Kazım Baba’nın Örnek Vasiyeti, Geleceğin Hekimlerine Işık Oldu
- Uzun yıllar esnaflık yapan, çevresinde sevgiyle'Kazım Baba' olarak tanınan Özüdoğru, emekliliğinin ardından da ailesiyle birlikte ticaret hayatını sürdürdü
Fethiye’de rahatsızlanarak Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde tedavi altına alınan Kazım Özüdoğru, 22 gün süren tedavi sürecinin ardından hayatını kaybetti. Uzun yıllar esnaflık yapan, çevresinde sevgiyle “Kazım Baba” olarak tanınan Özüdoğru, emekliliğinin ardından da ailesiyle birlikte ticaret hayatını sürdürdü.
Hayatı boyunca çalışkanlığı, insan sevgisi ve gençlerle kurduğu yakın bağlarla tanınan Özüdoğru’nun son vasiyeti, ailesi tarafından yerine getirildi. Bedenini tıp öğrencilerinin eğitiminde kullanılmak üzere bağışlamayı vasiyet eden Özüdoğru, MAKÜ Tıp Fakültesinin ilk beden bağışçısı olarak 31 tıp öğrencisinin anatomi eğitimine katkı sağlayacak.“Babam, Şimdi Tam da Olması Gereken Yerde”Üniversitede düzenlenen törende en duygusal anlardan biri, Kazım Özüdoğru’nun kızı ve Ölüdeniz Rotary Kulübü Başkanı Burcu Cunneen’in konuşması oldu.
Babasının yaşamı boyunca insanlarla güçlü bağlar kurduğunu, özellikle gençlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu anlatan Cunneen, şu sözleriyle katılımcıları duygulandırdı: Gençlerle bir arada olmayı, onlarla gençleşmeyi çok severdi. Şimdi aslında tam da olması gereken yerde, gençlerin yanında.”Babasının 31 tıp öğrencisinin eğitimine katkı sağlayacak olmasının aileleri için hem büyük bir gurur hem de teselli kaynağı olduğunu dile getiren Cunneen, beden bağışının toplumsal önemine de dikkat çekti.“Benim Babam Ölmedi, Tıp Fakültesine Sessiz Öğretmen Olarak Atandı”Organ bağışına ilişkin toplumsal çekincelerin hâlâ devam ettiğini, beden bağışının ise toplumda çok daha az bilindiğini vurgulayan Cunneen, “kadavra bağışı” ifadesinin birçok insana soğuk ve ürkütücü geldiğini belirtti.
Beden bağışının yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda insani açıdan da son derece anlamlı bir karar olduğunu ifade eden Cunneen, düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:“Toprağın karanlığına gömülmektense ilmin ve bilimin ışığına katkı sunabilmek, karanlıkta yok olup gitmekten çok daha kıymetli. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ sözünü hatırlatmak isterim.
Biz de babamı hem yaşarken hem de vefatından sonra Türk hekimlerine emanet ettik.”Babasının beden bağışına ilişkin kararını anlatırken kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtı da paylaşan Cunneen, sözlerini şöyle sürdürdü:“Beden bağışı ve kadavra kelimesi insanlara çok soğuk geliyor. Bana bu kararı nasıl aldığımızı sorduklarında onlara şöyle söylüyorum: Benim babam ölmedi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Tıp Fakültesine sessiz öğretmen olarak atandı.
Babam, güzel ülkemin 31 pırıl pırıl gencine emanet.”Babasının vasiyetinin beden bağışı konusunda toplumdaki önyargıların azalmasına ve farkındalığın artmasına vesile olmasını dileyen Cunneen, geleceğin hekimlerinin yetişmesine katkı sunabilmenin aileleri için büyük bir onur olduğunu ifade etti. Hastane Yönetimine ve Sağlık Çalışanlarına TeşekkürBurcu Cunneen, babasının Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde geçirdiği 22 günlük tedavi sürecinde kendilerine gösterilen ilgi, destek ve hassasiyet için de teşekkürlerini iletti.
Babasının son günlerinde ailesine gösterilen yakınlığın kendileri için çok kıymetli olduğunu belirten Cunneen, vasiyetinin yerine getirilmesi sürecinde de desteklerini esirgemeyen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Barış Gürcü’ye, hastane yönetimine ve tüm sağlık çalışanlarına minnettarlığını ifade etti.
Bu süreçte yalnızca tıbbi bakımın değil, insani yaklaşımın, anlayışın ve aileye verilen desteğin de kendileri için büyük anlam taşıdığını vurguladı. MAKÜ Tıp Fakültesi İçin Tarihi Bir BağışTörende konuşan MAKÜ Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr.
Emine Hilal Şener, beden bağışının anatomi eğitimindeki önemine değindi. İnsan bedeni üzerinde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmaların hekim adaylarının mesleki bilgi, beceri ve öz güvenlerinin gelişmesine katkı sunduğunu belirten Dr.
Şener, Türkiye’de beden bağışlarının yeterli düzeyde olmadığını ifade etti. Toplumsal çekinceler ve bilgi eksikliğinin beden bağışının önündeki önemli engeller arasında yer aldığını belirten Şener, bağışlanan bedenlerin tıp etiği çerçevesinde büyük bir saygı ve hassasiyetle değerlendirildiğini vurgulayarak Özüdoğru ailesine teşekkür etti.
MAKÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cem Çetin ise Kazım Özüdoğru’nun bağışının fakülte açısından tarihi ve anlamlı bir başlangıç olduğunu ifade etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Öner de öğrencilere seslenerek eğitimlerinde yararlanacakları bedenlerin bir zamanlar hayalleri, sevinçleri ve yaşam öyküleri olan insanlara ait olduğunu hatırlattı.
Öner, Özüdoğru ailesine “Emanetiniz emanetimizdir.” sözleriyle teşekkür etti.“Kazım Baba, Fakültenizin Sessiz Öğretmeni”Törenin ardından Özüdoğru ailesi tarafından fakülte önünde lokma ikramında bulunuldu. Lokma dağıtılan alanda yer alan “Kazım Baba’nın hayrına.
Fakültenizin sessiz öğretmeni.” ifadesi ise törenin en anlamlı ayrıntılarından biri oldu. Fethiye’de yıllarca emeğiyle, güler yüzüyle ve insan sevgisiyle iz bırakan Kazım Özüdoğru, şimdi de geleceğin hekimlerinin eğitimine katkı sunacak.
Bir ömür boyunca insanlara dokunan Kazım Baba, son vasiyetiyle bilime ve geleceğin hekimlerine unutulmayacak bir miras bıraktı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Kars/Akyaka
Yayın: 04 Kasım 2026 15:27 · Kaynak: gercekfethiye.com