Habermetrik
← Ana Sayfa
Antalya/Kumluca 06 Kasım 2026 07:49 · Güncelleme 08:27
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Antalya için 10 yıl detayı! Ali Babacan’dan dikkat çeken açıklama

Antalya için 10 yıl detayı! Ali Babacan’dan dikkat çeken açıklama
Görsel kaynağı: antalyagundem.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Antalya Forum X Platformu’nun bu haftaki konuğu DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan oldu
  • Başkan Babacan, “Antalya'ya benim her gelişimde içim açılıyor” sözlerine yer verdi

Antalya’nın sorunlarını masaya yatıran Antalya Forum X Platformu’nun bu haftaki konuğu DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan oldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Antalya Forum X Platformu Başkanı Mehmet Hacıarifoğlu, “Bir masanın değeri, etrafında kimlerin olduğu kadar o masaya neyle katıldığıyla da ölçülür.

Forum X'i yaklaşık 5 ay kadar önce kurarken kendimize şu soruyu sorduk: Bu şehirde yıllar boyunca edinilmiş bilgi, deneyim ve birikimi ortak geleceğimiz için nasıl harekete geçirebiliriz?

TECRÜBE PAYLAŞTIKÇA ARTTIKÇA

Aramızda önemli kamu görevleri üstlenmiş, iş dünyasında değer üretmiş, farklı alanlarda şehrimize emek vermiş insanlar var. Her birimizin ayrı bir hikâyesi, deneyimi ve söylenecek sözü bulunuyor. Forum X, bu birikimin aynı masa etrafında buluşmasıyla doğdu.

Çünkü inanıyoruz ki bu tecrübe paylaştıkça çoğalır, fikir sorumluluk üstlenildiğinde hayata geçer.

Bizim için bir toplantının başarısı, ne kadar konuşulduğuyla sınırlı değildir. Hangi soruya cevap aradığımız, hangi çözümü geliştirdiğimiz ve sonrasında neyi takip ettiğimiz de önemlidir. Forum X'in pusulası da budur: Söylediğinin sonucunu ölçen, veriye dayalı hareket eden ve aldığı sorumluluğu takip eden bir anlayış.

ANTALYA’NIN BÜYÜK BİR POTANSİYELİ VAR

Antalya'nın güçlü bir potansiyeli var. Ancak bu potansiyelin değere dönüşmesi için doğru kararlar, iş birliği ve süreklilik gerekiyor. Biz de bilgi ve deneyimimizle bu sürece katkıda bulunmak istiyoruz. Elbette Antalya'nın geleceğini Türkiye'den ve dünyadan ayrı düşünemeyiz.

Enerji ve gıdaya erişim, su kaynaklarının geleceği, ticaret yolları, denizlerdeki yetki alanları ve ülkeler arasındaki ilişkiler; burada işletmelerimizin kararlarına, üreticimizin maliyetlerine, gençlerimizin gelecek beklentilerine kadar uzanıyor. Aynı zamanda bunlar, yaşadığımız şehre karşı sorumluluğumuzun da bir parçası.

SORUNUN PEŞİNDEYİZ

Özellikle şu sorunun peşindeyiz: Belirsizliğin arttığı bir dünyada Türkiye, güveni ve refahı hangi somut adımlarla güçlendirebilir? Bu sorunun cevabında kamu yönetiminin, iş dünyasının ve bizler gibi sivil oluşumların üstlenmesi gereken sorumlulukları da konuşmak istiyoruz.

Dileğimiz, bugün bu masadan yeni bilgilerle, üzerinde düşünmeye değer sorularla ve takip edebileceğimiz somut fikirlerle kalkmak” sözlerine yer verdi.

BABACAN; “İÇİM ACIYOR”

Türkiye ve Antalya ekonomisi ile ilgili konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan şu sözlere yer verdi;

“Antalya'ya benim her gelişimde içim açılıyor. Her ne kadar iş insanlarıyla, sanayicilerle, tarımla uğraşanlarla konuştuğumuzda genel anlamda bir kötümserlik ve umutsuzluk olsa da dünyada yüzden fazla ülkeye gitmiş bir insan olarak Antalya'nın coğrafyasına, denizine, dağlarına, tarım ve turizm imkânlarına baktığımda bu devasa potansiyel, Türkiye adına benim hep umudumu artırıyor.

ANTALYA DOĞRU YÖNETİLMELİ

Evet, zor günlerden geçiyoruz ama şunu unutmayalım: Antalya'mız sadece belediyecilik anlamında büyükşehir değil. Gerçekten her anlamda büyük bir şehir. Antalya turizmiyle büyük, tarımıyla büyük, sanayisiyle büyük. Bu boyutta bir şehri Avrupa'da, Akdeniz kıyısında düşünün.

Doğru yönetildiğinde Avrupa'nın en büyük, en zengin şehirlerinden birisi olur. İnanın, en fazla 10 yıl içerisinde Avrupa'nın en büyük şehirlerinden değil, Avrupa'nın en büyük ülkelerinden biri kadar güçlü bir ekonomik yapıya kavuşabilir.

Çünkü gerçekten bu güzel şehrimizin sadece ve sadece ülke yönetimi, yerel yönetimler ve kötü yöneticiler nedeniyle böyle bir umutsuzluğa kapılması, sıkıntıların sürekli dile getirildiği bir yer hâline gelmesi bizi üzüyor. Böyle olmaması gerektiğini söylüyoruz.

Hatırlarsanız, en son böylesine önemli uluslararası bir toplantı Antalya'da G20 Zirvesi olarak gerçekleştirilmişti. Benim başbakan yardımcılığım döneminde G20 toplantılarına hep ben giderdim. Ülke içerisindeki koordinasyonu ben yapardım.

O dönemde artık G20'nin zirvelerini de yapalım diye karar verdiğimizde ilk zirvelerden birisinin Türkiye'de olması gerektiğini söyledik. Çünkü G20, bakanlar seviyesinde toplantılar yapıyordu ancak bir zirvesi yoktu.

ALİ BABACAN’DAN G7 VURGUSU

G7 ülkeleri, "Biz zaten zirvemizi yapıyoruz, dünyayla ilgili kararları alıyoruz" diyordu. Biz de "Yok, öyle değil. Yedi ülke bunu tek başına yapamaz. G20 ülkeleri katılmadan dünyayla ilgili kararlar verilmez" diyorduk. Israr ettik, mücadele ettik ve sonunda G20 zirvelerinin yapılmasını sağladık.

İlk yıllardan birinde de 2015 yılında Antalya'da zirveyi gerçekleştirdik. Antalya Zirvesi, o dönemde gerçekten bütün dünyada çok başarılı şekilde anıldı. Sadece Batı ülkelerinin temsil edildiği bir toplantı değildi. Hindistan Başbakanı'nın, Çin Cumhurbaşkanı'nın, Rusya Devlet Başkanı'nın da katıldığı; Doğu'nun ve Batı'nın, dünyanın en büyük ekonomilerinin temsil edildiği bir zirve olarak gerçekleştirildi.

ANTALYA EN AÇIK YÜZÜMÜZ

Ve o günden sonra G20'nin Antalya Zirvesi önemli bir referans noktası hâline geldi. Her gün bununla ilgili değerlendirmeler yapacağım. Böylesine önemli bir şehirdeyiz. Antalya, tabii ki dünyaya en açık yüzümüz. Ama bir yandan neredeyse dört yıldır devam eden yüksek faiz ortamı ve baskılanan döviz kuru herhâlde en çok turizm sektörümüzü etkiledi.

Fiyat tutturamamak, rekabet gücünü yitirmek... Öte yandan tesislerini yaptırırken kredi kullanmış olan turizm işletmeleri var. Büyük yatırımların çoğunda bir miktar kredi kullanılır. Ancak bu kredi düzeyinde yüksek faiz, pek çok turizm kuruluşumuzu son derece olumsuz etkiledi.

Döviz kurunun baskılanmasıyla beraber turizm sektörümüzün sıkıntıları giderek büyüyor. Sanayide de durum hiç farklı değil. Bir yandan artan maliyetler, diğer yandan ihracatta özellikle döviz kurunun etkisi son derece olumsuz sonuçlar doğuruyor.

Türkiye'nin dört bir yanında yılların, hatta on yılların fabrikaları teker teker kapanıyor.

Açık gördüğünüz bazı fabrikalara bir süre sonra tekrar baktığınızda, eğer bu politikalar devam ederse, yüksek faiz ve baskılanmış kur politikası sürerse, o fabrikaların bir kısmının da maalesef kapanmaya devam ettiğini göreceksiniz. Geçen hafta sadece Bursa'da sanayide 10 bin kişi işten çıkarıldı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: antalyagundem.com.tr
Haber metni ve görseller antalyagundem.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: Antalya/Kumluca
Yayın: 06 Kasım 2026 07:49 · Kaynak: antalyagundem.com.tr
Kaynağı Oku ↗