Yeraltından Yeryüzüne Bir Yankı: “Yeraltındaki Yazara Mektuplar”
- Bazen bir dergi sayfasında rastladığınız kısacık bir metin, sahibini bulmak için yıllarca sürecek, beklenmedik ve büyüleyici bir edebi karşılaşmanın ilk adımı olur
Bazen bir dergi sayfasında rastladığınız kısacık bir metin, sahibini bulmak için yıllarca sürecek, beklenmedik ve büyüleyici bir edebi karşılaşmanın ilk adımı olur. Pelin Özer’in 2019’un Mart ayında kitap-lık dergisinde yayımladığı ve isimsiz bir yeraltı yazarına “Orada Kimse Yok mu?” diye seslendiği ilk mektubu, tam da böyle bir serüvenin başlangıcıydı.
Bu içten çağrı boşlukta asılı kalmadı. Kendi deyimiyle gönüllü olarak “bir evin bodrum katına”, karanlığın ve sessizliğin içine çekilmiş Reyhan Karaarslan, o görünmez zarfı teslim aldı ve Mayıs 2019’dan itibaren kendi yeraltından uzanarak bu sese karşılık verdi.
Bizler, bu karşılıklı mektupların satır aralarında dolaşırken, iki ayrı yazarın kelimeler aracılığıyla nasıl usulca tek bir zihne, birbirini hiç görmeden anlayan ortak bir “çığlık halkına” dönüştüğüne tanık oluyoruz. Pelin Özer, yeraltının o durulmayan inatçı ruhunu, yaratım gücünü ve anonim kalma arzusunu gün ışığına çağırırken; Reyhan Karaarslan, karanlıktan ışığa doğru nasıl ağır ağır, kök salarak büyüdüğünü anlatıyor.
Bu satırlar; yazarken içine çekildiğimiz o derin yalnızlığı, kelimelerin koruyucu kabuğunu ve insanın kendini harf harf soyarak şeffaflaşabileceği o büyülü sınırı eşeliyor.
Plüton Yayın bu dosyayı yayına hazırlarken, bugüne dek birbirinden bağımsız ilerleyen bu iki sesi ilk defa aynı kâğıdın üzerinde bir araya getirmiş. Pelin Özer’in dergi sayfalarında okurunu bekleyen çağrısıyla, Reyhan Karaarslan’ın ona doğrudan ilettiği ancak yayımlanmamış o samimi cevaplarını, birbirini tamamlayan bir bütün olarak okurla buluşturuyor.
Kelimelerin yeraltından yeryüzüne uzandığı bu köprüyü inşa etmek, o iki yazarın arasındaki eşsiz “konsantre sarhoşluğu” hiçbir kelimesi eksilmeden kâğıda aktarmak, görüldüğü üzere onlar için sadece bir yayıncılık faaliyeti değil, aynı zamanda edebiyata duydukları inancın da bir yansıması.
Şimdi o zarfı usulca açma ve kelimelere tutkun bu iki yazarın en mahrem edebi dünyasına sızma sırası sizde. www.plutonkolektif.xyz üzerinden kitap hediyesi ve ücretsiz kargoyla beraber ulaşmak en iyi seçenek.
Kategoriler Kitaplar Arasında Michel Foucault’nun sarkacında psikanaliz tartışılacak Olağanüstü bir uygarlık mücadelesinin öyküsü Sade'ın insan ruhunun karanlıklarını deşen üç öyküsü Cemal Süreya çevirisiyle Editörün önerisi: "Koloni" Örnek uygulama, gönüllüleri bekliyor Marco Guglielmo'dan "Sol ve Dijital Siyaset" Kadim Çin saray entrikaları ile modern Avustralya' da kimlik arayışına çıkangöçmen bir gencin trajik... Yorum yapın Yanıtı iptal et Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Erzurum/Olur
Yayın: 30 Ekim 2026 00:24 · Kaynak: edebiyathaber.net