ABD seçimleri hakkında her şey: Trump Kongre’yi kaybetti, İran savaşının faturası sandıktan çıktı
- ABD’de Demokratlar, Kansas’tan Teksas’a Cumhuriyetçilerin onlarca yıldır kazandığı eyaletlerde Senato koltuklarını aldı
- Temsilciler Meclisi de el değiştirdi
ABD’de Demokratlar, Kansas’tan Teksas’a Cumhuriyetçilerin onlarca yıldır kazandığı eyaletlerde Senato koltuklarını aldı. Temsilciler Meclisi de el değiştirdi. Hayat pahalılığı ve İran savaşı seçmenin kararında öne çıkarken yenilginin en açık siyasi teşhislerinden biri Beyaz Saray’ın içinden geldi. Başkan Yardımcısı JD Vance’e göre Cumhuriyetçilere seçimi kaybettiren savaştı.
Paylaş Paylaş WhatsApp Kopyala Kısa Dalga - Donald Trump’ın iki yıl önce rahat kazandığı Teksas’ta seçmenler bu kez hem Senato’ya hem de valiliğe birer Demokrat gönderdi. Kansas’ta bir papaz, partisinin 1932’den bu yana kazanamadığı Senato koltuğunu aldı.
Mississippi’de ise 4 Kasım sabahı yaklaşık 945 bin oy sayıldığında Demokrat aday ile Trump’ın desteklediği Cumhuriyetçi senatörü yalnızca 65 oy ayırıyordu. ABD’de 3 Kasım ara seçimlerinin sürprizi, başkanın partisinin sandalye kaybetmesinden çok, kaybın nerelere kadar uzandığıydı.
Seçim, Trump’ın ikinci döneminin kalan iki yılında Washington’da kimin hangi kararı alabileceğini değiştirdi. Ocakta göreve başlayacak Demokrat çoğunluk, Beyaz Saray’dan gelecek yasa tekliflerini durdurabilecek. Trump ise Demokratların iki meclisten geçireceği yasaları veto edebilecek.
Bu karşılıklı gücün ilk sınavları, Amerikalıların sağlık harcamalarını kimin karşılayacağı, İran savaşına ne kadar para ayrılacağı ve yönetimin Kongre’ye hangi belgeleri vermek zorunda kalacağı konusunda yaşanabilir.
3 Kasım’da Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ile 100 üyeli Senato’nun 35 sandalyesi için seçim yapıldı. Aşağıdaki tablo, 4 Kasım’da Guardian’ın sonuç ekranında 376 Temsilciler Meclisi yarışının ve 33 Senato yarışının kazananı belli olduğundaki dağılımı gösteriyor. Senato rakamlarına bu yıl seçime girmeyen üyeler de dahil.
Demokratlar, 435 üyeli Temsilciler Meclisi’nde 237 sandalye kazanarak çoğunluk için gereken 218 sandalyeyi aştı. Cumhuriyetçiler 139 sandalye kazanırken 59 seçim çevresinde sonuç bekleniyordu.
100 üyeli Senato’da ise Demokratlar, kendileriyle birlikte hareket eden iki bağımsız senatörle birlikte 54 sandalyeye ulaştı. Cumhuriyetçiler 44 sandalyede kaldı. Alaska ve Mississippi’de sayım sürse de kalan sonuçlar, Demokratların Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu kazandığı gerçeğini değiştirmeyecek.
Demokratlar Senato’da Teksas, Kansas, Güney Carolina, Kuzey Carolina, Ohio, Iowa ve Maine olmak üzere yedi eyalette Cumhuriyetçilerden koltuk aldı. Birbirinden farklı seçmenlere sahip bu eyaletlerin aynı gece el değiştirmesi, yenilginin boyutunu gösteriyor.
Maine’de orman işçiliğinden gelen Troy Jackson, 30 yıllık senatör Susan Collins’i yendi. Güney Carolina’da çocuk doktoru Annie Andrews, kampanyasını sağlık hizmetlerinin maliyeti üzerine kurarak kazandı. Georgia’da Demokrat senatör Jon Ossoff da koltuğunu korudu.
En çarpıcı iki sonuç Teksas ve Kansas’tan geldi. Teksas’ta eski öğretmen James Talarico, Cumhuriyetçi Ken Paxton’ı yenerek 1988’den bu yana eyalette Senato seçimi kazanan ilk Demokrat oldu. Aynı seçmenler, valilikte de Greg Abbott’ın yerine Demokrat Gina Hinojosa’yı seçti.
Kansas’ta ise Metodist papaz Adam Hamilton’ın zaferi Demokratların 94 yıllık bekleyişini bitirdi. Her iki Senato adayı da muhafazakâr seçmenin yakından tanıdığı bir dille, kendi Hristiyan inançları üzerinden geçim derdini anlattı.
Mississippi ve Alaska’da sayım sürüyor. Mississippi’de oyların yaklaşık yüzde 96’sı sayıldığında Demokrat bölge savcısı Scott Colom 462 bin 857, Cumhuriyetçi Senatör Cindy Hyde-Smith 462 bin 792 oydaydı. Seçim günü veya öncesinde postaya verilen oylar 10 Kasım’a kadar ulaşabiliyor.
Colom kazanırsa Mississippi, 1982’den bu yana ilk kez bir Demokratı, 1875’ten bu yana da ilk kez bir siyah siyasetçiyi Senato’ya gönderecek. Alaska’da Demokrat Mary Peltola ile Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan arasındaki yarışta ise seçmenlerin ikinci ve sonraki tercihlerinin sayılması gerekebilir.
Market ve akaryakıt fiyatları Trump’ın en önemli seçim vaadini vurdu. Trump, 2024’te fiyatları düşürme sözüyle seçilmişti. Eylüle kadar geçen bir yılda tüketici fiyatları yüzde 3,7 arttı. BBC’nin aktardığı seçmen araştırmasında katılımcıların yüzde 79’u enflasyonun son bir yılda ailesini orta derecede ya da ciddi biçimde zorladığını söyledi.
Her on seçmenden altısından fazlası, alıştıklarından yüksek fiyatlardan başkanın politikalarını sorumlu tuttu. AP’nin seçmen araştırmasında da hayat pahalılığının yanı sıra Trump’ın öncelikleri ve yönetimde yolsuzluk kaygısı öne çıktı.
İran savaşı benzin istasyonunda iç politika meselesine dönüştü. ABD ve İsrail’in şubatta İran’a saldırması, ardından Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndan enerji sevkiyatını büyük ölçüde kesintiye uğratması, savaşın maliyetini Amerikan hanelerine taşıdı.
BBC’nin aktardığı araştırmada seçmenlerin yüzde 63’ü İran’a karşı askerî harekât kararını yanlış buldu. Yüzde 74’ü ise savaşın Kongre seçiminde vereceği oyda önemli ya da belirleyici olduğunu söyledi. İkinci oran, savaşı destekleyenleri de içerebiliyor.
Trump açısından ayrıca bir güven sorunu vardı. Yeni dış savaşlardan uzak durma vaadi, kendi tabanına verdiği sözlerden biriydi.
Demokratlar aynı ekonomik sorunu her eyalette başka birinin ağzından anlattı. Güney Carolina’da Andrews, bir çocuk doktoru olarak ailelerin tedavi masraflarını konuştu. Michigan’da eski halk sağlığı yöneticisi Abdul El-Sayed, siyasette büyük bağışçıların etkisiyle hanelerin cebinde kalan para arasında bağ kurdu.
Georgia’da Ossoff, geçim sıkıntısıyla yolsuzluğu aynı kampanyanın konusu yaptı. Beyaz Saray seçimden önceki son günlerde bambaşka görüntüler verdi. Trump son kampanya konuşmasının önemli bölümünü Washington’daki Lincoln Anıtı’nın önündeki havuzun yenilenmesine ayırdı.
Seçimden sonraki gün de gazetecilerin karşısına Beyaz Saray’daki balo salonu inşaatında çıktı.
Trump kampanyayı kendi üzerine kurdu ve partisinin adayları başkanın siciliyle yarıştı. Seçimden önce taraftarlarından, pusulada kendi adı varmış gibi oy vermelerini isteyen Trump, sonuçlar geldiğinde aday olsaydı Cumhuriyetçilerin kazanacağını söyledi.
Başkana mesafe koymak da bazı adayları kurtarmadı. Maine’de Collins koltuğunu kaybetti. Iowa’da Trump’a İran savaşını bitirme çağrısı yapan, ancak gümrük vergisi politikasını genel olarak savunan Ashley Hinson, Demokrat Josh Turek’e yenildi.
AP’nin araştırmasında yaklaşık her on seçmenden yedisi Kongre’nin başkanın gücünü denetlemek için yeterince çaba göstermediğini söyledi.
2024’te Cumhuriyetçilere yönelen bazı bölgelerde oy dengesi yeniden değişti. Demokratlar, Teksas’ın Meksika sınırında Hispanik nüfusun çoğunlukta olduğu üç seçim çevresinin tamamında Temsilciler Meclisi yarışını kazandı.
BBC’nin aktardığı New York Times analizine göre Hispaniklerin çoğunlukta olduğu ilçelerde Senato adayları arasındaki oy farkı, 2024 başkanlık seçimine kıyasla Cumhuriyetçiler aleyhine 22 puandan fazla değişti. Bu, ilçelerin toplam oyundaki değişim.
Tek tek seçmenlerin parti değiştirmesinin ve seçime katılım farkının payı henüz ayrıştırılmış değil. Mississippi’de siyahların hakları için çalışan NAACP’nin eyalet yöneticisi Charles Taylor da gerek erken oylamada gerek seçim günü uzun kuyruklar gördüklerini anlattı.
Michigan: Demokrat Abdul El-Sayed, ABD Senatosu’na seçilen ilk Müslüman oldu. Cumhuriyetçi Mike Rogers’ı yenerek koltuğu partisinde tuttu.
Georgia: Atlanta’nın eski belediye başkanı Keisha Lance Bottoms, ABD tarihinde valiliğe seçilen ilk siyah kadın oldu. Georgia da ilk kez bir kadını ve bir siyah siyasetçiyi vali seçti.
Teksas: Gina Hinojosa, eyalet valiliğine seçilen ilk Latin Amerika kökenli kadın oldu.
New Hampshire: Demokrat Chris Pappas, eşcinsel kimliğini açıkça paylaşan ve ABD Senatosu’na seçilen ilk erkek oldu.
Minnesota ve New Mexico: Peggy Flanagan, Senato’ya seçilen ilk Amerikan yerlisi kadın, Deb Haaland ise ABD’de valiliğe seçilen ilk Amerikan yerlisi kadın oldu.
Florida: Trump’ın desteklediği Cumhuriyetçi Byron Donalds, eyaletin ilk siyah valisi seçildi.
Colorado: Melat Kiros, Z kuşağından ABD Kongresi’ne seçilen ilk kadın oldu.
Bir ilk de ocaktaki oylamaya bağlı. Demokratların Temsilciler Meclisi’ndeki lideri Hakeem Jeffries, Meclis başkanlığına adaylığını açıkladı. Genel kurulda seçilirse ABD tarihinde bu görevi üstlenen ilk siyah siyasetçi olacak.
Bütçede son söz için Beyaz Saray’ın artık Demokratlarla anlaşması gerekecek. Federal kurumların harcama yapabilmesi için Kongre’nin ödenek vermesi gerekiyor. Demokratlar, örneğin Pentagon’un İran operasyonları için isteyeceği ek kaynağı azaltabilir, kullanımına koşul koyabilir veya talebi gündeme almayabilir.
Aynı pazarlık sağlık hizmetleri ve göçmenlik uygulamaları için de geçerli. Trump bir harcama yasasını veto edebilir. Ancak veto, Kongre’nin vermediği parayı başkana sağlamaz. Süresi dolan ödeneklerde anlaşma çıkmazsa federal hizmetlerin bir bölümü durabilir.
Komisyonlarda soruları artık muhalefet soracak. Çoğunlukla birlikte komisyon başkanlıkları ve hangi konuda oturum açılacağına karar verme gücü de el değiştiriyor. Demokratlar bakanları ve başka yetkilileri ifadeye çağırabilir, belge talep edebilir ve kamuya açık soruşturmalar yürütebilir.
İran’a saldırı kararının hangi istihbarata dayandığı, savaş için ne kadar harcandığı ya da kamu sözleşmelerinin kimlere verildiği ayrı ayrı inceleme konusu olabilir. Böyle bir oturum için Trump’ın imzası gerekmiyor. Beyaz Saray belge vermeye itiraz ederse uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir.
Senato, atamalarda başkanın karşısına çıkacak. Trump’ın federal yargıçlıklar, büyükelçilikler ve kabinede boşalacak makamlar için göstereceği adayların çoğu Senato onayına tabi. Demokrat çoğunluk adayları reddedebilir ya da oylamayı geciktirebilir.
Özellikle ömür boyu görev yapan federal yargıçlar bakımından bunun etkisi Trump’ın görev süresini aşabilir.
Demokratların 54 sandalyesi, kendi programlarını yasalaştırmak için her durumda yeterli değil. Senato’da çoğu yasa teklifinde muhalefetin tartışmayı uzatmasını sona erdirmek için 60 oy gerekiyor. İki meclisten geçen bir metni Trump veto ederse vetoyu aşmak için her iki kanatta da oylamaya katılanların üçte ikisinin desteği gerekli.
Azil sürecinde de iki ayrı eşik var. Temsilciler Meclisi basit çoğunlukla başkana suçlama yöneltebilir. Görevden alma kararı ise Senato’da hazır bulunan üyelerin üçte ikisinin oyunu gerektirir. Dolayısıyla bir soruşturma başlatmak Demokratların elindeyken Trump’ı görevden almak Cumhuriyetçi senatörlerin de desteğine bağlı.
Trump sonuçları kabul ettiğini, Demokratların iyi bir kampanya yürüttüğünü ve onlarla çalışabileceğini söyledi. Hemen ardından sosyal medya hesabından üzerinde “VETO” yazan kırmızı bir şapka paylaştı. Bu iki tepki, ocaktan sonraki bütçe görüşmelerinin de işareti.
Demokratlar sağlık harcamalarını ve hayat pahalılığını azaltacak düzenlemelerle seçmenlerine sonuç göstermek isteyecek. Trump ise hangi teklifi imzalayacağına karar vererek hem pazarlık edebilir hem de çıkacak tıkanmanın sorumluluğunu Kongre’ye yüklemeye çalışabilir.
AP araştırmasında Demokrat Parti’ye olumlu bakanların oranının ancak seçmenlerin yaklaşık yarısına ulaşması, yeni çoğunluğun üzerindeki baskıyı da gösteriyor.
Cumhuriyetçi Parti’de yenilginin sorumluluğunu kimin üstleneceği tartışması şimdiden başladı. Trump, Teksas’ı kaybeden Abbott’ı hedef aldı. Vance ise doğrudan yönetimin en önemli dış politika kararını işaret etti. Başkan, seçmenin esas olarak pahalı benzine tepki verdiğini ve İran’a karşı yine aynı kararı alacağını söylüyor.
Yardımcısı, savaşın kendisini yenilginin temel nedeni olarak görüyor. Olası bir 2028 adaylığına hazırlanan Vance açısından bu ayrım önemli. Trump’ın seçmenleriyle bağını korurken başkanın en maliyetli kararından uzaklaşmasına imkân veriyor.
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’ın yeni dönemde Cumhuriyetçi grubun liderliğine aday olmayacağını açıklaması da parti içindeki değişimin ilk somut sonucu oldu.
Tahran sonucu hızla kendi lehine yorumladı. İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, Amerikan seçmeninin savaşa hayır dediğini ve bu mesajı desteklediklerini açıkladı. İran’ın dinî lideri Mücteba Hamaney ise Washington’da partiler arasındaki güç değişiminin ABD’nin İran’a yaklaşımını değiştireceğini umanların yanıldığını söyledi.
Tahran’dan aynı gün gelen bu iki açıklama arasındaki fark, müzakerelerin güçlüğünü de anlatıyor. İran, Trump’ın iç politikada ödediği bedeli pazarlıkta kullanmak istiyor, fakat Amerikan askerî baskısının süreceği hesabıyla hareket ediyor.
Washington’da savaşın seyrini etkileyebilecek iki ayrı takvim var. Trump bugün de başkomutan. Demokratların bütçe ve komisyon yetkileri ise ocakta başlayacak. Yeni Kongre, ek savaş harcamalarını sınırlayabilir, yönetimi hedeflerini açıklamaya zorlayabilir ve askerî gücün hangi yetkiye dayanarak kullanıldığını tartışmaya açabilir.
Buna karşılık seçim sonucu, mevcut Amerikan kuvvetlerine verilmiş emirleri yürürlükten kaldırmıyor. Trump da seçimden önce çatışmaların yeniden yoğunlaşması ihtimalini dışlamadı.
Diplomasi açısından en somut baskı Hürmüz Boğazı’nda. Buradan geçen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın aksaması, Körfez’deki ihracatçıların gelirini, Asya’daki ithalatçıların enerji güvenliğini ve ABD’deki tüketicinin yakıt faturasını aynı anda etkiliyor.
Çin’in Ortadoğu özel temsilcisinin İran, Umman ve Suudi Arabistan’ı kapsayan ziyaret planı bu nedenle önemli. Görüşmeler için tartışılan seçeneklerden biri, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumunun ülke içinde, uluslararası gözetim altında seyreltilmesi.
Bu henüz bir anlaşma değil. Trump’ın nükleer program konusunda kabul edeceği koşullar ile Tahran’ın boğaz ve uranyum konusunda vereceği güvenceler pazarlığın merkezinde.
İsrail hükümeti açısından seçim sonucunun en somut etkisi, Washington’dan isteyeceği bir sonraki yardım paketinde görülebilir. İran’a karşı ortak savaşın Amerikan seçmenine maliyeti ile Gazze’de kullanılan Amerikan silahları, seçim kampanyasında aynı siyasi tartışmanın parçası oldu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 08:41 · Kaynak: kisadalga.net