Gizli görüşme ortaya çıktı: Netanyahu vatana ihanetle suçlandı
Mısır istihbarat şefi Abbas Kamel'in 7 Ekim saldırısından günler önce bizzat gelerek İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu bir Hamas eylemi konusunda uyardığı duyuruldu.
Mısır istihbarat şefi Abbas Kamel’in 7 Ekim saldırısından günler önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu telefonla arayarak olası bir Hamas eylemine ilişkin uyardığı bildirildi. Arap yetkililere göre Netanyahu saldırı öncesinde aldığı çok sayıda uyarıya rağmen harekete geçmedi. Yaklaşan İsrail seçimleri öncesi muhalefetin başbakan adayı Gadi Eisenkot, skandalın ortaya çıkmasının ardından Netanyahu’yu vatana ihanetle suçladı.
Gazze’de 7 Ekim 2023 öncesi tansiyon giderek yükseliyordu. Mısır, İsrail’in artan baskılarına yanıt olarak Hamas’ın eylem hazırlığında olduğu istihabaratına ulaştı. Mısır istihbarat şefi Kamel, 7 Ekim’den önce Tel Aviv ile temas kurarak iki kez uyarıda bulundu. Kamel, 7 Ekim’den önce İsrail Başbakanı Netanyahu’yu da arayarak üçüncü kez Hamas’ın bir saldırı hazırladığını iletti. Uyarıdan sadece birkaç gün sonra Hamas, İsrail’e yaklaşık 1200 kişinin ölümüne ve 250 kadar kişinin rehin alınmasına yol açan saldırıyı düzenledi. 7 Ekim, Orta Doğu’yu yeniden şekillendiren yıkıcı savaşı tetikledi.
Mısır hükümeti yetkilileri ve konuyla ilgili bilgi sahibi diğer kişilerin ifadelerine göre, Kamel’in Netanyahu ile yaptığı görüşme, Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililerin saldırıdan önce aldığı çok sayıda ön uyarıdan biriydi. İddialar, önümüzdeki ay yapılacak çekişmeli İsrail seçimleri öncesinde, uzun süredir Netanyahu’nun savaş öncesi eylemlerinin tartışılmasına yol açtı. İsrail muhalefeti, Netanyahu’yu 7 Ekim’e izin vermekle suçladı.
Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre, Netanyahu’ya Eylül 2023’te Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed bin Zayed ile yaptığı görüşmede de Hamas’ın bir saldırı düzenleyeceği yönünde işaretler verilmişti ancak İsrail Başbakanı, bu konuda ikna olmuş görünmüyordu. İsrailli yetkililer, uyarıların olası saldırının zamanlaması ya da ölçeği konusunda spesifik bilgiler içermediğini belirtti.
Netanyahu’nun ofisi, Kamel’in telefon görüşmesiyle ilgili sorulara yanıt vermedi. İsrail Başbakanlık ofisi daha önce, 7 Ekim’e kadar olan aylarda Netanyahu ile Kamel arasında herhangi bir görüşme yapıldığı iddialarını yalanlamıştı.
İsrail Başbakanı, İsrailli gazeteciler Shlomi Eldar ve Ruth Yuval’ın “843 Günlük Terk Ediliş ve Direniş” adlı kitabında ilk kez yer alan, BAE liderinden saldırıdan önce kişisel bir uyarı aldığı iddialarını kabul etmemişti.
Eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 7 Ekim’de İsrail askerlerine kendi vatandaşlarını vurma emri verdiklerini belirtmişti. Haaretz gazetesinin, 7 Ekim’de ölenlerin çoğunu İsrail ordusunun hedef almış olabileceği haberini yalanlamayan Gallant, emrin “Hannibal Direktifi” kapsamında verildiğini açıklamıştı. Hannibal Direktifi, askerlerin düşman güçlerince esir alınmasını önlemek için güç kullanılmasını öngörüyor ancak sivilleri kapsamıyor.
Netanyahu’nun yaşananları önlemek için fırsatları kaçırıp kaçırmadığı, yüzlerce Hamas mensubunun Gazze’den güney İsrail’e saldırmasının hemen ardından gelen günlerden beri İsrail’de yoğun şekilde tartışılan bir konu oldu. Netanyahu, saldırılara yol açan başarısızlıklar konusunda hükümetinin sorumluluğunu araştıracak bağımsız bir komisyonun kurulmasına karşı çıktı ve bunun, kendisine karşı önyargılı olduğunu söylediği ülkenin yüksek mahkemesi tarafından denetlenmemesi gerektiğini savundu. Anketler, İsrail kamuoyunun büyük çoğunluğunun bağımsız bir soruşturmayı desteklediğini gösteriyor.
Ancak 27 Ekim’de yapılacak İsrail seçimleri yaklaşırken, Netanyahu’nun 7 Ekim saldırısıyla ilgili başarısızlıklar konusundaki sorumluluğu, önemli bir tartışma konusu olarak yeniden gündeme geldi. İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün eylül ayında yaptığı bir ankete göre, İsrailli Yahudilerin yüzde 68’i 7 Ekim olayının hangi partiye oy vereceklerine karar vermede önemli bir faktör olduğunu söylüyor.
“7 Ekim olayları kesinlikle bu seçimleri gölgede bırakıyor” diyen kamuoyu araştırma uzmanı Tamar Hermann, tartışmanın seçmen davranışı üzerinde belirleyici etkisi olduğuna dikkat çekti.
Muhalefetin başbakan adayı Gadi Eisenkot, Netanyahu’nun 7 Ekim saldırısıyla ilgili hesap vermekten kaçındığını kaydetti. Eisenkot, Netanyahu’nun “büyük olasılıkla” vatana ihanet suçu işlediğini ifade etti.
Eisenkot, son aylarda ortaya çıkan gerçeklere işaret ederek “İsrail güvenlik teşkilatının başkanlarından ve çeşitli yabancı ülkelerden gelen gelen uyarılar, Netanyahu’nun İsrail Devleti’ni körlük, kibir ve sorumsuzluk içinde tarihinin en büyük felaketine sürüklediği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmıyor” dedi.
Toplam 19 yıl başbakanlık yapan Netanyahu, yaklaşan saldırı konusunda kendisini uyarmadıkları gerekçesiyle güvenlik şeflerini suçlamıştı. Netanyahu, saldırının gerçekleştiği sabah daha erken uyandırılmış olsaydı, durumu farklı şekilde ele alacağını savundu. Netanyahu ve müttefikleri, güvenlik yetkililerinin saldırıyla ilgili hayati bilgileri sakladığını iddia etti. İsrailli kamuoyu araştırma şirketi Hermann’a göre, bu fikir seçmen tabanında da destek buldu. Güvenlik yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.
Mevcut anketler, Netanyahu’nun İsrail parlamentosu Knesset’te iktidar çoğunluğunu sağlamasının olası olmadığını gösteriyor ancak muhalefetin de çoğunluk kuracak kadar sandalye kazanıp kazanmayacağı belirsiz. İsrail’in keskin bir şekilde bölünmüş seçmen kitlesi ve çok partili sistemi, hükümetin genellikle bir koalisyon tarafından yönetilmesi anlamına geliyor. Analistler, yeni bir seçime ihtiyaç duyulacağına, böylece Netanyahu’nun geçici başbakan olarak görevine devam edebileceğini söylüyor.
İsrail ordusu, olaylarını gerekçe göstererek başlattığı Gazze’ye yönelik saldırılara 3 yıldır devam ediyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 74 binden fazla kişi İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Bölgede enkaz altında ulaşılamamış binlerce kişi olduğu tahmin ediliyor. Al Jazeera, Gazze’deki can kaybı sayısının 200 binin üzerinde olabileceğini belirtmişti.
Mısırlı yetkililerin Haziran 2023’te İsrail’e yaptığı ilk uyarı spesifik bilgiler içermiyordu. İsrailli muhataplarını Gazze’deki durumun istikrarsız olduğu konusunda uyardılar ve İsrail’i Hamas’la müzakere masasına geri dönmeye teşvik ettiler. Yetkililer, eylül ayında Kamel’in daha ciddi bir uyarı iletmek için İsrail’e uçtuğunu söyledi. Kamel, İsrailli yetkililere Gazze’deki durumun vahim olduğunu ve herkesin başına bela açabileceğini dile getirdi.
İsrailli yetkililer ise Kamel’e durumun kontrol altında olduğu konusunda garanti verdi. Mısırlı kaynaklar, Kamel’in Netanyahu’nun ofisine yaptığı aramanın saldırıdan sadece birkaç gün önce gerçekleştiğini vurguladı. Mısırlıların saldırıdan 48 saat öncesine kadar ‘i uyarmaya devam ettiği ifade edildi.
Deneyiminizi iyileştirmek, tanımlama bilgilerini, sitemizin doğru şekilde çalışmasını sağlamak, içerikleri ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sunmak ve site trafiğimizi analiz etmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz.
Kategori: Siyaset
Yayın: 28 Eylül 2026 10:36 · Kaynak: 10haber.net