Felsefe-Fon İlişkisi
- Birikimli sanat insanlarıyla buluşmak, onları dinlemek, hayatı yeniden yorumlamak bakımından oldukça önemliydi
- Felsefeci, yazar ve çevirmen olan ağabeyimiz Kenan Sarıalioğlu’nun söyleşisinde filozoflarla ilgili olarak “Tüm çocuklar filozoftur” sözünü çok önemsedik
Birikimli sanat insanlarıyla buluşmak, onları dinlemek, hayatı yeniden yorumlamak bakımından oldukça önemliydi.
Felsefeci, yazar ve çevirmen olan ağabeyimiz Kenan Sarıalioğlu’nun söyleşisinde filozoflarla ilgili olarak “Tüm çocuklar filozoftur” sözünü çok önemsedik. Çocuklar soru sorar ve çevrelerini tanımaya çalışırlarken büyüdükçe bulundukları çevreler tarafından baskılanarak nihayetinde sadece bir canlı organizmaya dönüşürler şeklindeki belirlemesi sanıyorum herkesi düşündürdü.
Fon vurgunu da çocukluk dönemlerindeki filozofluğun sona ermiş olmasının bir yansıması olarak yorumluyorum.
Devletin bizzat yönetim organlarında yer almış bazı kişiler nasıl oluyor da halktan topladıkları vergileri ticari bir kuruluş olan borsalar ve fonlara yatırabiliryorlar? Bireyler kendi paralarıyla borsa-fon ilişkilerini sürdürmeleri doğal bir olay olmasına karşın kazanır ya da kaybederler.
Ancak devlet kurumlarındaki yöneticilerin borsa-fon ilişkilerine girmesini açıklamak halka ihanet kavramıyla mümkün olabilir.
Çocukken filozof olan insanların yıllar içerisinde bu önemli erdemi kaybederek fil hortumu haline gelmeleri kapitalist sistemin filozoflara getirdiği sonu bakımından düşünmeye değer.
Büyüdükçe kirlenen dünya değil, bireylerin kendisidir. Varoluşçu felsefeye göre insan dünyaya düşünce ve davranışlarıyla gelmez. İnsanın bizzat tercihleri düşünce ve davranışlarını belirler.
Okullardan giderek felsefe eğitiminin ortadan kaldırılması insanın kendine yabancılaşarak tamamen edilgen hale getirilmesini de önemli rol oynadığını düşünüyorum.
İnsanın tanımındaki çevresini etkileyen ve çevresinden etkilenen canlı tarifinde çevresini etkileyen bölümü çıkarılmış gibi görünüyor. Ve sadece kendi çevresine teslim olan bir canlılar topluluğuna dönüşmüş bulunuyor.
Descartes’in “düşünüyorum öyleyse varım” anlayışının yanına “hareket ediyorum öyleyse varım” belirlemesini katmak gerekiyor.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Trabzon/Tonya
Yayın: 29 Ekim 2026 06:31 · Kaynak: gunebakis.com.tr