Habermetrik
← Ana Sayfa
Afyonkarahisar 05 Kasım 2026 08:04
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Disleksi Tembellik Değil! Uzmanından Ailelere Kritik Uyarılar

Disleksi Tembellik Değil! Uzmanından Ailelere Kritik Uyarılar
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Çocukluk döneminde ortaya çıkan ve öğrenme sürecini etkileyen disleksi, sanılanın aksine zekâ düzeyiyle veya çocuğun öğrenme isteğiyle doğrudan ilişkili değil
  • Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr

Çocukluk döneminde ortaya çıkan ve öğrenme sürecini etkileyen disleksi, sanılanın aksine zekâ düzeyiyle veya çocuğun öğrenme isteğiyle doğrudan ilişkili değil. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr.

Fırat Öz, 1-8 Kasım Disleksi Farkındalık Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, disleksinin erken dönemde fark edilmesinin çocukların akademik ve sosyal gelişimleri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Disleksiye yönelik toplumdaki yanlış inanışların çocukların ihtiyaç duydukları desteğe ulaşmasını geciktirebildiğini belirten Öz, aile, öğretmen ve sağlık uzmanlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Disleksi Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar?

Disleksinin nörobiyolojik temelli bir öğrenme bozukluğu olduğunu açıklayan Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, bu durumun özellikle kelimeleri doğru tanıma, akıcı okuma, harf-ses ilişkilerini kurma ve yazım becerilerinde güçlüklerle kendini gösterdiğini ifade etti.

Disleksinin genel zihinsel kapasiteden bağımsız gelişebildiğini belirten Öz, uygun ve bireyselleştirilmiş eğitim programları sayesinde çocukların okuma becerilerinde önemli ilerlemeler sağlanabileceğini kaydetti.

Öz, disleksiyle birlikte yazılı anlatım güçlüğüyle ilişkili disgrafi ve matematiksel becerilerde yaşanan güçlüklerle karakterize diskalkulinin de özgül öğrenme bozukluğu kapsamında değerlendirildiğini aktardı.

Disleksi Tembellik veya Zekâ Geriliği Değil

Disleksi hakkında toplumda yaygın olan yanlış düşüncelere değinen Öz, okuma ve yazmada zorlanan çocukların zaman zaman tembel, isteksiz veya yeterince çaba göstermeyen bireyler olarak değerlendirildiğini söyledi.

Bu yaklaşımın bilimsel açıdan doğru olmadığını vurgulayan Öz, disleksisi bulunan çocukların farklı alanlarda güçlü yeteneklere sahip olabileceğine dikkat çekti.

Özellikle sözel anlatım, yaratıcılık, görsel düşünme ve problem çözme gibi becerilerin bazı çocuklarda öne çıkabileceğini belirten Öz, öğrenme güçlüğünün çocuğun genel potansiyelini belirlemediğini ifade etti.

Harfleri Ters Yazmak Tek Başına Disleksi Belirtisi Değil

Disleksiyle ilgili en yaygın yanlış inanışlardan birinin harfleri ters yazmanın kesin bir belirti olarak kabul edilmesi olduğunu belirten Dr. Fırat Öz, okuma ve yazmayı yeni öğrenen çocuklarda harf karıştırmanın görülebileceğini söyledi.

Bu durumun tek başına disleksi tanısı koymak için yeterli olmadığını vurgulayan Öz, önemli olanın harf karışıklıklarının ne kadar sürdüğü ve çocuğun okuma becerisini nasıl etkilediği olduğunu ifade etti.

Türkçede disleksinin çoğu zaman harfleri ters yazmaktan ziyade okuma hızında düşüklük ve akıcı okumada güçlük şeklinde ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Çocuklarda Disleksinin Erken Belirtileri Neler?

Disleksinin okul öncesi dönemde kesin olarak belirlenmesinin genellikle mümkün olmadığını ifade eden Öz, bazı gelişimsel işaretlerin ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek okuma güçlüğü açısından uyarıcı olabileceğini belirtti.

Konuşmanın gecikmesi, kelime bulmada zorlanma, sesleri birbirinden ayırt edememe, harf ve renk isimlerini öğrenmede güçlük yaşama ve sıralı bilgileri hatırlamakta zorlanma erken dönemde dikkat edilmesi gereken durumlar arasında yer alıyor.

Ailede okuma güçlüğü öyküsünün bulunması da değerlendirilmesi gereken risk faktörleri arasında gösteriliyor.

İlkokulda Bu Belirtilere Dikkat Edilmeli

Özellikle ilkokulun birinci ve ikinci sınıflarında disleksiye ilişkin belirtilerin daha belirgin hale gelebildiğini belirten Öz, çocukların okuma öğrenme sürecinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Yaşıtları akıcı okumaya geçerken çocuğun heceleyerek okumaya devam etmesi, kelimeleri çözümlemede belirgin yavaşlık yaşaması, okurken harf atlaması veya eklemesi ve okuma etkinliklerinden uzak durması dikkat edilmesi gereken işaretler arasında bulunuyor.

Ancak bu belirtilerin her zaman disleksi anlamına gelmediğini hatırlatan Öz, güçlüklerin uzun süre devam etmesi ve verilen eğitim desteğine rağmen düzelmemesi halinde uzman değerlendirmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Yanlış Yaklaşımlar Çocuklarda Özgüven Kaybına Yol Açabilir

Disleksinin yalnızca akademik başarıyı değil, çocukların psikolojik ve sosyal gelişimini de etkileyebileceğini belirten Öz, ailelerin ve öğretmenlerin kullandıkları ifadelere dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Okuma güçlüğü yaşayan bir çocuğun sürekli başarısız, tembel veya yetersiz olarak nitelendirilmesinin olumsuz benlik algısına ve özgüven kaybına neden olabileceğini ifade etti.

Bu nedenle çocukların akranlarıyla karşılaştırılmaması, yaşadıkları güçlükler nedeniyle suçlanmaması ve güçlü yönlerinin desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Öğretmenler Disleksili Çocuklara Nasıl Yaklaşmalı?

Disleksi belirtileri gösteren çocukların eğitim sürecinde bireysel ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Öz, öğretmenlere önemli önerilerde bulundu.

Çocukların hazırlıksız şekilde sınıf önünde sesli okumaya zorlanmaması, sınav ve etkinliklerde gerektiğinde ek süre verilmesi ve yazılı yönergelerin sözlü olarak da açıklanması gerektiğini ifade etti.

Ayrıca yazım hatalarının öğrencinin konu hakkındaki bilgisinden ayrı değerlendirilmesinin önemine değinen Öz, sınıf ortamında çocukları damgalayabilecek davranışlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Disleksi Şüphesinde Aileler Ne Yapmalı?

Çocuğunda okuma ve yazma güçlüğü fark eden ailelerin öncelikle öğretmenlerle iletişim kurması gerektiğini belirten Öz, görme ve işitme sorunlarının da değerlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Öğrenme güçlüklerinin devam etmesi durumunda çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulmasını öneren Öz, erken değerlendirme ve uygun eğitim desteğinin çocukların gelişimini olumlu yönde etkileyebileceğini kaydetti.

Ailelerin yoğun kaygıya kapılmak yerine çocuklarının ihtiyaçlarını anlamaya ve doğru destek yöntemlerini belirlemeye odaklanmasının daha yararlı olacağını ifade etti.

Uzmanından Önemli Mesaj: “Her Çocuğun Potansiyeli Desteklenmeli”

Disleksinin çocuğun zekâsını, kişiliğini veya gelecekteki başarısını belirleyen bir durum olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, erken farkındalığın önemine dikkat çekti.

Bilimsel temelli eğitim uygulamaları ve aile-okul-sağlık profesyonelleri arasındaki iş birliği sayesinde çocukların hem akademik hem de psikososyal gelişimlerinin desteklenebileceğini belirtti.

Öz, disleksiyle ilgili temel amacın yalnızca okuma becerilerini geliştirmek olmadığını, her çocuğun kendi yeteneklerini ortaya koyabileceği güvenli ve destekleyici bir öğrenme ortamı oluşturmak olduğunu ifade etti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: afyonturkeligazetesi.com
Haber metni ve görseller afyonturkeligazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Afyonkarahisar
Yayın: 05 Kasım 2026 08:04 · Kaynak: afyonturkeligazetesi.com
Kaynağı Oku ↗