Cumhuriyetin Işığında 103 Yıl
- Cumhuriyetimizin 103
- Antakya’nın Atatürk Caddesi’nde gerçekleşen görkemli kutlamalarda, her yaştan insanın gözlerinde aynı sevinci, aynı umudu gördük
Cumhuriyetimizin 103. yılını, yaralarını sarmaya çalışan kadim kentimiz Antakya’da ve yurdumuzun dört bir yanında büyük bir coşku ve gururla kutladık. Antakya’nın Atatürk Caddesi’nde gerçekleşen görkemli kutlamalarda, her yaştan insanın gözlerinde aynı sevinci, aynı umudu gördük.
Depremin acılarını hâlâ yüreğinde taşıyan bir kentin Cumhuriyetine böylesine içten sahip çıkması, geleceğe duyduğumuz inancı bir kez daha güçlendirdi.
O kalabalığa bakarken düşündüm: Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil, en zor koşullarda bile umudunu yitirmeyen bir halkın yeniden doğuş öyküsüdür.
Yıllarca süren savaşların yorgunluğunu taşıyan bir Anadolu… Yakılmış köyler, yıkılmış kentler, evladının yolunu gözleyen analar, yetim çocuklar… Yoksulluk, hastalık ve bilgisizlikle kuşatılmış bir toplum…
İşte Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşları, böylesine ağır koşullarda bağımsız bir ülkenin temellerini attılar. Ellerinde büyük ekonomik olanaklar yoktu. Ancak bağımsız yaşama tutkuları, halklarına güvenleri ve geleceğe olan inançları vardı.
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildiğinde yalnızca bir devletin yönetim biçimi değişmedi; Anadolu insanının yazgısını değiştirecek büyük bir aydınlanma hareketi başladı.
Egemenlik saraydan millete geçti. İnsan, kendi geleceğinde söz sahibi olan yurttaş kimliğine kavuştu.
Cumhuriyetin en büyük başarısı, savaş meydanlarında kazanılan bağımsızlığı eğitimle, bilimle, kültürle ve sanatla taçlandırmasıydı.
Okulsuz köylere öğretmenler gönderildi. Çocukların ellerine kitaplar, defterler verildi. Kadınlara eğitim ve toplumsal yaşamın kapıları açıldı. Fabrikalar kuruldu, demiryolları döşendi, sağlık kurumları yaygınlaştırıldı.
Dünün okuma olanağı bulamayan yoksul Anadolu çocukları, Cumhuriyetin açtığı yolda öğretmen, doktor, mühendis, bilim insanı ve sanatçı oldular.
Bir eğitimci olarak Cumhuriyetin en çok bu yönüyle gurur duydum. Ömrüm boyunca bir çocuğun eline verilen kitabın, karanlık bir odaya yakılan ışık olduğuna inandım. O ışıkların çoğalması için çalıştım.
Çünkü Cumhuriyet benim için yalnızca tarih kitaplarında anlatılan bir büyük devrim değildir. Cumhuriyet; okuluna koşan kız çocuğunun sevinci, öğrencisinin başarısıyla gözleri dolan öğretmenin mutluluğu, özgürce yazan şairin sesi, sahneye çıkan sanatçının alkışıdır.
Ben Antakyalıyım. Yüzyıllardır farklı dillerin, dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı kadim bir kentin çocuğuyum. Cumhuriyetin değerini biraz da bu toprakların zenginliğinden öğrendim.
İnanıyorum ki Cumhuriyet, farklılıklarımızı bir ayrılık nedeni değil, ortak yaşamımızın zenginliği olarak gördüğümüzde daha da güçlenecektir. Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkes’iyle; bütün renklerimizle bu güzel ülke hepimizindir.
Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındayız. Geçmişin kazanımlarıyla övünmek elbette hakkımız. Ancak onları korumak, geliştirmek ve gelecek kuşaklara daha aydınlık bir ülke bırakmak da sorumluluğumuzdur.
Daha çok kitap okuyan, daha çok düşünen, sorgulayan, üreten kuşaklar yetiştirmeliyiz. Bilimin ışığından ayrılmamalı; hukuku, demokrasiyi, kadınların haklarını, doğamızı ve kültürel mirasımızı korumalıyız.
Çocuklarımızın savaşların değil barışın, korkunun değil özgürlüğün, ayrımcılığın değil kardeşliğin egemen olduğu bir ülkede yaşamalarını sağlamalıyız.
Bugün yaralı Antakya’nın sokaklarında dalgalanan her bayrak, bana Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki o büyük direnci anımsatıyor. Çünkü biz, yıkıntılar arasından yeniden ayağa kalkmayı bilen bir halkız.
Yoklukların içinden varlığa, karanlığın içinden aydınlığa, umutsuzluğun içinden geleceğe yürüyerek…
103 yıl sonra bize düşen, o büyük yürüyüşü sürdürmektir.
Cumhuriyet, geçmişten devraldığımız en değerli miraslardan biri olduğu kadar, henüz doğmamış çocuklarımıza karşı taşıdığımız büyük bir sorumluluktur.
Daima ileriye, daima aydınlığa, daima özgürlüğe ve barışa…
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava · Bölge: Hatay/Antakya
Yayın: 31 Ekim 2026 06:21 · Kaynak: Hatay Antakya Gazetesi