Orman alanlarımız artıyormuş, haberimiz yok!
Ormanlar dünyanın karasal biyolojik çeşitliliğinin yaklaşık% 80'ine ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 1,6 milyar insan geçim kaynaklarının tamamı veya bir kısmı için (gıda, barınma, enerji ve gelir) ormanlardan faydalanıyor. Şehirlerde yaşayanlar da dahil olmak üzere milyonlarca insan temiz hava ve temiz su için orman kaynaklarına bağımlı. Bu ormanlar sayısız türde hayvan ve bitki de barındırıyor.
Ormanlar; yaban hayatından iklim sistemine, su döngüsünden milyonlarca insanın geçim kaynaklarına kadar dünyanın doğal yaşamında kritik rol oynuyorlar.
Ormanlar, havadaki olağanüstü miktarda karbondioksiti (CO2) fotosentezle kendi besinlerini oluştururken kullanıp biz insanlar dahil bütün hayvansal varlıkların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretiyorlar. Dünyanın akciğerleri konumundalar. Bu işlevleriyle yıkıcı iklim değişikliğiyle mücadelede de çok önemli rol oynuyorlar.
Ormanlar şiddetli yağmurların neden olabileceği sel riskini azaltıyorlar. Bu şekilde toprak erozyonunu önleyerek nehirlere karışan tortu miktarını azalıyorlar ve toprağın su emilimini arttırıyorlar,
Ormanlar kuraklığın etkilerini azaltıyorlar. Ayrıca kent ağaçları, hava sıcaklıklarını 8° kadar düşürerek, klima kullanımını ve dolayısıyla oluşan emisyonları% 40'a kadar azaltabiliyorlar.
Bunların dışında yılda tahmini 108 milyar ABD doları değerindeki modern ilaçların dörtte birinden fazlası tropikal orman bitkilerinden elde edilmektedir.
FAO’nun 2025 yılında yaptığı Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesine göre dünyamız yüzeyinin yaklaşık% 31 kadarını örtecek şekilde yaklaşık 4 milyar hektar düzeyinde orman var. (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) — Global Forest Resources Assessment 2025)
Bu kadar ormanın yaklaşık% 50’ si Rusya, Brezilya, Kanada, ABD ve Çin topraklarında.
Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre yurdumuz ormanları yaklaşık 23 milyon hektar alanla ülke yüzölçümünün yaklaşık olarak%30'unu kaplamakta…
Bu ormanların yüzde% 48'i iğne yapraklı,% 32'si geniş yapraklı ve%20'si karışık türlerden oluşuyor. En yaygın ağaç türleri Meşe, Kızılçam ve Karaçam.
Ben İ.Ü. Orman Fakültesi. 1969 yılı mezunu Orman Mühendisiyim. Ulus (Zonguldak), Koyulhisar (Sivas), Çatalzeytin’de (Kastamonu) Orman Bölge Şefi, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğünde Yol Planlama Müh. olarak çalıştıktan sonra İzmit Kavak ve Hızlı Gelişen Orman Ağaçları Araştırma Enstitüsünde 29 sene entomolog olarak görev yaptım. (Entomoloji böceklerin yaşamını inceleyen bilim dalıdır.) Bu kapsamda ormanlarda zararlı böceklere karşı mücadeleyi içeren araştırmalar konusunda 1980 yılında İtalya Hükümet bursu ile Roma’da bir araştırma kurumunda çalıştım. Bu ülkeden dönüşüm sonrası Erzurum’da Doğu Anadolu Ormancılık Araştırma Bölge müdürlüğü görevini 3 yılı aşkın yürüttüm.
Bu şekilde toplam 34 yıl süren meslek hayatımda yurdumuzda göremediğim, içinde dolaşamadığım ormanlık alanlar olarak sadece Hakkari ve Şırnak yöresinde olanlar kaldı.
Ben görev icabı ve hem de merakıma yenilerek önceden çalıştığım yerlere tekrar gittiğimde içinde dolaştığım ormanları bulamayınca hani derler ya “içim gidiyor”. Bu yerlerden birini hiç unutamadım: 1971-1972 yıllarında çalıştığım Koyulhisar’ın çevresinde yoğun ormanlar vardı. Koyulhisar’dan kuzey yönünde çıkışta, 5-6 km süren rampaları aştıktan sonra bir yol ayrımı ile Eğriçimen adıyla bilinen bir alana varılıyordu. Her yönü kesif ormanla çevrili, hafif meyilli, yemyeşil çimen kaplı bu alanda suyu berrak bir dere adeta menderesler çizerek aşağı doğru akıyordu. Son derece güzel bir alandı.
Yıl 1977 olmalı. İzmit’ten iki aile, arabalarımızla kuzey Anadolu turu yaparken Koyulhisar’a da uğradık. Aklımdaki yer Eğriçimendi. Ama oraya ulaşan yol sınırındaki ormanlar büyük tahribat görmüştü ve o alana vardığımızda inanın “aklım durdu” Ortalıkta ne çimen ne orman ne akan su kalmıştı. Villa benzeri evler bütün alanı kaplamış, adeta büyük bir köy oluşmuştu. Canı isteyen oraya bir ev kondurmuştu. Bu rezalet manzarayı yıllardır unutamadım. Böyle bir yerde, böyle bir doğa tahribatı nasıl olabilirdi?
Böyle bir yeri bile ortadan kaldıran anlayışın oluştuğu bir ülkede taradığım bütün resmi yayınlarda Türkiye’de orman varlığının yıldan yıla arttığı yazıyor. Yoksa ormanın bilimsel tarifi değişti de benim haberim mi yok!
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...
Kategori: Hava
Yayın: 09 Ekim 2026 15:04 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr