Zeytinyağı ihracatında yüzde 60 düşüş yaşandı
- Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatında yaşanan gerileme, artan üretim maliyetleri ve uluslararası pazarlardaki rekabet sorunları sektörün geleceğine ilişkin endişeleri artırdı
Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatında yaşanan gerileme, artan üretim maliyetleri ve uluslararası pazarlardaki rekabet sorunları sektörün geleceğine ilişkin endişeleri artırdı. Aydın’da düzenlenen sezon değerlendirme toplantısında, ihracatın güçlendirilmesi ve üreticinin desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Aydın Ticaret Borsası tarafından 2026-2027 sezonu zeytin ve zeytinyağı sektörünün sorunlarını değerlendirmek amacıyla toplantı düzenlendi. Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Davut Er’in konuşmalarında ihracattaki düşüş, yüksek maliyetler, finansman ihtiyacı ve uluslararası pazarlardaki rekabet öne çıktı.
ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA SERT GERİLEME Toplantıda sektörün son yıllardaki performansını değerlendiren Davut Er, Türkiye’nin üretimde dünya sıralamasında üst sıralarda yer almasına rağmen ihracatta aynı başarıyı sürdürülebilir hale getirmekte zorlandığını belirtti. Türkiye, 2022-2023 sezonunda yaklaşık 451 bin ton zeytinyağı üretimiyle dünyada ikinci sırada yer alırken, yaklaşık 150 bin tonluk ihracatla 700 milyon doların üzerinde gelir elde etmişti.
Er’in paylaştığı verilere göre, 2025-2026 sezonunda zeytinyağı ihracatı miktar bazında yüzde 60 gerileyerek yaklaşık 20 bin tona, ihracat geliri ise yüzde 28 düşüşle 105,7 milyon dolara indi. Sofralık zeytinde de düşüş yaşandı.
Siyah zeytin ihracatı yüzde 11 azalarak 69 bin tona, ihracat geliri yüzde 6 gerileyerek 182 milyon dolara düştü. Yeşil zeytin ihracatı ise yüzde 11 azalışla 21 bin ton, gelir bakımından yüzde 4 düşüşle 58 milyon dolar olarak gerçekleşti.
MALİYETLER VE DIŞ PAZARDAKİ REKABET İhracattaki gerilemenin nedenlerine değinen Er, geçmiş yıllarda uygulanan kısıtlamaların Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki tedarik sürekliliğine zarar verdiğini ifade etti. Artan işçilik, enerji, ambalaj ve finansman giderlerinin yanı sıra döviz kuru ile maliyetler arasındaki dengesizliğin de ihracatçıların rekabet gücünü zayıflattığını belirtti.
ABD pazarındaki vergi uygulamalarının da Türkiye açısından dezavantaj oluşturduğunu söyleyen Er, geçmiş yıllarda bu ülkeye yaklaşık 1 milyar 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini hatırlattı. Rakip ülkelerin daha avantajlı koşullarla pazara girmesinin Türk ihracatçısını zorladığını belirten Er, vergi yükünün azaltılması ve tarımsal ihracata yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı.
Er ayrıca hasat döneminde üretici, sanayici ve ihracatçının finansman ihtiyacının arttığına dikkat çekerek uygun koşullu kredilerin geliştirilmesini ve döviz dönüşüm desteğinin iyileştirilmesini talep etti. Markalı ve ambalajlı ürün ihracatının artırılmasının da Türkiye’nin dünya pazarlarında kalıcı bir yer edinmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
AYDIN ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINDA ÖNEMLİ BİR MERKEZ Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur ise zeytin ve zeytinyağının kent ekonomisine önemli katkı sağladığını belirterek Aydın’ın üretimdeki konumuna ilişkin verileri paylaştı. Çondur’un açıklamasına göre, Aydın’da 2025 yılında 108 bin 489 ton sofralık zeytin üretilerek Türkiye üretiminin yaklaşık yüzde 17’si karşılandı. Kentte 354 bin 456 ton yağlık zeytin üretimi gerçekleştirildiği de belirtildi.
Aydın Ticaret Borsası’nda 2025-2026 sezonunda 38 bin 224 ton sofralık zeytin işlem gördü ve ortalama müstahsil satış fiyatı 72 lira 95 kuruş oldu. Aynı dönemde 14 bin 237 ton zeytinyağı işlem görürken ortalama müstahsil satış fiyatı 177 lira 49 kuruş olarak kayıtlara geçti.
MEMECİK ZEYTİNİ VE ZEYTİNYAĞININ TANITIMI SÜRÜYOR Aydın’ın yerel ürünlerinin uluslararası alanda tanınması için yürütülen çalışmalara da değinen Çondur, Aydın Memecik Zeytinyağı’nın 4 Şubat 2024’te, Aydın Memecik Zeytini’nin ise 12 Mart 2025’te Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillendiğini hatırlattı. Ürünlerin tanıtımı, kalite standartlarının yükseltilmesi ve markalaşması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Çondur, sektörün karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca ihracatla sınırlı olmadığını da dile getirdi. İklim değişikliği, kuraklık, aşırı sıcaklar ve şiddetli yağışların rekolte ile ürün kalitesini olumsuz etkileyebildiğini belirten Çondur, yüksek üretim maliyetlerinin de üreticiyi zorladığını ifade etti.
Zeytinlik alanların korunmasının önemine dikkat çeken Çondur, sektörün gelişimi için ilgili kurumlarla iş birliğinin devam edeceğini belirtti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 27 Ekim 2026 17:33 · Kaynak: yenisokegazetesi.com