teslim durumunun kayıt altına alınması ve depozitodan yapılacak kesintilerin gerekçesinin yazılı olarak istenmesi, kiracıların haklarını korumalarına yardımcı oluyor.





Kategori: Genel
Yayın: 26 Ekim 2026 05:30 · Kaynak: gzt.com