Sigorta Sektörünün Önemli Dergisinde Elazığ Rüzgârı! Harun Barut Memleketini Anlattı
- Elazığ Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı TOBB Sektör Meclisi Başkan Vekili Harun Barut, Harput’tan Palu’ya, Hazar Gölü’nden Karaleylek Kanyonu’na kadar kentin turizm potansiyeline dikkat çekerek, Elazığ’ın sahip olduğu değerleri yeterince tanıtamadığını vurgulayarak önemli mesajlar verdi
Elazığ Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı TOBB Sektör Meclisi Başkan Vekili Harun Barut, sigorta sektörünün önemli yayınlarından birinde kaleme aldığı yazıyla Elazığ’ın 4 bin yıllık tarihini, kültürel mirasını, doğal güzelliklerini, mutfağını ve insanının karakterini anlattı.
Elazığ Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı TOBB Sektör Meclisi Başkan Vekili Harun Barut, Harput’tan Palu’ya, Hazar Gölü’nden Karaleylek Kanyonu’na kadar kentin turizm potansiyeline dikkat çekerek, Elazığ’ın sahip olduğu değerleri yeterince tanıtamadığını vurgulayarak önemli mesajlar verdi. Elazığ, tarihi, kültürü, doğal güzellikleri ve köklü gelenekleriyle ulusal platformlarda tanıtılmaya devam ediyor.
Barut Sigorta 23 Kurucusu Harun Barut, sigorta sektörünün önde gelen dergilerinden birinde yayımlanan yazısında memleketi Elazığ’ı tüm yönleriyle ele aldı. Elazığ’ı yalnızca doğduğu şehir olarak değil, kimliğinin ve hayat hikâyesinin önemli bir parçası olarak gördüğünü ifade eden Barut, kentin binlerce yıllık geçmişine, Harput’un tarihi dokusuna, kürsübaşı kültürüne, hoyratlarına, türkülerine ve misafirperver insanına dikkat çekti.
Elazığ’ın ruhu olan nadir şehirlerden biri olduğunu belirten Barut, memleketini şu sözlerle anlattı: "Doğu insanları hep sert bilinir, sert görünür ama bütün yurdumuzun kalbi yumuşaktır. Benim memleketim de dağları kadar gururlu, insanları kadar merttir."
4 BİN YILLIK MEDENİYETİN MİRASI Elazığ’ın yaklaşık 4 bin yıllık medeniyet geçmişine sahip olduğunu hatırlatan Harun Barut, kentin tarihsel serüveninin Harput ile başladığını belirtti. Şehrin tarih boyunca Ma’mûretü’l-Azîz, El-Aziz ve son olarak Elazığ isimlerini aldığını aktaran Barut, özellikle Palu ilçesinin geçmişte sancak beyliği merkezi olması bakımından önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Harput’un yalnızca tarihi yapılarıyla değil, musiki geleneği, kürsübaşı sohbetleri ve ilim kültürüyle de Elazığ’ın kimliğini oluşturduğunu vurgulayan Barut, Murat Nehri, Keban Barajı ve Fırat Havzası'nın kente sunduğu doğal zenginliklere de dikkat çekti.
HARPUT, ELAZIĞ'IN EN ÖNEMLİ TURİZM ROTASI Elazığ’a gelen ziyaretçilerin ilk olarak Harput’u görmeleri gerektiğini belirten Barut, tarihi yerleşimin kentin en önemli turizm değerlerinden biri olduğunu ifade etti. Harput Kalesi, Ulu Cami, Arap Baba Türbesi, Yakubi Kilisesi, Balakgazi Heykeli, Dabakhane Şifa Suları ve Hasan Hoca Hamamı gibi tarihi noktaların mutlaka ziyaret edilmesi gerektiğini kaydeden Barut, Ulu Cami’nin eğik minaresinin de dikkat çekici özelliklerinden biri olduğunu belirtti.
Harput’un hakkıyla gezilebilmesi için ziyaretçilere en az iki gün ayırmalarını tavsiye eden Barut, kent merkezindeki Kent Müzesi, Kapalı Çarşı ve Bakırcılar Çarşısı'nın da gezi programına eklenmesi gerektiğini dile getirdi.
PALU'DAN SİVRİCE'YE, KEBAN'DAN BASKİL'E ELAZIĞ'IN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN GÜZELLİKLERİ Harun Barut, Elazığ’ın turizm potansiyelinin yalnızca şehir merkezi ve Harput ile sınırlı olmadığını belirterek ilçelerin de önemli tarihi ve doğal güzelliklere sahip olduğunu vurguladı. Sivrice’deki Hazar Gölü’nün yaz turizmi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını ifade eden Barut, göl içerisindeki Batık Şehir'in de arkeolojik açıdan büyük önem taşıdığını kaydetti.
Hazar Kayak Merkezi'nin ise kış turizmi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Palu Kalesi ve tarihi Palu Köprüsü, Keban Barajı ve Çırçır Şelalesi, Baskil’deki Karaleylek Kanyonu'nun da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunduğunu ifade eden Barut, Elazığ’ın ilçelerinin daha fazla tanıtılması gerektiğine dikkat çekti.
"KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZİ YETERİNCE TANITAMIYORUZ" Yazısında Elazığ’ın en önemli sorunlarından birinin tanıtım eksikliği olduğunu dile getiren Barut, kentin sahip olduğu kültürel zenginliklerin Türkiye genelinde yeterince bilinmediğini ifade etti. Özellikle "Şu Fırat'ın suyu akar serindir" türküsünün Elazığ yöresine ait olduğunun birçok kişi tarafından bilinmemesini eleştiren Barut, Hüseynik Türküsü, Yüksek Minarede Kandiller Yanar, Dağlar Dağımdır Benim ve Kar mı Yağmış Şu Harput'un Başına gibi eserlerin de kentin kültürel kimliğinin önemli parçaları olduğunu belirtti.
Elazığ musikisinin Hüseyni, Hicaz ve Uşşak makamlarıyla, ağır havaları ve hoyratlarıyla oldukça zengin bir geleneğe sahip olduğunu vurgulayan Barut, bu değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini kaydetti.
KÜRSÜBAŞI VE HOYRAT GECELERİ HERKESİN ULAŞABİLECEĞİ ŞEKİLDE DÜZENLENMELİ Harun Barut'un yazısında öne çıkan başlıklardan biri de kürsübaşı ve hoyrat kültürünün yaşatılması oldu. Bu etkinliklerin yalnızca özel davetlerde veya belirli organizasyonlarda gerçekleştirilmesinin yeterli olmadığını belirten Barut, Harput başta olmak üzere kentin farklı noktalarında her hafta sonu ve hafta içi en az bir gün düzenli kürsübaşı ve hoyrat geceleri yapılmasını önerdi.
Barut, bu etkinliklerin herkesin katılabileceği, yerli ve yabancı ziyaretçilerin Elazığ kültürünü yakından tanıyabileceği kültürel organizasyonlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
ELAZIĞ MUTFAĞI DAHA FAZLA TANITILMALI Elazığ’ın yalnızca tarihi ve müziğiyle değil, zengin mutfak kültürüyle de öne çıktığını belirten Barut, yöresel yemeklerin ve lezzetlerin korunması gerektiğini vurguladı. İçli köfte, Harput köfte, peynirli ekmek, taş ekmeği, patila tava, gömme, dolanger ve Gılık (Gilorik) köftesinin Elazığ mutfağının öne çıkan lezzetleri arasında bulunduğunu belirten Barut, Ağın leblebisi, orcik, dibek kahvesi, çedene kahvesi, badem şekeri ve tulum peynirinin de kentin önemli gastronomi değerleri olduğunu kaydetti.
Elazığ'a ait bazı yemeklerin çevre illerin mutfak kültürleriyle anılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Barut, kentin gastronomi mirasının daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğine işaret etti.
"GAKKOLAR, SÖZÜNÜN ERİ YİĞİT İNSANLAR OLARAK BİLİNİR" Elazığ insanının karakterini anlatırken "Gakko" ve "Gakkoş" ifadelerine de özel bir yer ayıran Harun Barut, bu kelimelerin kardeşlik, yiğitlik, dostluk, dürüstlük ve vefa gibi anlamları temsil ettiğini belirtti. Gakkoş kültürünün Elazığ'ın toplumsal kimliğinin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Barut, bu kavramı anlatan "Herkese Gakgom Denilmez Gakgoş" şiirine de yazısında yer verdi.
Şiirde Elazığ insanının mertliği, mazluma karşı merhameti, zalime karşı dik duruşu, dostluğa verdiği önem ve misafirperverliği ön plana çıkarıldı.
ÇAYDA ÇIRA, ELAZIĞ'IN DÜNYAYA AÇILAN KÜLTÜREL DEĞERİ Elazığ'ın halk oyunları arasında özel bir yere sahip olan Çayda Çıra oyununa da değinen Barut, mumlu dans olarak da bilinen bu kültürel mirasın kentin tanıtımında önemli bir sembol olduğunu ifade etti. Çayda Çıra'nın ortaya çıkışına ilişkin anlatılan rivayeti de paylaşan Barut, oyunun Elazığ'ın geleneksel giyim kuşamını, zarafetini ve kültürel zenginliğini yansıttığını belirtti.
Salçalı Köfte Festivali, Fırat Üniversitesi etkinlikleri ve Hazar Şiir Akşamları gibi organizasyonların da kentin kültürel hayatına katkı sunduğunu kaydetti.
ELAZIĞ'IN TANITIMI İÇİN DAHA FAZLA ÇABA GÖSTERİLMELİ Yazısının genelinde Elazığ'ın sahip olduğu tarihi, doğal, kültürel ve gastronomik değerlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması gerektiğine dikkat çeken Harun Barut, şehrin tanıtım konusunda daha güçlü adımlar atması gerektiğini vurguladı. Elazığ'ın Harput'tan Palu'ya, Hazar Gölü'nden Karaleylek Kanyonu'na, kürsübaşı gecelerinden Çayda Çıra'ya kadar çok geniş bir kültürel mirasa sahip olduğunu belirten Barut, bu değerlerin yalnızca geçmişin hatırası olarak kalmaması, günlük yaşamın ve turizm faaliyetlerinin bir parçası haline gelmesi gerektiğini ifade etti.
Barut'un sigorta sektörünün önemli bir yayınında kaleme aldığı bu yazı, Elazığ'ın ulusal ölçekte tanıtılması ve kentin sahip olduğu değerlerin daha fazla gündeme taşınması açısından dikkat çekti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Trafik · Bölge: Yozgat/çekerek
Yayın: 02 Kasım 2026 08:05 · Kaynak: gunisigigazetesi.net